kapat
30.01.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
banner
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 HYDEPARK
 İNANÇ
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 PAZAR SABAH
 KİTAP
 SİNEMA
 GURME
 TARİH
 SUNNY
 HIGH-TECH
 YAT&TEKNE
 NET YORUM
 NET GÜNDEM
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 

Gazanfer Özcan'ın gafı

Habere göre yılların tiyatrocusu, komedyen Gazanfer Özcan, "Sürpriz" adlı oyunlarını izlemeye gelen Gülben Ergen'e, "Dadı" dizisindeki performansını kastederek, "Oyunculuğunu beğenmiyorum" demiş. Bunun üzerine Gülben Ergen şaşırmış. Söyleneni kabul etse bir dert, karşılık verse bir dert...

Gülben biraz bocaladıktan sonra, "Ben oyuncuyum demiyorum ama oyuncu adayıyım. Bana 'Dadı'da herkes bayıldı, bir siz beğenmedinizi" demiş.

Gazanfer Özcan'ın saçma bir lafı daha var. Ona daha sonra geleceğiz... Ama önce bunu ele alalım.

"Dadı" Türkiye'ye gayet iyi adepte edilmiş, yabancı kökenli bir dizi. Kenan Işık'ından Gülben Ergen'ine, Haldun Dormen'inden Seray Sever'ine oyuncu seçimi son derece yerinde. Güzel, espirili bir salon komedisi. Sitkom denilen türün iyi bir örneği.

TV izleyenler bu diziye bayılıyor. Hatta Gülben Ergen bir konserinde seyirciye sormuştu: "Beni mi daha çok seviyorsunuz, Dadı'yı mı" diye...

Bunun üzerine seyirciler hep bir ağızdan "Dadı! Dadı!" diye tempo tutmuşlardı da Gülben de fena halde bozulmuştu bu işe.

Gülben Ergen bu dizide çok başarılı. Çünkü konserlerde, söyleşilerde filan kendini kasıyor. "Assolist hanımefendi" edaları takınıyor. Bu nedenle de itici olabiliyor bazen. Ama Dadı dizisinde Gülben kendisi oluyor. Adeta rol yapmadan oynuyor. Yani Gazanfer Özcan bu konuda yanılıyor...

İki: Ayrıca sitkomda oynamak için tiyatro eğitimi filan almak gerekmiyor. Kimse orada "sanat" yapıldığını iddia etmiyor. Çıkıp oynuyor işte insanlar. Birileri de izliyor ve hoşlarına gidiyor. Saçma sapan kriterlerle bu performansı yargılamanın gereği yok.

Bu konuya nasıl bakılması gerektiğini Elvis Presley ve Burak Kut açık biçimde ortaya koymuşlardı. Rock and Roll'u patlatarak dünyayı sarsan Presley, "Ben müzik bilmem" demişti, notaları filan kastederek, "Benim çizgim açısından gerekli değil." Burak Kut ise bir röportajında şöyle demişti: "Biz sanatçı değiliz.

Şarkıcıyız..."

Gülben de öyle işte: Tiyatro sanatçısı değil, sitkom oyuncusu. Nokta.

Gelelim Gazanfer Özcan'ın diğer sözüne: "Dizideki dadı ve uşak bizim örf ve adetlerimizin dışında. Varoştan dadı olarak gelen bir kız öyle süslü ve açık giyinir mi?" demiş.

Özcan'ın dünyadan haberi yok. Kaç kere gazetelere dergilere haber oldu: Varoş kızları sınıf atlayabilmek amacıyla burunlarına estetik ameliyat yaptırmak için para biriktiriyorlar. Varoş güzelleri, "Belki iyi bir kısmetim çıkar" diye, üç beş kuruşu bir araya getirip moda dergilerinden fırlamışçasına giyiniyorlar. Öyle ki konuşmaya başlayana dek kızımızı sosyete gülü sanıyorsunuz! Her kız böyle değil elbette. Çoğu manken olma, DJ olma (çünkü bu mesleklere girebilmek için pek az eğitim gerekiyor) hayaliyle çürüyüp gidiyor.

Gazanfer Özcan'ın ilgi çekmek için bu tip laflar etmesini anlıyoruz da... Söyledikleri doğru değil!



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır