kapat
15.01.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
banner
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 NET YORUM
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 PAZAR SABAH
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Sermaye piyasasız olur mu?

11 Ocak Cuma günü "Banka cici çocuk, borsa tukaka" başlıklı yazımda, bankacılık sektörünü güçlendirecek yasa çıkartılırken, sermaye piyasına bir darbe daha vurulduğunu belirtmiştim. Bu darbe, borsada hisseleri işlem gören bankaların sermaye operasyonu sırasında getirilen gizlilik ayrıcalığı ile Sermaye Piyasası Kanunu'nda muaf tutulmasıydı. Bankaya ne kadar devlet sermayesi konulacağını BDDK bilecek, yönetici hissedarlar bilecek, yöneticiler bilecek, bağımsız denetçiler bilecek, ama küçük hissedarlar bilmeyecek. Böyle bir durumda da, insider trading yaşanmayacak! Mümkün mü acaba?

* Bilgi gizlemesi- Devlet kanun çıkartarak 5-6 milyar dolarlık bir kaynak aktarımı ile sektörü güçlendirmeyi hedefliyor. Buna hiç kimsenin bir diyeceği yok. Banka sektörünün kilit bir sektör olduğunu da herkes kabul ediyor. Ekonomide canlanma yaratmak, donuk kredi sorununu bir ölçüde çözmek, sanayinin çarklarını döndürmek, kısaca krizi aşmak için bu sermaye desteği şart.

Ancak bu destek yapılırken, sermaye piyasasının temel kurallarından biri ihlal edilmeyebilirdi. Zaten bankaların batmasından dolayı sayıları 100 binleri bulan sermaye piyasası mağduru yarattık. Buna bir de bilgi gizlemesi yoluyla yeni mağdurlar eklersek, piyasanın potansiyel gelişimini önlemiş oluruz.

* Greenspan'in uyarısı- Halbuki bu piyasanın gelişmesi ve büyümesi banka kesimini de destekliyor. Bizzat bankaların kendileri bu piyasadan sermaye çekiyor. Kredi müşterileri arasında yer alan bazı şirketleri halka açarak sermayelerini güçlendiriyorlar ve kedilerinin geri dönüşlerini sağlıyorlar.

Belki bundan da önemlisi, sermaye piyasası mali sistemin tek bacağa mahkumiyetini önlüyor. Asya Krizi'nde FED Başkanı Alan Greenspan defelarca dile getirdi. Eğer bu ülkeler, banka sektörünün yanı sıra sermaye piyasalarını da geliştirseydiler, krizi bu şiddette yaşamayacaklardı. Risk dağılımı gerçekleşecekti.

* Krizdeki katkısı- 2001 krizi sırasında sermaye piyasasının hiç olmadığını düşünelim. Bu piyasadan şirketlerin fonlaması 23 milyar dolar. Banka kredilerinin toplamı , yılsonu itibariyle 27 milyar dolar. BDDK'nın açıklamasına göre kredilerde batak oranı yüzde 17. Bu da 4.5 milyar dolar ediyor. Sermaye piyasasının şirketlere aktardığı 23 milyar doları da bankaların kredi olarak kullandırdığını düşünsek, (yüzde 17'lik varsayımla) 3.9 milyar dolar daha batak kredi çıkardı. Bu da, yapılacak sermaye operasyonunda banka kesimine daha fazla kamu kaynağı katkısını gerektirecekti. Bankaların sermayelerini güçlendirmek için 5-6 milyar dolar yerine belki 7-8 milyar dolar sarfedilecekti.

Son krizde, bankaların çoğunun yıkılmasına karşılık sermaye piyasası ayakta kalabildiğini gösterdi. Kamu katkısını gerektirecek bir durumu yok. Gelişmiş bir sermaye piyasası başta banka sektörü olmak üzere, kamu sektörüne, özel sektöre, ve para sahiplerine son derece gerekli.

* Sonuç-"İhtiyaç, her şeyi öğretir, birçok şeylerden de vazgeçirir" Turgenyev



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır