Fenerbahçe yönetimi ile Mustafa Denizli arasında, zaten gergin olan ipler, deplasman için gidilen Diyarbakır uçağına binerken kopma noktasına gelmişti. Denizli'ye hiç müdahale etmeyen ve onu "Samandıra'nın imparatoru" ilan eden Başkan Aziz Yıldırım, istediği küçük şeylerin kaale alınmadığını görünce hocasını defterden silmişti.
D.Bakır maçını F.Bahçe 2-1 kaybetti. Maçtan sonra bazı yöneticilerin, "Soyunma odasına gidelim" teklifini geri çeviren Yıldırım, sinirinden yerinde duramıyordu. Havaalanına kadar güç bela sabretti.
F.Bahçe deplasmanlarında adettendir, kafile uçağında Denizli pilot kabinine girer ve iniş anına kadar yerinden kıpırdamaz. D.Bakır dönüşü böyle olmadı. Başkan, Oğuz Çetin'e talimat vererek Denizli'yi yanına çağırttı. Denizli, Yıldırım ile başkan vekili Uğur Dündar'ın arasına oturdu. Yıldırım hiddetli bir tonda konuşmaya başladı:
"Hoca, bu kadarı da fazla. D.Bakır'ı yenemeyeceksek kimi yeneceğiz? Artık senin arkanda duramam. Camia sana karşı haklı olarak büyük tepki taşıyor. Sen gel istifa et."
Böyle bir teklife karşı hazırlıklı olan Mustafa Denizli, "Bunlar burada konuşacak konular değil, bakalım" diyerek ikilinin arasından kalktı ve en arkaya futbolcuların arasına oturdu. Gözlerini de kapatarak, bir nevi şekerleme yapar gibi yolculuğu tamamladı. Yıldırım cephesi ise Denizli'nin o konuşmada, "Olur, istifa edeceğim" sözü verdiğini öne sürdü daha sonra... Nitekim, Denizli gittikten sonra Yıldırım uçaktaki yöneticilere, "İstifasını istedim, o da kabul etti" diye açıklamada bulundu.
Atatürk Havalimanı'ndaki karşılama ise tüyler ürperticiydi. "Biraz şerefin varsa istifa et Mustafa Denizli" diye bağırıyordu bazı taraftarlar. Denizli de işte orada anladı direnmenin gereksiz olduğunu...
Başkan Yıldırım, kızgın taraftarın ateşini düşürmek için kafile otobüsüne binip, Denizli'nin yanındaki koltuğa, kaleci antrenörü Nurettin'in yanına oturdu. Otobüs kalktıktan sonra ise tam havalimanı çıkışında inip başka bir otomobile geçti. Bu, "Hoca, seninle işim bitti" mesajının net bir biçimde ortaya konulmasıydı.
Zor geçen bir gecenin ardından Samandıra'ya giden Denizli, sabaha kadar çay üstüne çay içerek ne yapması gerektiğini düşündü. Aynı şekilde, başkan Yıldırım da Denizli'nin istifasından sonra neler yapacağını planlıyordu.
Ancak ertesi gün Denizli istifa etmedi. Yönetim cephesi ise "İstifasını bekliyoruz" mesajlarını yaymaya başlamıştı. Bu yöntemle başarısız tablonun Denizli tarafından "Benim başarısızlığım" olarak kabul edilmesi sağlanacaktı. Denizli ise 72 saat direndi. İstifa etmedi. Bazı yöneticiler, Denizli'yi cep telefonundan aradılar ama ulaşamadılar. Denizli, ev telefonunun başında F.Bahçe yönetiminden bir yaklaşım bekledi. Aynı şekilde Denizli'nin basındaki konuşmalarını okuyan yönetim de, "Bunları niye bize söylemiyor" diye iletişim beklentisi içindeydi.
Mustafa Denizli gururlu bir insandı. Yönetimi arasa, "Beni affedin" demiş olacağının, bu ilişkinin çoktan koptuğunun, ayrılmadığı takdirde ilk fırsatta alaşağı edileceğinin farkındaydı. Dolayısıyla direndi ve pazartesi akşamı yönetim kurulu toplantısında, saat 18.15'te görevine son verildi.
İşin ilginç yanı, bu olaydan sonra bir F.Bahçeli yönetici şunları söylüyordu: "Denizli son dakikaya kadar, telefon açıp, 'İstifa ediyorum' dese, göreve devam etme şansı olacaktı. Çünkü o zaman yönetim kurulu, 'Hatasını kabul ediyor. Bize gerekli önlemleri alacağının güvencesini verirse, onunla yola devam edeceğiz' diyebilirdi. Ama Denizli bu iletişimi kopardığı için şansı da kalmadı."
BİTTİ