İMKB'nin faaliyete geçiş yıldönümünü yeni geride bıraktık (26 Aralık). Bu nedenle kamuoyuna açıklanmış rakamlar var. Şirketlerin halka açılmasından 16 milyar dolarlık kaynak sağlanmış. Sermaye artırımlarıyla borsadan reel ekonomiye aktarılan kaynak 23 milyar dolara varıyor.
Durup dururken bunu gündeme getirmenin anlamı ne diyebilirsiniz?
* Sermaye piyasasına dinamit- Dün Meclis'te görüşülmekte olan ve bankaların sermayelerinin devlet eliyle güçlendirilmesini içeren Mali Sektör Tasarısı'nda sermaye piyasasına bir gol daha atıldı. Bazı bankalar yanlış bilanço açıklayarak, kamuoyuna bilgi vermeyerek yüzbinlerce mağdur sermaye yatırımcısı yaratırken ve ilk fırsatta bu mağdurların durumunun düzeltilmesi beklenirken, şimdi buna yeni mağdurların eklenmesi adeta resmileştiriliyor. Kamudan fon desteği alacak bankalar bunun miktarını açıklamayacak. Çünkü bu aşama Sermaye Piyasası Kanunu'ndan ve Türk Ticaret Kanunu'ndan hariç tutuluyor. Ticaret Kanunu'ndan kaynaklanabilecek sakıncaları bilemem ama sermaye piyasasında işlemler ve ticaret tamamen bilgiye dayalı.
Borsanın sürükleyicisi banka hisseleri konusundaki bu tasarruf, sermaye piyasasının köküne dinamit koyuyor. Bankacılık sektörü çukurdan çıkartılırken sermaye piyasası batırılıyor. Çünkü bilgi olmadan sermaye piyasasında ticaret yapılamaz. Bilgileri gizli olan bir senet alınıp satılamaz.
* Kaynağı kim yaratıyor?- Sermaye piyasasının köküne dinamit neden konuluyor? Ülkeyi yönetenler, hükümet ve Meclis, ekonomiye özkaynak yaratan sermaye piyasasına neden üvey evlat muamelesi çekiyor?
Amaç bankacılık sistemini düzeltmekse bunun başka yolları bulunmalı ve var. Asıl amaç da ekonomiye kaynak yaratmak ise sermaye piyasasının bankalardan geri kalır tarafı yok. Bankaların yılsonu itibariyle şirketlere ve kişilere açtıkları kredi stoku 39.5 katrilyon lira. Bu yılsonu kuruyla 27 milyar dolar ediyor. Sermaye piyasası bunun sadece 4 milyar dolar gerisinde ve üstelik faizsiz, geri ödemesiz bir öz kaynak veriyor.
* Acil durum merkezi- Yaratılan bu kaynağa karşılık sermaye piyasasının kamuya ciddi bir yükü var mı? Buna karşılık bankacılık sisteminin devlete yükü ne kadar?
Batan bankalara daha yeni 20 milyar dolar konuldu. Yeni tasarı ile 4 milyar dolar da yaşayan bankalara konulacak. Gerçi bunların bir bölümü geri alınacak. Ancak sermaye piyasası için hiç bu tür para kullandırılması, kredi verilmesi söz konusu olmadı. Bu rakamlar en azından bankacılık sektörünün sermaye piyasasına göre daha maliyetli kaynak yarattığını gösterir. Üstelik biri özkaynak, diğeri borç veriyor. Ekonomiyi, ülkeyi, şirketleri, toplumu yönetenler bu farkı hiç göz önüne alıyorlar mı? Ekonomiye özkaynak sağlayan piyasaya üvey evlat muamelesi, yabancı kaynak sağlayan sektöre de öz evlat muamelesi yaptıklarının farkındalar mı?
Böyle bir durum ve haksızlık karşısında sermaye piyasasının ilgili tarafları artık teyakkuza geçmeli. Hatta bir acil durum platformu oluşturmalı, gelişmelere anında el koymalı, gerekli tepkileri zamanında vermeli ve stratejileri belirlemelidir.
* Sonuç- "İnsan, tehlike karşısında oturmaz, ayağa kalkar" Jacgueline Monsigny