kapat
11.01.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
banner
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 NET YORUM
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 PAZAR SABAH
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 

Türkiye'ye yeni markalar lazım

Türkiye'yi 'lale'li logolarla dünyaya tanıtan dDF "Sadece deniz, kum ve güneş edebiyatı Türkiye'yi kurtarmaz" diyor. Şimdi İstanbul'u marka olarak tanıtacaklar. Sırada Bodrum, Ege var
Bundan iki yıl önce Türkiye, yeni 'lale' logosu ve yeni sloganlarıyla tüm dünyaya tanıtılmaya başlandı. Ve 2001 yılında 12 milyona yakın turist Türkiye'yi ziyaret etti. Türkiye markasının yerleşmesi için oluşturulan kampanyanın mimarı dDF (dream Desing Factory) idi.

Şimdi, kampanyanın Türkiye üzerindeki olumlu etkilerinin 11 Eylül saldırılarından sonra da geçerli olup olmayacağı merak ediliyor.

Binlerce insanın uçağa binmeye korktuğu, Müslüman ülkelere yönelik olumsuz düşüncelerin iyice arttığı bu dönemden acaba Türkiye nasıl etkilenecek? 'Lale'li turizm kampanyasının mimarı ve dDF'in yaratıcı ekibinden Arhan Kayar ve Armağan Birkiye ile bu konuda konuştuk.

* Türkiye'yi iyi tanıtmak için ne yapmak lazım?

KAYAR: Türkiye iyi bir turizm markası ve bunu çok iyi pazarlamamız gerekiyor. Ürün çeşitlendirmesi yapmalıyız. Güneş, kum, sahil dışında Türkiye'nin çok önemli özellikleri var. Bir marka olursanız diğer etkilerden çok etkilenmezsiniz.

* Türkiye 1999 yılından sonra bir başka yola girdi; yeni logo, yeni bir tanıtım anlayışı...

BİRKİYE: Türkiye turizmini doğru aktarabilmek için outdoor ve televizyon ağırlıklı bir kampanya ve medya planlaması yapıldı; filmler, ilanlar, interaktif kampanyalar düzenlendi. Klasik kampanyaların dışında ilişkiler kullanılarak kampanya desteklendi.

KAYAR: Her üründe olduğu gibi öncelikle markayı yerleştirmek gerekiyor. Biz adım adım ilerledik. Bunu Türkiye sürdürmeli. Bir de herkesin hemfikir olduğu kulaktan kulağa yayılan her şey turizmi çok etkiliyor. Bir turist ülkesine döndüğünde çevresindekilere mutlaka ülkemiz için iyi şeyler söylemeli. Türkiye'den turistlerin yüzde 85'i memnun ayrılıyor.

TEK ÇARE YENİ ÜRÜNLER
* İspanya, İtalya, Yunanistan hatta Mısır çok ciddi kampanyalar yapıyor. Türkiye bu konuya yeterince önem veriyor mu?

KAYAR: Önem vermeye bir süre önce başladı. Çünkü kum, deniz, sahil, güneş edebiyatı yetmiyor. Avrupalı ülkeler turizm gelirlerinin yüzde 3'ünü tanıtıma ayırırken, Türkiye yüzde 0.5'ini ayırıyor.

BİRKİYE: dDF olarak biz Avrupa ülkelerindeki tanıtımı üstlenmiş durumdayız. Dünyada turizm akışını elinde tutan beş altı tur operatörü var. Onlar umut ışığı gördükleri ülkeye yüzlerini dönüyorlar. 1999'da çok olumsuz bir hava vardı. 2000-2001 kampanyasıyla bu hava dağıldı. Kaybedilen turist geri geldi.

* 11 Eylül saldırılarından turizm etkilenecek mi? Uçağa binmeye bile korkan insanlar oldu...

KAYAR: Güçlü bir marka olursanız krizlerden az etkilenirsiniz. Dünya Turizm Örgütü kriz beklemiyor ancak buna duyarsız kalmamak da lazım.

BİRKİYE: Krizlere yönelik tek çare var. Yeni ürünler ve yeni markalar.

* Yeni ürünler derken, Antalya, Bodrum gibi markalarımızı mı ön plana çıkarmalıyız?

KAYAR: Kesinlikle. Kapadokya, Antalya, Bodrum, Karadeniz, Ege... Turist sayısının artaması için buna ihtiyaç var.

İSTANBUL KAPASİTESİNİN YÜZDE 40'INI KULLANIYOR
* İstanbul'un ayrı bir yeri olmalı mı?

KAYAR: Dünyada birçok insan İstanbul'u Türkiye'den daha iyi biliyor. Ama biz bunu kullanamıyoruz. İstanbul kapasitesinin yüzde 40-45'ini kullanıyor. Bakın Londra'ya, yılda ortalama 13 milyon turist geliyor, İstanbul'a ise bu yılın rakamlarıyla 2 milyon 200 bin turist geldi. Kültür turizmini artırmalıyız. En ufak bir rüzgardan, sosyal olaylardan turizm etkileniyor. 1960'lı yıllarda İstanbul'a 3 milyon turist geliyormuş.

BİRKİYE: Arap Yarımadası bu krizden daha çok etkilendi. Örneğin Mısır'da turizm durdu diyebiliriz.

* Irak'a yönelik bir saldırı olursa Türkiye bundan nasıl etkilenir, sizin buna yönelik bir alternatif kampanyanız var mı?

BİRKİYE: Herşey hesaplanıyor. Türkiye'nin bir Akdeniz ülkesi olarak tanıtılması, buna ağırlık verilmesi çıkabilecek böyle bir savaşın etkilerini en aza indirir.

* Kampanyanız devam ediyor mu?

KAYAR: Turizm Bakanlığı sürdürüyor. En az 5 yıl bu markayı yerleştirmemiz için etkili bir kampanya yürütmemiz gerekiyor. Kampanyanın sürekli olması ve sürekli yeniliklerle desteklenmesi halinde yararlı olacağına inanıyoruz. Rakiplerimiz sürekli kampanyalarla, yeni destinasyonlarla karşımıza çıkıyorlar.

BİRKİYE: Örneğin Almanya; şimdi Berlin'i pazarlıyor. Çeşitli dergilerde sayfalarca Berlin tanıtılıyor. Bizim de bu yolda ilerlememiz gerekir.

ZENGİN TURİSTLERE DAVET

İstanbul alışveriş festivali Mart'ta
Dubai ve Singapur'da düzenlenen Alışveriş Festivali'nin bir benzeri bu yıl İstanbul'da gerçekleştirilecek. Arhan Kayar, İstanbul'da 1-31 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek bu festivalin organizasyonunun kendileri tarafından yapıldığını anlattı. TÜRSAB, TÜROB ve İstanbul Ticaret Odası'nın da yer aldığı organizasyonla birlikte İstanbul yepyeni bir festivale sahip olacak. Kayar, turistlerin ortalama 500 dolar harcadıklarının araştırmalarla tespit edildiğini hatırlatarak, "Bu tip festivallerle, alışveriş yapmak için gezen turist sayısını da artırmayı hedefliyoruz. Bu festivalleri zengin turistler takip ediyor. İstanbul da bu açıdançok zengin bir ülke" diyor.

Elif ERGU



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır