
Ne olacak bu kurun hali?
Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti, dövizdeki hızlı düşüşü değerlendirerek, "Dalgalı kura alışmak zorundayız. En azından enflasyon düşünceye kadar" diyor ve ekliyor: Bu nedenle enflasyonun düşürülmesi çok önemli.
Bugün, Türkiye ekonomisi için yine bir kader günü. IMF, 2004 yılına kadar sürecek yeni bir programa "yeşil ışık" yakacak." Ancak işimiz hayli zor. Çünkü sabırsızız, erken havaya giriyoruz. Şekli değişikliklere "evet" diyoruz ancak "kafaları dönüştürmeyi" aynı hızla gerçekleştiremiyoruz.
"Siz Türkler, iyimserliği yönetmeyi başaramıyorsunuz." Bu sözler, IMF Avrupa Bölüm Başkanı Michael Deppler'a ait. Deppler, kur çapasının da dalgalı kurun da mimarı. Bizi bizden iyi biliyor. Etkili bir isim. Dikkate alınması gerekiyor.
Aslında son günlerdeki gelişmelere bakılınca "reform yorgunu" haline geldiğimiz, "yan yollar" aradığımız" izlenimi doğuyor. İlaç mı pahalı, doğalgaz mı zamlandı, haydi arkasından KDV indirimi talepleri. Maaşlar yetersiz mi kaldı, ek zam baskıları...
2001 yılındaki krizin etkilerini çabuk unuttuğumuz anlaşılıyor. Oysa bu yıl yerine getirilmesi gereken o kadar çok söz var ki. Deyim yerindeyse kıpırdama esnekliğimiz bile yok.
Bu gürültünün arasında iki önemli isimle, iki kritik konuyu konuşma fırsatı bulduk. İlki, Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti. Başkan, IMF İcra Direktörleri Kurulu'nda onaylanması beklenen Niyet Mektubu sonrasında, piyasaların döviz ve TL likiditesine boğulacağı, programın tehlikeli bir viraja gireceği yönündeki yorumları değerlendirdi. Öyle ya, 2000 yılı başında faizlerde gereğinden hızlı düşüş yaşanmış, tüketim ve ithalat patlamış, yapısal reformlar aksamış, ödemeler dengesi sorunu başgöstermiş ve iş krize varmıştı.
Serdengeçti, "2000 yılındaki, senaryoyu bir kez daha yaşamayız. Sade vatandaş da bankalar da özel sektör de kendine düşen dersi aldı" dedi ve şöyle devam etti:
"Piyasadaki likiditeyi ya hazine alır ya bir miktar döviz alınır ya da bize getirirler. Bu nedenle, yeni bir durum çıktı, yeni bir strateji geliştirelim gibi bir şey söz konusu değil."
Süreyya Bey, döviz kurundaki hızlı düşüş eğiliminden kaynaklanan soru işaretleri üzerine şu açıklamayı yaptı:
"Dalgalı kur sisteminin yerleşmesi zaman alacak. Kur yukarı doğru gitti, her türlü şeyi okuduk. Kur aşağı gidiyor, bir başka sorun olarak algılanıyor. Dalgalı kura alışmak zorundayız. Ne zamana kadar? Enflasyon düşünceye kadar. Bu nedenle enflasyonun düşürülmesi çok önemli."
'ŞEFFAFLIK ÖN PLANDA'
Gelelim ikinci isme, yani Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu Başkanı Engin Akçakoca'ya... BDDK, bankalara sermaye desteği operasyonunun uygulama aşamasını belirleyecek yönetmelikleri birbiri ardına yayımladı. Akçakoca kısa ama net konuştu: "Bu işlem, bir defalık, geçici ve şeffaf olacak. Önceliğimiz, devletin sermaye koyarak ortak olduğu bankalardan, en kısa sürede ve kamu çıkarını koruyarak çıkması olacak."
Bir ekleme de biz yapalım:
"Bankacılık artık risk işi. Faizi, vadeyi, kuru, krediyi, hatta hatır gönül ricalarını risk taşıma kapasitesi belirleyecek. Yani ne kadar sermaye o kadar risk!"
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
* Devlet Bakanı Kemal Derviş'in, ABD'den aldığı doktora diplomasını, doçentlik için başvurduğu Boğaziçi Üniversitesi'nde unuttuğunu, seneler sonra diplomasına kavuştuğunu,
* Başbakan Ecevit'in Köy-Kent Projesi'ni model almak isteyen Dünya Bankası uzmanlarının Ordu'da incelemelere başladığını,
* Özelleştirmeden Sorumlu Devlet Bakanı Yılmaz Karakoyunlu'nun, topuğundan mini bir ameliyat geçirdiğini,
* Dünya Bankası'nın vergi stratejisi raporunda, maliye müfettişlerinin vergi denetiminden çekilmesini önerisinin tepki yarattığını,
* TOBB'un, 15-16 Şubat'ta Dünya Bankası Başkan Yardımcısı Johannes Linn'le yabancı sermaye, yolsuzlukla mücadele ve Afganistan'ın yeniden inşaası konularını masaya yatıracağını,biliyormusunuz
Okan MÜDERRİSOĞLU
|