kapat
11.01.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
banner
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 NET YORUM
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 PAZAR SABAH
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 

Afete meydan okuyorlar

Adapazarı'nda depremzede üç aileyi ne kriz yıkabildi, ne de kar... İşsiz kaldılar, çöp topladılar. 20 metrekarede yılbaşını bile kutladılar

Marmara depreminde ağır yıkıma uğrayan Adapazarı'nda 25 bin konut yok oldu, 20 bin konut oturulmaz hale geldi. Depremin merkez üssü Gölcük olmasına karşın Adapazarı'ndaki zarar çok daha büyüktü. Ama devlet yardımlarından en azı Adapazarı'na ayrıldı. 4.5 katrilyon liralık deprem vergisinden kentin payı sadece 500 trilyon oldu. Bugün kentte 41 bin aile hâlâ prefabrik evde yaşıyor. Nüfusun yüzde 16'sı işsiz. Suçlar da almış başını yürümüş.

Ev yok, iş yok, para yok, teselli bile yok. Depremi gören, krizi de atlatan Adapazarlılar, bir de kar yüzünden mağdur oldu. Ancak buna rağmen bazıları birbirine destek olup, ümit etmeyi unutmadı. Kentin 9 kilometre dışında Emirdağ konutlarında yaşayan Akcan Ailesi gibi...

ÇÖPTEN GÜNDE 4 MİLYON
Akcan Ailesi 29 metrekarelik bir kutucukta yaşıyor. Evin reisi Hasan Akcan'ın yedi yıl önce geçirdiği felç yüzünden sağ kolu tutmuyor ve çalışamıyor. Bir diğer işsiz de evin oğlu Timur, üstelik eşi Ayşe de yedi aylık hamile. Avin tüm yükü 57 yaşındaki Aysel Akcan'ın yaşlı omuzlarında. Aysel Akcan buz gibi evinde başlıyor anlatmaya:

"Birkaç ay çadırda yaşadık, sonra bu prefabriğe taşındık. Can kaybımız yoktu çok şükür ama oğlum Timur bağırsaklarından hastalandı, tedavi olmazsa sonu bağırsak kanseri" diyor. Devam ediyor:

"Ben her sabah erkenden evden sırtıma çuvalımı alıp şehre iniyorum. Kağıt, karton, demir, şişe gibi işe yarayan ve para eden çöpleri topluyorum. Böylece günde en fazla biraz şansım varsa 4 milyonla eve dönüyorum. Yoksa, Allah ne verdiyse..."

EKMEĞİNİ ÇÖPTEN ÇIKARIYOR
Eşi felç, oğlu işsiz... Aysel Akcan, çöp toplayarak evini geçindiriyor. Diz boyu karın olduğu kentte, ekmeğinden olmuş. Eve bir lira bile götüremeyince, bir kahveciden yardım istemiş. Akcan, "Birkaç milyon toplandı, erzak aldım. Eve dönerken yol boyunca ağladım" diyor.

Ev de yandı aşk da!
Emirdağ prefabrik evlerinde 347 no'lu prefabrik 22 Kasım günü alev aldığında Çoktırpancıoğlu Ailesi 17 Ağustos'tan sonra ikinci yıkımla karşı karşıya kalmış. Büyük oğlan Sadık depremden sonra işini yeniden canlandırıp prefabriğe taşınmış. Ama komşusundan gelen bir telefonla yıkılmış. Evleri yanmış. Annesi ve kardeşine bir şey olmamış. Aynı gün bir prefabriğe yerleştirilmişler. Sadık, "Boş bir prefabriği verdiler bize. Bir somya ve döşek vardı. O gece gözüme uyku girmedi, tüm umutlarım kül olmuştu. Evde yanan bir miktar para vardı, bir gün sonra mal aldığım bir alacaklıya ödeyecektim" diyor.

Sadık'ın, Derya isimli bir kız arkadaşı var. İleride evlenmeyi düşünüyorlar. Ama ilişkilerine son vermek zorunda kalmışlar. Sadık, "Ama çalışıp ona döneceğim" diyor.

Yedimiz koyun koyuna yatıp ısınıyoruz
Nuran Sezen, enkaz altından 8 saatte kurtarılanlardan. Beş çocuğu var, eşi işçi, ama 17 Ağustos'tan önce patronmuş. Nuran Hanım birkaç milyon tasarruf için ekmeğini bile evde yapıyor. Astım hastası olan bir buçuk yaşındaki kızları Beyzanur'un ilaçları aylık 70 milyon lirayı buluyor.

Sezen, "Depremden önce eşim kendi işinin patronuydu. Şimdi haftada 30 milyon yevmiyeyle çalışıyor. Bunun 10 milyonu yola gidiyor ve bize 20 milyon kalıyor. Ayda 80 milyonla geçinmeye çalışıyoruz, biraz babam yardım yolluyor hepsi bu. Bebeğim hasta, çocuklarımdan ikisi okula gidiyor. Bazen ay sonunu nasıl getirdiğimize şaşırıyorum" diyor. Sezen Ailesi 21 metrekarelik evlerinin kapısına yeni yıl dolayısıyla, üzerinde 'Yeni yılınız kutlu olsun' yazan kardan adam resmi asmış. Oysa kar Sezen Ailesi'nin zor olan yaşantısını bir kat daha zorlaştırmış.

Çocuklar okula, babaları işe gidememiş. Yılbaşı gecesi çocukları için kek ve poğaça yapan Nuran Sezen soğukla da öyle güzel başa çıkmış ki...

"Bazı geceler" diyor, "O kadar soğuk oluyor ki çocuklarım soğuktan uyuyamıyorlar. Biz de beşini birden yatağımıza alıp koyun koyuna uyuyoruz..."

Burak KARA



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır