kapat
30.01.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
banner
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 HYDEPARK
 İNANÇ
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 PAZAR SABAH
 KİTAP
 SİNEMA
 GURME
 TARİH
 SUNNY
 HİGH-TECH
 YAT&TEKNE
 NET YORUM
 NET GÜNDEM
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
"İçimizdeki Taliban"

Son zamanlarda gazete ve televizyon haberleri zihnimi kurcalamaya başladı.

Bize ne anlatıyor bunlar?

Nasıl bir dünya manzarası çiziyorlar ve nasıl bir dünya öneriyorlar alttan alta?

Önce bilelim ki, haberlerde kullanılan dil masum değildir; habere bakış açısı objektif filan değildir, sübjektiftir ve siyasal-toplumsal özellikleri daha ağır basar...

Bizim gazetelerin üçüncü sayfalarının ve televizyonların "şok" haberlerle dolu programlarının dili öyle bir dildir ki, sanki toplumsal bilinçdışımızdaki "Taliban"ı uyandırmayı amaçlamıştır!

İnsan bunca pislik ve kötülükle dolu bir dünya karşısında alttan alta isyan eder; alttan alta başka bir dünya seçer.

Buyrun işte, zihnimizin arka köşelerinde bu haberlerin uyandırdığı korkuların, öfkelerin, önyargıların manzarası...

Sokağa çıkarsanız başınıza bela alırsınız! Sokağa yalnızca erkekler çıksın; sadece işinde gücünde erkekler.

Kadınlar sokağa çıkmasın! Çünkü ya fuhuşa itiliyorlar, ya da yollarda perişan oluyorlar. Pantolon giyen kadınlar bugün değilse de, yarın yoldan çıkabilirler. Etek giyenler cehennemlik olmuşlardır bile ve erkekler bu dünyada kadınlara cehennemi tattırmakla görevlendirilmişlerdir.

Genç kadın seçen erkekler örflü, genç erkek seçen kadınlar ahlâksızdır...

Her türden haz insanı öldürür; öldürmüyorsa bile süründürür. (Dalga geçiyorum sanıyorsanız, yanılıyorsunuz; bir gazetelerin 3. sayfalarına bakın, bir de okuduklarınızın içinizde uyandırdığı hislere ve kanılara bakın... O zaman ne demek istediğimi anlarsınız!)

Ne yoksulluktur acıların kaynağı, ne de şiddet bu haberlere göre. Taş yiyin, her gün falakaya yatırılın. Uygunsuzdur ama önemli değildir!

Ama "hayatı seveceğim, haz alacağım, şurada iki dakika durup keyif çıkartacağım; seveceğim, sevişeceğim" dediniz mi, işiniz bitti! Ya katil olursunuz, ya da maktul!..

Dernek filan kurmayın; çelimsiz sosyal konumunuza bakmadan güçlüymüş gibi ortalığa çıkmayın...

Eğlenmeyin, eğlendirmeyin...

Sakın internete girmeyin...

Yalnızca "dua okuyun" başka hiçbir kitabı okumayın...

Hatta televizyon seyretmeyin; radyo dinlemeyin; bunların hepsi baştan çıkartıcı, belalar taşıyıcı, nifak sokucu şeylerdir.

***
Elinizi ister vicdanınıza, ister klınıza koyun ve öyle söyleyin. Okuduğumuz, izlediğimiz haberler bize sanki böyle demiyor mu?

Hayatın sevinçleriyle tanışmayı becerememiş bir toplumu iyice korkutup kendi içine kapanmaya itmiyor mu?

Ve "İçimizdeki Taliban", yani içimizdeki öfke ve gücenikliğin dar kafalı siyasetçisi tetikte beklemiyor mu?

Bir düşünün...

ALTYAZI
Sam:Senin ikizler nasıllar?

Jack: Üçüzler!

Sam: Ah Tanrım, zaman nasıl da hızla geçiyor...

(Terry Gilliam'ın 1985 yapımı farklı filmi Brazil'den gırgır bir diyalog.)



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır