kapat
15.01.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
banner
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 NET YORUM
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 PAZAR SABAH
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Patronlar salak mı?

"Doğulu" toplumlar çalışmaktan hazetmez. Sanal davranırlar. Mistik yaşarlar. Fizikötesine hayrandırlar. "Çalışmak" ise somuttur, cebirsel dengelere dayanır. En önemlisi de, "süreklilik" ister.

Objektif olmak
Doğulu, kendi emeğine "hukuk" uygulayamaz.

Emek, asalak sendikacıların dediği gibi "kutsal" falan değil, tekrar eden enerjidir.

Girdisi, çıktısı ve bir piyasa fiyatı vardır.

Ortalama fiyatından satabilirsen emeğini, huzur içinde çalışırsın... Ama doğulu için vaziyet farklıdır.

Ya çok az alıyorum diye devamlı zırlar ve işten kaçar ya da "fahiş geliri" kovalar, patronu ve işyerini soyar, stratejik anlamda kendini soyduğunu bilmeden...

30 bin dolar maaş
Bir takım "medyacı", haketmediği halde binlerce dolar maaşı cebe atarken, aslında kendi işyerlerini soyuyorlardı. O soygun, binlerce gazeteci işten atılarak dengelendi...

Yılda 250 bin dolardan aşağı ağızlarını ıslatmayan bankacılar, kasım kasım gezerken, bu sektörü kim bu hale getirdi dersiniz? Yoksa onlar çokoprens almaya mı gitmişlerdi?..

Amerikalı aktör Jason Aleksander, internet sitesinde birtakım fantaziler yayınlamış...

Bir işyerinde, çalışmadan nasıl çalışır görünebilirsiniz diye...

Masanız hep kalabalık ve dağınık olsun, birkaç tane cafcaflı kelime kullanın, telesekretere çok meşgulüm mesajı bırakın, elinizde hep dosyalarla dolaşın, gibi şeyler...

Bunları espri zanneden fukara Amerikalı Türkiye'yi görse, feleği şaşar.

Güzel sanatlar
Burası, işten kaytarmanın "sanat merkezi" sayılsa yeridir.

Yüzlerce binlerce icat, tembellik için...

Doğulu emek satıcıları, işten kaçmak için binbir sahtekarlık yaparken, patronlarının da doğulu olduğunu unutuyorlar.

Yutar mı patron dediğin?..

Bu iklimi, bu kültürü ve bu tütsülü, enfiyeli ve sadece keyifleri kovalayan kurgusal avantacılığı tanımaz mı ki, yutsun?

Bakın size bir ortalama vereyim:

Özelde, çalışan her dört kişiden biri üç kişiyi sırtında taşır!

Kamuda ise 30 kişiyi sırtlar, götürür.

Bu kesinlikle böyledir.

Bir de tembellere küçük bir sufle:

Patronu kandırabileceğini düşünmek, budala çalışanın fantazisidir.

Adam salak olsaydı, patron olmazdı ki!

Hazine'nin parası
"Hazine'nin parası" herkesi gerdi.

Fikir icad etmeye meraklı ne kadar insan evladı varsa hepsinin derdi, Hazine'nin parası...

Vay, efendim, zordaki bankalara, hazinenin parası nasıl ve ne şekilde dağıtılırmış, cart curt!..

Yetim hakkıymış, ellerimiz iki yakalarında olasıymış... "Hazine'nin parası" dedikleri ne parası, kimin parası?..

Milletin parası diyorlar, değil...

Tüyü bitmemiş yetimin hakkı diyorlar, o da değil...

Devlete "babamız" gözüyle bakarsan işte böyle ağlarsın.

Hazine'deki para, milletten zorla ve cebren, binbir vergi, salma ve haraç yoluyla alınmadan önce evet benim paramdı ama artık benim değil...

Devleti yöneten bürokratların parası, o para...

Bana da geri dönmeyecek.

O paraları "rüşvetçi bürokrat" ile "avantacı partici" paylaşacağına, bırakın direkt ekonomiye aksın para, ama bankacıya, ama reel sektöre, ama yatırımcıya, ama üretene, vallahi çok daha iyidir, memleket hayrınadır...

BÜYÜTEÇ
2.5 trilyona tırmanan Loto, çıldırtabilir, diyorlar. Sanki şimdi normaliz!..



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır