Ecevit'in ABD gezisi başladı ve bizler, sözün bittiği yere geldik.. Artık ne olacaksa olacak.. Türkiye ya bu geziden yüzünün akı ile ayrılacak ya da yüzümüze gözümüze bulaştıracağız.. Biz, birinci şıkkın geçerli olacağına inanıyoruz..
Başbakan'ın gazetecilere gezi sonuçları ile ilgili "ihtiyatlı iyimserlik" içinde olması gayet doğal..
Çünkü Washington'un sistemini bilenler, bu ülkede Başkan'ın her dediğini yaptırmasının mümkün olmadığını da bilir..
En önemlisi Kongre.. Başkan şunu yapabilir; örneğin Türkiye'ye ek ekonomik yardım, askeri borçların daha geniş bir takvime yayılması, kotaların belirli oranda kaldırılması gibi konularda Kongre'de hem kendi partisi, hem de Demokratlarla konuşabilir. Onlardan bu isteklerine olumlu bakmasını isteyebilir..
Ama onlar olumlu bakar mı bakmaz mı, işte burası karışık. Çünkü zaman zaman Kongre'de, Başkan'ın partisine mensup üyelerin, Başkan'ın isteğinin dışında kararlara muhalefet ile birlikte oy verdikleri bilinen bir gerçektir.. Başkan'ın elinde tabii ki Kongre'ye karşı kullanabileceği başka kozlar da vardır. Örneğin, Kongre üyelerinin seçim bölgelerine yatırımlar gibi..
Yani Başkan Bush, Ecevit'e "Peki, askeri borçlarınızı siliyorum" diyemez.. Böyle bir yetkisi yoktur..
Başbakan Ecevit, ABD'ye Türkiye saati ile gece yarısı dolaylarında varacak. O saatlerde Washington'da saat 17.00 olacak. Ve ilginçtir, Ecevit'in Washington'a indiği saatlerde Başkan Bush, başkentte olmayacak.. Belki gece, belki de ertesi sabah Washington'a dönecek..
Ecevit'in "lobilerden" endişe etmesine ise gerek yok. Bu ülkenin en güçlü lobisi olan Yahudi lobisi, bütün gücü ile Türkiye'nin yanında.. Kıbrıs görüşmeleri başladığı için Rum lobisinin bir şey yapma, bir girişimde bulunma olasılığı görünmüyor. Ermeni lobisi ise, şu aşamada, yani Türkiye'nin ABD'de yükselen eğrisi konusunda hareket yeteneklerini kaybetmiş durumda.. Kürt lobisinin ise esamesi okunmuyor bile..
Rum, Ermeni ve Kürtler, en fazla Ecevit'in kaldığı otelin karşı kaldırımında veya geçeceği yolda, hatta elçilik Rezidans'ının yanında parkta küçük bir grup olarak Türkiye aleyhine biraz bağırıp çağırırlar, sonra o da biter..
Amerikan Kongresi'ne Başkan tarafından götürülecek isteklerimizin lobisini ise, Türkiye yıllardır 30 milyon dolar bulup kendi lobisini kuramadığından, Yahudi lobisi ile, gerektiğinde bu ülkede öğrenci olarak bulunan veya çalışan Türkler, bildiri dağıtarak yapacaklar.. Bunlar, geçmiş yıllarda hep yaşandı..
Ermeni tasarılarının, Rum lobisinin girişimlerinin Kongre'de tartışıldığı, medyada havanın çok aleyhimize olduğu dönemler de başarılı olamayan bu lobilerin, şimdi başarılı olması mümkün değildir..
Türkiye'nin kendi lobisini kurmasının ne kadar önemli olduğunu en iyi anlayan lider Tansu Çiller idi.. Ama başaramadı.. Şimdi bu gezi Bülent Ecevit'e lobilerin önemini iyice gösterecek.. Bakalım Ecevit başarabilecek mi?