|
|
 |
Kim kaybetti?
Fenerbahçe, 23 Ekim 2001'de Şampiyonlar Ligi'ndeki 5'inci maçında Bayer Leverkusen'e 2-1 yenilmişti. Yenilgiden çok, ortaya konan futbol tam bir rezaletti. Fenerbahçe Başkanı Sayın Aziz Yıldırım 24 Ekim'de futbolcuları Samandıra'da topladı. Başkan öfkeliydi, toplantıda, "Beyler nedir bu haliniz? Bu kadar kötü futbolun mazereti olamaz. Neden böylesiniz?" diyerek futbolculara hesap sordu. Kendilerine göre mazeretler ortaya koyan futbolculardan bazıları, "Yeterli idman yapmıyoruz. Antrenmanlarda sadece 5'e 2'lerle ortada sıçan oynuyoruz." dedi. Sayın Yıldırım da, Mustafa Denizli'yi kastederek, "Hocanızdan memnun değilseniz gönderelim" açıklamasını yaptı.
Peki ama "İyi çalışmıyoruz" deme cesaretini gösteren futbolcular kimlerdi? Bunu bilse bilse bir başkan Yıldırım ve bir de şikayetçi futbolcular bilebilirdi. Aile içindeki toplantıda kol kırılmış ancak yen içinde kalmıştı. Olay medyaya sızdı ama olayın kahramanları deşifre olmadı.
Pazar gecesi Kanal D'deki "3.devre" adlı spor programına katılan F.Bahçe'nin eski futbolcusu spor yazarı Engin Verel, "Denizli, Fenerbahçe'yi iyi çalıştırmıyordu. Abdullah ile Ogün de zaten itiraf etti. Bunu da burada açıklıyorum" diyerek 'sır perdesi'ni bir anda araladı.
Lorant'a yapmazlar mı?
Verel'in sözlerinden, "Denizli'nin ipini Ogün-Abdullah çekti" anlamı çıkıyordu. Oysa bu futbolcuları Milli Takım'a, Denizli kazandırmamış mıydı? Bu ikili Denizli'nin, "Bazı futbolcular vardır ki vazgeçemem. İdmana çıkmasalar da formaları hazır" dediği isimler değil miydi? Dün Denizli'yi hançerleyenlerin aynı oyunu Lorant'a da oynamayacağını kim bilir? Yoksa F.Bahçe'de futbolcuya dayalı bir sistem mi var?
Yine de Engin Verel'in bu isimleri açıklaması yanlıştı. "Kongre üyesiyim" diyen Verel'in bu sözleri Ogün ve Abdullah'ı yaralamıştır. İki yıldız 'güvensizlik' damgası yedikleri gibi itibar kaybetmişlerdir. Takım arkadaşları Ogün ile Abdullah'ın yanında artık rahatça konuşabilirler mi? İstedikleri gibi sesli düşünebilirler mi, yoksa "Sözlerimize dikkat edelim" gibi şüpheye mi düşerler? Şimdi soruyorum; Abdullah ile Ogün "İyi çalışmıyoruz" açıklamasını yaptıkları için cesur yürek mi? Yoksa, Denizli'nin gönderilmesinde başrol oynayan Brütüsler mi?
|
|
|
|