
Tam bir rezalet
ANAP lideri Mesut Yılmaz, insanları hiçbir delile dayanmadan, gece yataklarından kaldırıp nezarete aldırmanın iyiniyetli savcılık olmadığını söyledi. Adalet Bakanı'nı göreve çağıran Yılmaz, "Türkiye AB'ye girecekse bunun yolu, milli gelirin artması değil, demokratik hukuk devleti olmasıdır" dedi
ANAP lideri ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, Emlakbank soruşturmasını bir "rezalet" olarak değerlendirerek, "İnsanları hiçbir delile dayanmadan, geceyarısı yataklarından kaldırıp nezarete aldırmak için emniyete talimat vermek iyi niyetli bir savcılık görevi değildir" dedi. Yılmaz, partisinin TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada, Emlakbank ile ilgili yürütülen soruşturmayı bir "rezalet" olarak niteledi. Yılmaz, şunları söyledi:
"Hiç kimsenin hiçbir şart altında herhangi bir yolsuzluğu savunma hakkı yoktur. Yolsuzluk yapanlar, eğer yapmışlarsa gayet tabii soruşturulacaklardır. Hukuk sistemi içerisinde takibata uğrayacaklardır. Ama insanları hiçbir delile dayanmadan ilk sorgulamalarından sonra serbest bırakılacakları açık olduğu halde geceyarısı yataklarından kaldırıp nezarete aldırmak için emniyete talimat vermek iyiniyetli bir savcılık görevi değildir. Hukuka uygun bir savcılık görevi de değildir. Bu konu, kayıtsız kalarak sadece seyredilerek, geçiştirilecek bir olay da değildir. Eğer bu tür uygulamaların bizim başımıza gelmesini istemiyorsak, başkalarının başına geldiği zamanda bunları mutlaka gündeme taşımak zorundayız. Bu konu, Meclisimizin mutlaka el koyması gereken bir konudur. Adalet Bakanı'nın mutlaka açıklığa kavuşturması gereken bir konudur. Türkiye, eğer bir gün Avrupa Birliği'ne girecekse bunun yolu, fert başına milli gelirin 2 binden 10 bin dolara çıkması değildir. Bunun yolu, Türkiye'nin gerçek anlamda, demokratik hukuk devletinin hayata geçirilmiş olmasıdır..."
İDAM YASADAN ÇIKMALI
Yılmaz, bir de önemli karar açıkladı, sınır illerinde yaşayanlar ile sınır ticareti yapanlara yurt dışına çıkışlarında Fon kesintisi uygulanmamasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararnamesi'nin tamamlandığını bildirdi. Yılmaz, sınır ticareti yapanlara muafiyetin, her bir şirket için 2 kişi ile sınırlı olacağını kaydetti.
ANAP lideri Mesut Yılmaz, ölüm cezası Türk mevzuatında yer aldığı sürece, kısa vadeli hedefler gerçekleştirilse bile, AB'nin ölüm cezasını ileri sürerek Türkiye ile tam üyelik müzakerelerine başlamaktan imtina edebileceğini söyledi. Yılmaz, MHP'nin bu konudaki tutumunun değişmediğinin görüldüğünü belirterek, "MHP ile de görüşeceğiz ve sanıyorum ki, akılcı bir sonuca varacağız" dedi. NTV ve CNBC-E'nin ortak yayınında soruları yanıtlayan Yılmaz, Mart ayına kadar, AB'ye verilen Ulusal Program'da yer alan kısa vadeli hedefleri ilgilendiren düzenlemeleri ve uyum yasalarını, Meclis'ten geçirmeyi planladıklarını belirtti. Bunların, anayasa değişikliği paralelindeki uyum yasalarının dışında, aynı zamanda AB üyeliği ile ilgili olarak yapılması gereken çeşitli düzenlemeleri içerdiğini ifade eden Yılmaz, "Bunları gerçekleştirebilirsek, AB ile tam üyelik müzakerelerine başvurabilecek duruma geleceğiz" dedi. Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: "Mart'ta kısa vadeli hedeflerimizi gerçekleştirir, ölüm cezasını mevzuatımızdan çıkarabilirsek, o zaman müzakerelere başlama talebini çok daha güçlü yapma imkanımız olacak. Aksi takdirde, bizim her ne kadar kısa vadeli hedefimiz olmasa bile, ölüm cezası Türk mevzuatında bulunduğu sürece, kısa vadeli hedefleri gerçekleştirsek bile, AB ölüm cezasını ileri sürerek, bizimle tam üyelik müzakerelerine başlamaktan imtina edebilir." İnsan hakları ve demokratikleşme ile ilgili gelişmelerin kendisinin tatmin edip etmediğine ilişkin bir soruyu Yılmaz, "Elbette ki, iyinin daha iyisi vardır. Hatta, 'en iyi, iyinin düşmanıdır' derler" diye yanıtladı.
Yılmaz, bir soru üzerine, Kıbrıs meselesinin, Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğe giden yolda en önemli sorun olduğunun herkesin malumu olduğunu ifade ederek, AB'nin, bu konuyla ilişkin Türkiye'ye yaptığı baskıların sonuç vermeyeceğinin hiç şüphe edilmemesi gereken bir konu olduğunu belirtti.
|