
Kafalar çekildi Apo kurtarıldı
Ruslar, 'Tamam' demişti. PKK'lılar, İtalyan komünist lider Bertinotti'den yardım istedi. Viskiler içildi, durum d'Alema'ya anlatıldı. Cevap: Gelsin...
İtalyan gazeteci-yazar Marco Ansaldo'nun önümüzdeki hafta piyasaya çıkacak olan kitabı "Öcalan Dosyası-Çok Gizli", Çizme'de olay yaratacak; pek çok politikacının koltuğuna bomba gibi düşecek. Bunlardan birisi de 1998 yılı sonunda yasadışı terör örgütü PKK'nın elebaşısı Abdullah Öcalan'a kapılarını açan İtalya'nın o dönemki başbakanı, bugünkü solun Demokrat Partisi lideri Massimo d'Alema... Birçok gizli gerçeği günışığına çıkaran "Öcalan Dosyası"nda yer alan en önemli iddialardan biri d'Alema'nın, Apo'nun İtalya'ya getirilmesine bizzat onay vermesi. Suriye'den çıktıktan sonra Moskova'da, İsrail Gizli Servisi Mossad ve MİT ajanları arasında sıkışan Abdullah Öcalan'ın İtalya'ya getirilmesi düşüncesini d'Alema'ya öneren ise Yeniden Kuruluş Komünist Partisi lideri Fausto Bertinotti. İtalya'da Apo'nun en yakın savunucusu haline gelen Bertinotti'nin evinde 1998 yılının Ekim ayı sonunda Apo'nun kaderi çizildi... İşte olay yaratacak "Öcalan Dosyası-Çok Gizli" kitabında yer alan bazı iddialar:
APO'NUN HALISI...
Tarih 21 Ekim 1998... Başbakan d'Alema'nın göreve başlamasından kısa bir süre sonra Apo'nun Roma'daki yandaşları Moskova'dan gizli mesaj alırlar. Apo'yu Suriye'den çıktıktan sonra misafir eden Ruslar'ın sabrı artık tükenmiş ve ilk uçakla nereye olursa olsun göndereceklerini bildirmişlerdi. Suriye'de kendisini ziyaret eden iki İtalyan komünist vekil ve 50 parlamenterin imzalı davetini hatırlayan Apo da gözüne İtaya'yı kestirir. İtalyan hükümetini ikna etme görevini de PKK'nın Roma'daki temsilcisi Ahmet Yaman ve Akif Hassan'a verir.
Hassan ve Yaman, Apo'yu Suriye'de ziyaret eden Yeniden Kuruluş Komünist Partisi üyesi milletvekili Ramon Mantovani'nin aracılığı ile komünist lider Fausto Bertinotti'nin evine gider. Bertinotti o sırada misafirlerini uğurlarken bir yandan da milletvekili Mantovani ile PKK'lıları karşılar. Konuşmayı Hassan yapar, tercümanlığı da Yaman. Evde göze çarpan ilk şey ise, Mantovani'nin Suriye ziyaretinde Apo tarafından kendisine hediye edilen halının Bertinotti'nin evini süslemesi... Mantovani, Apo' nun hediyesi halıyı komünist lidere vermiştir. Bertinotti konuklarını salona alır ve sohbet başlar. Hayatında ağzına bir yudum alkol koymamış olan Hassan, viskiyi bir dikişte içer. Apo'nun İtalya'ya gelme isteği karşısında Bertinotti, d'Alema'yı cep telefonundan arar. 15 dakika konuşurlar. d'Alema'nın, Öcalan'ın adını bile doğru dürüst bilmediği anlaşılır ancak cevabı nettir: "Bize çok problem yaratacak bir hikaye -iç geçirir- ama durum buysa, tamam getirelim." Alınan karara göre de, Apo en fazla 3-4 ay bir İtalyan vekilin evinde kalmalıdır ve gelişi gizli tutulmalıdır. d'Alema'nın sözleri PKK'lılara iletilir. Mantovani, Apo'ya eşlik etmek için Moskova'ya gider. İşin ilginç yanı, İtalyan vekili, Apo'ya FSB (Rusya Gizli Servisi) ajanları götürür... Moskova'da Mantovani, Apo'nun İtalyan sınırından rahat geçmesi için hazırlanan sihirli formülü ezberletir. Apo sahte pasaportu ile sınırı geçerken polise, "Adım Abdullah Öcalan, Kürdistan İşçi Partisi'nin başkanıyım. Üzerimdeki belgeler bunlar, sahtedirler. Ülkenizden siyasi sığınma talep ediyorum" diyecektir. Mantovani sınırda bürokrarik işlemler nedeniyle bekletilmemesi için çok hasta olduğunu ve hastaneye gitmek istediğini söylemesini önerir. İtalyan sınırında her şey ayarlanmıştır. Bir sorun çıkmayacaktır.
İŞLER TERS GİDER...
Ancak Apo, Roma Fiumicino Havaalanı'nda şok yaşar. İtalyan polislerinin hiç de onu bekleyen bir hali yoktur. Mantovani İtalyanlar'a ayrılan kapıdan çıkarak havaalanını terk eder. Sınır polisi Apo'nun gerçek kimliğini öğrenir öğrenmez Digos'u (İtalyan Terör'le Mücadele Polisi) çağırır. Havaalanında Digos'un ofisine çekilen Apo apar topar, Via Genova'daki merkez komiserliğe götürülür. Komiserlikte, bodrum katında bir odadan diğerine sürüklenerek, parmak izinin alınması, fotoğraflarının çekilmesi, kimlik tesbiti Apo'yu ve adamlarını çileden çıkarır. Sonunda Apo ellerine vurulan kelepçe ile komiserliğin avlusunda bekleyen bir arabaya bindirilir ve Roma dışındaki Palestrina hastanesine gönderilir. Apo ve PKK'lı yandaşlarının beklediği karşılama bu değildir. Digos'un o dönemki müdürü Domenico Vulpiani ile tartışır...
FİLİSTİN DEVREDE
Ansaldo'nun "Öcalan Dosyası Çok Gizli" kitabının en vurucu ve ilk kez gün ışığına çıkarılan gerçeklerden biri de Apo'nun İtalya'dan çıkarılması aşamasında Filistinliler'in arabuluculuğa soyunması. Arabuluculuğu da Filistin Kurtuluş Örgütü lideri Yaser Arafat'ın sağ kolu Bassam Ebu Şerif üstlenmek istemektedir. Yanında zengin bir Suudi ile Apo'yu Roma'da Infernetto'daki villasında ziyaret eden Bassam, Öcalan'a d'Alema ile görüştüğünü ve Roma'da kalması için iknaya çalıştığını anlatır. Ancak görüşmenin geri kalan bölümü Arafat'ın adamının Apo'yu İtalya'dan gitmeye ikna etme çabalarıyla geçer. Bassam, Öcalan'a "Seni Yunanistan'a kaçıracağız" der.
Bassam görüşmede, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in yakın arkadaşı olduğunu söyler ve Clinton'ın Filistin'i ziyaretinde kendisine "Kürt meselesinin" anlatıldığını ve tepki vermediğini anlatır.
Bassam bir hafta ara ile yaptığı ikinci ziyarette Apo'ya Hırvatistan'a gitmesini önerir ve ayrıca Arafat'ın Türkiye ile arasında arabuluculuk yapacağını söyler. Apo ve yandaşları Bassam'a güvenmezler ve bunu İtalyan hükümetine bildirirler.
Apo'nun peşinde dünyanın en büyük gizli servisleri koşmakta... CIA, Mossad, FSB, MI5, MİT, EYP, çok sayıda Ortadoğulu ve Doğu Avrupalı ajanlar... Apo'yu yakından takip eden MİT ve Mossad İngiliz-Amerikan dinleme sistemi Echelon'dan en iyi şekilde yararlanmakta... Apo'nun Nairobi'den önce konakladığı Moskova'ya Amerika Dışişleri Bakanı Albright'ın yaptığı ziyaret Apo'nun apar topar Tacikistan'a götürülmesine yol açar...
Apo'nun yakalanışı MİT'in başarısı
La Repubblica gazetesi dış politika uzmanı ve Luiss Üniversitesi öğretim görevlisi Marco Ansaldo, kitabını nasıl ve ne şartlar altında yayınladığını SABAH'a anlattı: "3 yıl önce Apo, Türkiye'ye getirildiği zaman araştırma yapmaya karar verdim. İlk çıkış noktam, Apo'nun nasıl bir anlaşma karşılığı İtalya'ya getirilişi oldu. Kitabım için çok fazla kaynakla görüştüm. Kitap, inanılmaz ancak gerçek bir casusluk öyküsüdür. Apo'nun yakalanışında CIA çok aktif bir rol aldı. Ancak MİT bu operasyonun başından beri çok başarılıydı.
1999'un Ocak ayı... MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun ile CIA yetkilileri arasında "Apo Türkiye'ye getirilsin" protokolu imzalanır. Protokolde, "Türk Gizli Servisi MİT ve Amerikan Gizli Servisi CIA, Abdullah Öcalan'ı yakalamak ve Türkiye'ye getirmek için ortak bir operasyon yapacaktır. Abdullah Öcalan canlı yakalanıp adil bir mahkemede yargılanacaktır" dendi.
DEV YAZI DİZİSİ YARIN SABAH'TA
* CIA ne zaman devreye girdi? Dosyasında ne vardı?
* Türk generaller, "Şam'a çay içmeye" niye gidecekti?
* Apo ne zaman köşeye sıkıştı?
* Apo, Yunanlı milletvekile ne dedi?
* Apo, Atina havaalanında niçin bekledi?
* Yunan Gizli Servis Başkanı, Apo'yuneden fırçaladı?
* Apo'nun sağ kolu Rozalin neden ağladı?
Yasemin TAŞKIN
|