kapat
11.01.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
banner
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 NET YORUM
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 PAZAR SABAH
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Sübyancılık ve düşünce özgürlüğü..

Türkiye'de son yıllarda kasıtlı olarak yaygınlaştırılan 'moda'lardan biri de her türlü uç görüş veya eylemin 'liberalizm' veya 'düşünce özgürlüğü' tanımlarından birine sıkıştırılarak meşru gösterilmeye çalışılması.. Buna bağlı çabalar bazen dergilerden başlayarak bazen de gazete ve TV'ler yoluyla görüşün topluma kısa sürede yayılmasını öngörüyor. Ve bir bakıyorsunuz hiç olmayacak, hiçbir batı toplumunda da benimsenmeyecek, meşru sayılmayacak düşünce ve davranışlar bizde benimsenivermiş.

Senelerce Avrupa'da da yaşamış, eğitiminin bir kısmını orada tamamlamış bir Türk vatandaşı olarak bu durumu kabullenemeyenlerden biriyim ben. Herhalde Türkiye'de yaşayan Avrupalı veya Amerikalılar da bizdeki sosyal gelişmeleri hayretle izliyorlardır. Sadece sanat dünyamızda ve kendini 'sosyete' olarak adlandıran bazı çevrelerdeki konuşma ve davranışlara, yaşam tarzlarına bakmak bile sosyal açıdan nasıl hızlı bir dejenerasyona uğradığımızı, çürümenin boyutlarını görmeye yeterli.

Reklâm adına!
Bir bakıyorsunuz akşam gençlerin, çocukların TV'nin önünde oldukları bir saatte bir şarkıcı, türkücü ya da sunucu sırf kendi reklâmını yapmak adına çıkmış aklına gelen saçmalığı inci gibi diziyor. Hani "tükür, tükür ipe diz" derler ya, aynen öyle (ben kibarcasını söyledim..) Millet de ağzı hayretten bir karış açık izliyor. Bir süre sonra o söylenenler kabul edilir hale geliyor, bir adım öteye geçiyoruz.

Gülay Göktürk'ün Çarşamba günü "Çocuk pornosu ve sübyancılık" konusunda yazdıkları kendi görüşüdür, meslektaşımızın görüşüne saygı duyuyorum ama çocuk pornosu ve sübyancılık İnternet'te ne kadar yaygınlaşırsa yaygınlaşsın bunlar 'yasadışı' ve 'toplumsal yaşamda kabul edilemez' eğilimler ve yayınlar olarak kalacaktır.

Maymunlar gibi
Bugün bazı batı ülkelerinde eşcinseller evlenebiliyor, birçok ülkede eşcinsellik, çok eşlilik ve her türlü farklı eğilim doğal birer 'cinsel tercih' olarak kabul ediliyor ve eski tepkiyi görmüyor. Ama eşcinsellik veya diğer cinsel tercihler 'yetişkin'leri ilgilendirdiği için bu anlayış gösteriliyor. Göktürk'ün "Bu öfkenin altında yatan ne? Çocuk pornosunun ve sübyancılığın kurbanı çocuklar mı, yoksa başka bir şey mi?" sorusunun cevabı "Elbette çocuklar" olmalı. Zira Türkiye cinsellik açısından da batı ülkelerini sollayacak bir rahatlık içinde. İnsanlar toplumu rencide etmeyecek şekilde duygularını yaşıyor, kararlarını kendileri veriyorlar. Bir yetişkin tercihini yapmışsa onun sorumluluğunu da taşır. Bunu taşıyabilecek duygu ve düşünce olgunluğuna geldiği için taşır. Kimse kimsenin özel yaşamına, kararına, fantezisine karışamaz.

Eğer çocuklar için durum farklı olmasaydı yasalar 17 yaşından önce evlenmeyi yasaklayacak şekilde düzenlenmezdi.. Çocuk pornosunda ve hele sübyancılıkta henüz doğru karar verebilecek yaşta olmayan çocuklar yetişkinlerin arzularına alet edilmektedir. Hangi çağdaş ülke, hangi anlayış bunu kabul edebilir, normal olduğunu iddia edebilir?

Afrika'da ve dünyanın başka köşelerindeki bazı ilkel kabilelerde herşey doğaldır. O toplulukların maymunların yaşamından farklı kuralları yoktur. Medeni toplumları bunlardan ayıran ise kuralları ve yasalarıdır.

Düşünce özgürlüğü adı altında, maymunların yaşamını kendimize örnek alacaksak sonunda hayvanlar aleminin kaosunda buluruz kendimizi. Bunun nasıl olduğunu merak ediyorsanız akşamları "National Geographic" kanalını izleyin..

Çocukların her toplumda ve hele bizimki gibi eğitimsiz bir toplumda iyi korunması gereği tartışılmazdır.



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır