kapat
28.12.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 NET YORUM
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 PAZAR SABAH
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Yargılanması gerekir

Mesut Yılmaz ifşa ediyor: "İlerlemeye bürokrasi direniyor!"

Tansu Çiller de "hidayete" eriyor:

"Bu memleketi Zekeriya Temizel batırdı!.."

Bu arkadaşların, zamanında bizi dinlemesi için göbeğinize kadar sakal bırakmamız mı gerekecek?..

Temizel ve benzen

Ecevit, vergi polisi Temizel'i maliyenin başına oturturken hayatının hatasını yaptı.

Vergi adı altında binbir çeşit salma ve haraç ile milletin ayağındaki pantolonu almaktan başka yol ve yöntem bilmeyen bu şahıs, Mali Milat icadı ile ekonomiyi felç etti.

Vatandaşta da aylar sonra bile ortadan kalkmayan bir "korku psikolojisi" yarattı.

Çünkü o sadece bir "vergi polisi" idi, vergileri had safhada toplayınca meselenin biteceğini; ekonomide "polis devleti" yaratmanın nasıl bir felaket anlamına geldiğini bilmiyordu.

Kimyacılar "benzen" elementini "akrep"e benzetirler..

Bünyesindeki karbonlar, hidrojene çok aç olduklarından, kendi içindeki karbonlar, yine kendi içindeki hidrojenlerle bağ yapabildiğinden ötürü, kendi kuyruğunu ısıran akrebe benzetilir, benzen...

Temizel de, "benzen"in karbonları gibi vergiden başka bir şey düşenemediğinden, yalnız kendi kendini değil, milleti de soktu, zehirledi.

Hesap vermek yerine...

Türkiye'nin tuhaf bir alışkanlığı var. Birinden hesap sormak için ille de hırsızlık ve yolsuzluk olmasını bekliyoruz.

Halbuki, ülke adına karar mekanizmalarında yer alanların ille de kişisel çıkar elde etmiş olmaları gerekmiyor.

Verdikleri kararlarla, toplumun büyük zararına yol açan kamu görevlileri bu sebeple hesap vermek zorunda olmalı değiller mi?..

Arjantin'i batıran Cavallo, bakın çıktı "Pişmanım, üzgünüm hatalıydım" diyor.

Temizel, Mali Milat ile de kalmadı, BDDK başkanlığı döneminde, sermaye piyasasını içinden çıkılmaz hale getirdi.

İnsanlarımız yarı yarıya yoksullaştı... Toplum, parayla ölçülmeyecek bir umutsuzluk ve bedbinlik içine sürüklendi.

Yüzbinlerce insan işssiz kaldı.

Binlerce insan belki de bu yüzden delirdi, tımarhanelik oldu.

Özel bankalara, bakkal dükkanı muamelesi yapanlar, fon üstünden bankalara milyarlarca dolar aktaranlar, bu paranın belki de yarısıyla, birçok bankayı rehabilite edebilirlerdi.

Bunun hesabını kim verecek?..

Bir ülkeyi ve o ülkenin insanlarını, uçurumun kenarına getirip bırakmak, büyük bir suç değil mi?..

Uyarıyorum

Dinlediğim radyoda, jenerik gibi tekrarlanan bir ses, şöyle sesleniyor:

"The government is not the solution of the problem... The government is the problem!"

"Hükümet, problemin çözümü değildir. Hükümet problemdir."

Ben bu sözü değiştirdim:

Temizel zihniyeti çözüm değildir. Bu zihniyet asıl problemdir.

Ülkeyi tanımadıkları gibi yetenekleri de olayları anlamalarına el vermeyen bir kısım yazar ile beyinleri kireçlendiği için 68'lerde kalmış bazıları, Temizel gibileri bu memlekete hala çare diye kakalamaya çalışıyorlar.

Haberiniz olsun!

Hatta sosyal demokrasinin kurtuluşu falan muamelesi çeken embesiller de yok değil...

Temizel zihniyeti, bir şekilde ve herhangi bir tesadüf ile tekrar maliyenin başına geçerse eğer, bavulları şimdiden hazır edin...

Çünkü getireceği vergi, haraç ve salmaları kimse ödeyemeyecek ve bu defa 42'de olduğu gibi gayri müslimlerle birlikte, milletçe Aşkali'yi boylayacağız.

Temizel'in fiyakalı kaşlarında da bilin ki "kıl oynamayacak!"



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır