Lucescu eleştiriler için "Bana başarısız diyenlere şaşıyorum" dedi. Romen hocanın sözleri için yorumunuz nedir? Lucescu yalan söylüyor. Hakan Ünsal'ın kadro dışı kalmasından haberi yokmuş. Yönetimin tasarrufuymuş. Karışmazmış. "Hakan Ünsal ile Suat'ı kadro dışı bırakın" diye yönetime başvuran kim? Yönetim, "Profesyonel sözleşmeli adamımızı kadro dışı bırakmayız. Kadro dışı bırakmak teknik adamın görevi" demedi mi? Ve Lucescu, "Bunları kadro dışı bırakın" dediği hafta, Hakan'ı ilk 11'de, Suat'ı ikinci yarıda sahaya sürmedi mi?
Diğer futbolcuları kaybetmemek için ön plana çıkmak istememiş olamaz mı?
Lucescu'da kendine güven yok. Otorite yok. Disiplin yok. "Ben" diyemiyor. Saha kenarındaki vücut dili Lucescu'nun kişiliğini ortaya vuruyor. Yönetim Hakan ile Suat'ı kadro dışı bırakacak, Lucescu arka çıkacak, futbolcular Lucescu'yu sevecekler, gol atınca ona koşacaklar. Ama G.Saray yönetimi bu ucuz tezgâha gelmedi.
Ama Lucescu da "Ben" diyor. "Yozgat maçını değişikliklerle kurtardım" diyor.
Hadi oradan! Önlem alacak olsan, Barcelona, Roma maçlarını verir miydin? 80. dakikada önlem alacağına son 20, 30, 45 dakikada alıp Yozgat'ı yensen daha iyi değil miydi? Palavra! Horvath gibi bir adam forma görmeden gitti. Hem de takımın en büyük eksiği orta alanda görülürken. Neden? Şu veya bu sebeple Horvath'ı sevmedi.
Jardel'e karşılık futbolcu değil, para istediği için gelenlere soğuk bakmış olabilir.
Bütün çabası futbolculara yaranmak. "Ben futbolcu istemedim, para istedim ki size dağıtılsın." Yönetimin ve takımın altını oyan bir hoca.
Eskilerde genel bir düşüş olduğu iddiasına katılıyor mısınız? Örneğin, Ergün'ün
Yozgat'taki performansı...
G.Saray'da genel bir istikrar yok. Ergün bir maç harika, ertesi maç sıfır. Lucescu, takımda rekabeti öldürdü. En büyük suçu bu. Bazı adamlar, örneğin Bülent Akın ne kadar kötü oynasa da yeri garanti. Birisi "Her halukârda oynarım" diyor; öteki "Her halukârda oynamam." Bu takımın idman motivasyonu olabilir mi? Bir takım adamları harcamak için oynatıyor. Örneğin Berkant. Bir teknik direktör maçın son 7 dakikasında oynattığı adamı basın toplantısında "Bize maçı kaybettiriyordu" diye kendi camiasına ihbar eder mi? Beşiktaş maçında yaptı. Yozgat maçında da aynı amaçla soktu Berkant'ı. Maç kaybedilse, "İşte Berkant" diyecekti. Berkant harika bir gol attı. Bir de büyük cesaretle penaltı özürlü takımın penaltısını kullandı.
9 futbolcusunu kaybettiğini söylüyor.
Yeni ağıtı bu. 11 futbolcunun 9'u gitmedi. Avrupa Şampiyonu olmuş 22 kişinin 9'u gitti. Geriye taş gibi 13 kişi kalır. Eskileri aratmayacak, çok iyi adamlar alındı. Lucescu, UEFA Şampiyonu kadroyla eline konan şampiyonluğu reddederken, Denizli asıl toplama takımla, hayatta biraraya gelmemiş 22 adamla, (Hatta 22 bile değildi) şampiyon oldu. Denizli tu kaka! Bu garip Romen aslan.
Türk medyası öylesine iki yüzlü, öylesine çifte standartlı ki... Lazetiç lig sürerken Yugoslavya'ya evlenmeye gitti. Türkiye'ye uçakla 1 saat. Yer yerinden oynadı. Mustafa Denizli'yi yerin dibine soktular. Fleurquin'in, lig sürerken Türkiye'ye 24 saat mesafedeki Uruguay'a gittiğinden Türk kamuoyunun haberi var mı? İkinci sınıf bir Romen'i göklere çıkarmak ve Türkiye'nin yetiştirdiği en büyük teknik direktörlerden birini yok etmek için uğraşan medyayı ibretle izlemeye devam ediyorum.