kapat
11.01.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
banner
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 NET YORUM
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 PAZAR SABAH
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Operasyon manyağı

Hani, Nuriş adıyla maruf kabadayının bir sözü vardı: "Seni mermi manyağı yaparım!" demişti hasmına...

O hesap...

Şu güzelim memleketi de "operasyon manyağı" yaptılar.

Tantan'ın Buffalo, Balina gibi heybetli ve cafcaflı isimlerle süslenmiş "fos" operasyonları ile...

Temizel'in savcılık saplantılarının yarattığı tahribat hiç ders olmamış gibi, şimdi de bir gecede evlerinden toplanıp, ertesi sabah serbest bırakılan Emlakbank eski yöneticilerinin başrol oynadığı Nazi filmiyle çalkalandı memleket...

Sanki hırsızlığa ve yolsuzluğa karşı mücadele edilmiyor da, gestapo filmi çekiliyor, millet heyecanlansın diye...

Sanmayın ki, savcı, mazbut ve mümtaz banka bürokratlarını serbest bıraktı diye, Emlakbank tertemiz bir bankadır, haşa!..

Emlakbank isimli rahmetli banka, bir zamanlar Türkiye'nin en fazla üçkağıt yapılan, hindi gibi de soyulan banka idi...

Unutmuş değiliz.

Hani birisi, ötekine rüşvet vermişti de, öteki de aldığı rüşveti inkar edince, Türkiye en ünlü "rüşvet atasözü" icat edilmişti:

"Rüşvetin belgesi mi olur lan pezevenk!.." şeklinde hani...

İşte bütün o nadide soygun eserleri hep Emlakbank ile irtibatlıydı... İlintiliydi...

Benim takıldığım şu:

Bu ülkede, devlet adına hareket edenler de hukuk çizgisine riayet etmedikçe, hiçbir şey düzelmeyecek!

Müjde vermek gibi de olmasın ama soygunlar da devam edecek...

Ülkede yayılan "hırsızlık sendromu"na bakın. Tifo veya veba gibi... Soygun hep vardı, varolacak da...

Ama "şüphesi" herkesi, heryeri kasıp kavurmaya başladı. İşte bu atmosfer doğru da değil, sağlıklı da değil...

Üstelik de yıpratıcı bir iklim...

Dikkatle bakın tabloya:

Türkiye, yolsuzluklarla en fazla mücadele edilen ama aynı zamanda en fazla soyulan ülke haline geldi.

Adama gülerler vallahi!..

Herhangi bir devlet görevlisi veya yetkili biri, kendini hukukun yerine kolayça koyabiliyor.

Birilerini suçlayabiliyor.

Ve ne yazık ki, genellikle "ispat külfeti", suçlanan tarafa yıkılıyor.

Madem suçsuzsun ispat et hemşerim!..

Hukuk çarpık, mevzuat yetersiz ve eski, devlet yetkilileri de varolan hukuka bile saygısız...

Ne demek istediğimi anlamak için, Türkiye'de sanık sandalyesine oturtulan insanların yüzde 65'inin beraat ettiğini bilin, yeter!..

Mönü: Kule oturtma
Patlıcan oturtma değil, "kule oturtma!.."

Milletimizin son yemeği bu...

Ben Türkiye Cumhuriyeti'ne "son sosyalist Türk devleti" dediğimde, kendilerini solcu zanneden budalalar köpürüyor.

Tekel, şu ana kadar 110 trilyon lira, bitmesi için de daha 85 trilyon lira harcayacağı 34 katlı iki kule oturtmuş Ankara'ya...

Aslında "millete oturtmuş" kuleleri demek daha doğru olur...

Dolar hesabıyla, 140 milyon dolarcık!..

Niye yapılmış kuleler?..

Tekel genel müdürlüğü burada çalışsın diye...

Çalışıp da ne yapacak?

Vatandaşın içtiği cigaraya ve aslan sütüne haşırt şeklinde zam yapacak?..

Matah bir iş mi bu ki, 140 milyon dolar harcanıyor, devasa kuleler yaptırılıyor, bir de bunun tefrişatı var, neredeyse 200 milyon dolar harcayacaklar...

Çüşünüz be, af buyurun ama çüşünüz...

Bu yaptığınızı, yıllarca keçi gibi sosyalistlikte direnen Çin bile yapmadı, inatçı Arnavutlar bile yapmadı...

Peki, buradaki "yüksek maharet" nerede?

Kapitalist olduğunu zanneden bir ülkede, bu sovyet sistemini yürütebilmekte!..

Hem helal olsun...

Hem de çüş olsun!..

BÜYÜTEÇ
Kılıçbalığı operasyonu yaptılar, altından hamsi bile çıkmadı.



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır