Siz, yani Ankara, Washington'da neler olup bittiğinden gerçekten haberiniz var mı? Merak ediyoruz.. ABD yönetiminin Irak konusundaki hazırlıkları ve yönetimin gerek içinden, gerekse yakın kişiler, örneğin Richard Perle gibi isimler aracılığı ile dünyaya verdiği mesajları duyuyor musunuz? Gerçekten merak ediyoruz..
Sizler Ankara'da görev yapan sivil ve askerler, ne olur şunun artık farkına varın:
"Bush yönetimi, Saddam'ın devrilmesi kararını aldı bile.. O iş bitti.. Artık bunun yöntemi konuşuluyor Washington'da.. Kapalı kapılar arkasında sadece, Saddam'ın devrilme yönteminin ne olması gerektiği tartışılıyor.. Hatta hâlâ güvercin sandığınız Powell, geçen ay, sürgünde yaşayan 12 Iraklı lideri Washington'a getirtip, Saddam sonrası yönetim biçimini bile konuştu.. IUK Başkanı Çelebi'nin de, Pentagon'a verdiği savaş planının, Wolfowitz'in kurduğu inceleme grubu tarafından değerlendirildiğini, bu planın içeriğinin ne olduğunu biliyor musunuz?"
Tabii bütün bu işaretlerden hâlâ bir şey algılayamıyorsanız, biz ne yapalım? Siz veya başkaları, ne derseniz deyin, Saddam için düğmeye basıldı..
Onun için, Başbakan Ecevit Washington gezisi sırasında, yukardaki gerçeklerin ışığında, pazarlık etmeli.. Yani, bizim için meselenin, sadece, Irak'ın bölünmemesi olduğunu anlatmalı.. Amerikalılar'a "Şunu yap, bunu yapma" diyerek akıl vermek yerine "Saddam sonrası için nasıl işbirliği yapabiliriz?" sorusuna cevap aramalı..
Kaldı ki, Saddam sonrası Irak'taki gelişmeler konusunda söz sahibi olmak istiyorsak, elimizdeki kartları, buna göre oynamanız gerekiyor.. Söz sahibi olmak için de, "Oyunun içinde olmak gerekiyor, dışında değil.."
Bütün bu gerçeklerin ışığında, Güneri Cıvaoğlu'nun yazısında gördüğüm, Genelkurmay'ın kurduğu ve başında Tuğgeneral Reşat Ödün'ün bulunduğu Stratejik Araştırmalar ve Etüt Merkezi SAREM'in, Irak'la ilgili ortayı çıkardığı kağıt ve sanıyorum Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kıvrıkoğlu'nun da buna dayanarak yaptığı açıklamanın, hiçbir geçerliliği olmayacaktır..
Şu gerçeğin de altını çizelim; ABD'de Savunma Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı arasında Saddam'ın götürülmesi konusunda bir görüş ayrılığı yok. Bunun yöntemi konusunda var.. Tartışılan "Saddam'ı devirmeyi açık mı, örtülü mü yapalım?" noktası.. Başka bir şey değil..
Ankara, Saddam gibi kimyasal ve biyolojik silahlar geliştiren, uzun menzilli füze peşinde koşan, imkanını bulsa nükleer silah bile yapacak olan ve de ne zaman ne yapacağı belli olmayan bir diktatörle yanyana yaşamaktan, çok mu mutlu?
Her şeyi bir yerli yerine koyabilsek, ağaçlar yerine ormanın tümünü görebilsek, önümüzdeki resmin ve 11/9 tarihinin ne anlama geldiğini, nasıl bir yeni dünya kurma yolunda ilerlediğini bir kavrayabilsek iş bitecek..
Sayın Başbakanımız Ecevit'e çok önemli bir şeyi daha hatırlatalım; Washington'da, Türkiye için çok önemli olan, gerek Kongre, gerekse yönetim nezdinde, Türkiye'nin hep yanında yeralmış olan Yahudi lobisi ile mutlaka görüşeceksinizdir.. Onun için, Türk Yahudi cemaati temsilcilerini mutlaka, ama mutlaka, gidecek heyetinize dahil etmeniz gerekiyor.. Düne kadar etmemiştiniz de..
Haa bir de, geçenlerde, Amerika'daki Yahudi lobi grupları, Başkan Bush'a bir mektup yazarak "Türkiye'ye ekonomik yardımın artırılmasını" istemişlerdi.. Ama baktık aralarında çok önemli bir lobi örgütü yok. Adı AIPEC.. Hazır oradayken, onların neden bu bildiriye katılmadığını da anlatsınlar size.. İran ile ilgili birşey onları olumsuz etkilemiş olmasın.. Bizden hatırlatması.. Gereğini yapmak ise Başbakan'ın görevi..