Son zamanlarda gazete ve televizyon haberleri zihnimi kurcalamaya başladı.
Bize ne anlatıyor bunlar?
Nasıl bir dünya manzarası çiziyorlar ve nasıl bir dünya öneriyorlar alttan alta?
Önce bilelim ki, haberlerde kullanılan dil masum değildir; habere bakış açısı objektif filan değildir, sübjektiftir ve siyasal-toplumsal özellikleri daha ağır basar...
Bizim gazetelerin üçüncü sayfalarının ve televizyonların "şok" haberlerle dolu programlarının dili öyle bir dildir ki, sanki toplumsal bilinçdışımızdaki "Taliban"ı uyandırmayı amaçlamıştır!
İnsan bunca pislik ve kötülükle dolu bir dünya karşısında alttan alta isyan eder; alttan alta başka bir dünya seçer.
Buyrun işte, zihnimizin arka köşelerinde bu haberlerin uyandırdığı korkuların, öfkelerin, önyargıların manzarası...
Sokağa çıkarsanız başınıza bela alırsınız! Sokağa yalnızca erkekler çıksın; sadece işinde gücünde erkekler.
Kadınlar sokağa çıkmasın! Çünkü ya fuhuşa itiliyorlar, ya da yollarda perişan oluyorlar. Pantolon giyen kadınlar bugün değilse de, yarın yoldan çıkabilirler. Etek giyenler cehennemlik olmuşlardır bile ve erkekler bu dünyada kadınlara cehennemi tattırmakla görevlendirilmişlerdir.
Genç kadın seçen erkekler örflü, genç erkek seçen kadınlar ahlâksızdır...
Her türden haz insanı öldürür; öldürmüyorsa bile süründürür. (Dalga geçiyorum sanıyorsanız, yanılıyorsunuz; bir gazetelerin 3. sayfalarına bakın, bir de okuduklarınızın içinizde uyandırdığı hislere ve kanılara bakın... O zaman ne demek istediğimi anlarsınız!)
Ne yoksulluktur acıların kaynağı, ne de şiddet bu haberlere göre. Taş yiyin, her gün falakaya yatırılın. Uygunsuzdur ama önemli değildir!
Ama "hayatı seveceğim, haz alacağım, şurada iki dakika durup keyif çıkartacağım; seveceğim, sevişeceğim" dediniz mi, işiniz bitti! Ya katil olursunuz, ya da maktul!..
Dernek filan kurmayın; çelimsiz sosyal konumunuza bakmadan güçlüymüş gibi ortalığa çıkmayın...
Eğlenmeyin, eğlendirmeyin...
Sakın internete girmeyin...
Yalnızca "dua okuyun" başka hiçbir kitabı okumayın...
Hatta televizyon seyretmeyin; radyo dinlemeyin; bunların hepsi baştan çıkartıcı, belalar taşıyıcı, nifak sokucu şeylerdir.