
Bu kez devlet kurtaracak
Bankacılık sistemini krizden çıkarmak için tarihi operasyon başlıyor. Dünya Bankası borç verecek. Hazine de belirlenen kriterleri tutturan bankalara 7 yıl vadeli toplam 7 katrilyon lira kredi açacak
Ekonomi yönetimi bankacılık sistemi ile ilgili tarihi bir karar alıyor. Mali bünyesi sorunlu, kriz nedeni ile bilançosu erozyona uğramış bankaların ayakta kalması için yeni bir formül geliştirildi. Bu durumdaki bankaların Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilmeden yaşatılması için Hazine özel bankalara TMSF aracılığı ile 7 yıl vadeli kredi açacak. 7 katrilyon lirayı bulacağı tahmin edilen operasyon, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda dün görüşülmeye başlayan Mali Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Tasarısı çerçevesinde yapılacak. Operasyonun yasal dayanağını oluşturmak için tasarıya eklenmek üzere bir önerge hazırlandı.
Bu maddenin gerekçesinde ise, ekonomik dalgalanmalar nedeniyle bankaların faiz ve kur riskinden kaynaklanan zararlarının arttığı, reel sektörün içinde bulunduğu güçlük nedeniyle kredi tahsilinde sorunlar yaşandığı, banka ortakları tarafından konulan sermayenin gerek TL'nin değer kaybı gerekse faaliyetlerden doğan zararları nedeniyle önemli ölçüde erozyona uğradığı vurgulandı. Hazine bankalar için gerekli kaynağı Dünya Bankası'ndan sağlayacak.
Operasyondan hangi bankalar yararlanacak?
* Türkiye'de kurulu mevduat kabulüne yetkili özel sermayeli bankaların, krediler ve diğer alacaklar için ayrılması gereken karşılıklardan, kur değişimlerinden veya diğer faaliyetlerinden kaynaklanan zararları belirlenecek. Bankaların mali tabloları BDDK tarafından bağımsız denetim kuruluşlarına denetlettirilecek.
* Bu denetim raporları da ikinci kez bir başka bağımsız denetim kuruluşu tarafından incelenecek. BDDK her iki raporu kendi gözetim ve denetim sonuçları ile karşılaştırarak son bir denetim daha yapacak. Ancak bankaların bu yardımdan faydalanabilmesi için grup kredilerinin yasal sınırlarda olması gerekiyor. Bu şartın konmasının nedeni ise Hazine yardımının kötü niyetli kullanılmasının önüne geçmek. Bu şart nedeniyle banka sahipleri, "Nasıl olsa devlet beni kurtarıyor. Ben kendi şirketlerime kredi kullandırayım" diyemeyecek.
* Sermaye yeterliliği oranı yüzde 5'ten az, ancak 0'dan büyük olan bankalarda bu oranın yüzde 5'e çıkarılması için gerekli sermaye artırımına ortaklarca ödenecek tutarı aşmamak kaydıyla TMSF katılabilecek. (Yani ortaklar sermaye artışı için 100 trilyon lira koyarsa, Fon da en fazla bu kadar para verecek)
* Sermaye yeterliliği oranı yüzde 5'ten daha yüksek olan bankalarda bu oranın yüzde 9'a ulaşmasına yetecek kadar hisse senedine dönüştürülebilir tahvil karşılığı 7 yıl vadeli sermaye benzeri kredi sağlanacak.
* TMSF, sermaye yeterliliği sıfır ile 5 arasına olan bankalara, ortakların yatıracağı sermayeyi aşmayacak kadar sermaye karşılığı kredi verirken, bu ortaklara ait her türlü mal varlığını da teminat olarak tutacak.
Yeniden yapılandırma programında 2001 yılsonu bankacılık sektörü bilanço büyüklüğü itibariyle sektördeki payı yüzde 1'den az olmayan bankalar yararlanabilecek.
* Sektördeki payı yüzde 1'in altında olan bankalar ise diğer bankalarla birleşme ya da devralma suretiyle paylarını yüzde 1'e çıkarmaları kaydıyla bu imkandan faydalanabilecek.
* TMSF tarafından bankalara sermaye veya sermaye benzeri kredi olarak verilecek tutarlar için Hazine Müsteşarlığına, Fon'a borç olarak devlet iç borçlanma senedi verilecek.
İLK ETAPTA 10 BANKA
* BBDK Başkanı Engin Akçakoca, Cumhuriyet tarihinin en büyük ve en önemli operasyonu olarak tanımladığı bu uygulamanın şaibeye yol açmadan 6 ay içinde tamamlanacağını söyledi. Akçakoca'nın verdiği bilgiye göre, sektördeki payı yüzde 1'in üstünde ancak sermaye yeterliliği yüzde 8'in altında olan banka sayısı 10. Böylece söz konusu karardan 10 banka kesin olarak yararlanırken, 10 bankanın birleşme ve devralma şartını yerine getirmiş olmaları gerekecek.
Akçakoca, bilanço büyüklüğü için 30 Eylül 2001 tarihinin esas alınacağını belirtti ve şu bilgiyi verdi:
"30 Eylül itibariyle sektörün büyüklüğü 110 milyar dolar. Almanya'nın 18. bankasına eşit. Kamu ve fon bankalarının aktifleri 66 milyar dolar, özel bankaların toplamı ise 44 milyar dolar. Operasyonun sonunda, ana sermayesiyle yüzde 8 sermaye yeterlilik oranını tutturan ya da ana sermayesi ile yüzde 5 artı katkı sermayesi ile yüzde 8'i geçen bankalar kalacak."
Keşke bu kararı daha önce alsaydık
Derviş: Bu aşamaya gelinmesi için kredi sağlayan kuruluşların ikna edilmesi gerekiyordu. Keşke bu kararı çok daha önce alsaydık...
Mali Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması ve bazı yasalarda değişiklik öngören tasarı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülmeye başlandı.
Devlet Bakanı Kemal Derviş, bankaların Fona alınmadan sermaye desteği ile yaşatılması operasyonunu SABAH'a şöyle değerlendirdi:
"Keşke bu karar çok daha önce alınsaydı. Ancak bunun için belli aşamaların katedilmesi, kredi sağlayacak kuruluşların ikna edilmesi gerekiyordu. Burada yapılan şey bir bankaya kaynak aktarılması ya da bankaların kamulaştırılması tercihinden farklı. Bankaların sermayelerini güçlendiriyoruz. Bu uygulama Malezya ve Meksika'da başarılı olmuş. IMF ve Dünya Bankası'ndan sağlanacak kaynakların bir kısmı da bu amaçla kullanılacak. Kaldı ki bu düzenleme yeni stand-by için ön şart. Böyle bir düşünce aklımızdan geçmedi. Ama diyelim ki, reel sektörün bankalara olan borçlarını sıfırladık. Bu sorunu çözmezdi. Önemli olan reel sektörü destekleyecek mali kesimin güçlendirilmesidir. Uygulama son derece şeffaf olacak. Bağımsız denetimden geçen bilançolara göre bu operasyonun mali boyutu da netlik kazanacak ve kamuoyuna açıklanacak."
"HIZLI DAVRANMALIYIZ"
Derviş, getirdikleri yeni uygulama için komisyonda yaptığı konuşmada ise, "Türkiye'nin yeniden hızlı büyümeye geçebilmesi için, kamu ve özel bankaların güçlü olması, cesaretli davranabilmesi ve reel ekonomiye ve özellikle KOBİ'lere daha hızlı kredi verebilmesi ve daha büyük hacimli kaynak aktarması gerekir" dedi.
Derviş, şöyle devam etti: ''2002'de beklediğimiz büyüme sürecinin çok önemli bir şartı budur. Bankacılık sistemini önümüzdeki haftalarda daha güçlü hale getiremezsek, Türkiye 2002'de ortaya çıkan olumlu koşulları yeterli ölçüde değerlendiremeyecektir. Büyüme, istihdam ve vatandaşların gelirleri için bankacılık sisteminin daha güçlü biçimde yapılandırılması önemlidir. Bu konuda hızlı davranmamız gerekiyor."
ÖNEMLİ OLAN VATANDAŞ
Finans sektörünün halen yeterince güçlü bir yapıya kavuşturulamadığını kaydeden Derviş, bunun için yeni destekler gerektiğini söyledi. Ulusal bankacılık sistemini devam ettirmek istediklerini, bunun için de yabancı sermayenin belirli sınırlar içinde kalması gerektiğini anlatan Derviş, ''Türk bankacılık sisteminin bir daha böyle bir krize girmemek üzere ayakta kalması ve işlevini yerine getirmesi çok önemlidir. Sisteme destek vermek, hem reel ekonominin iyi işlemesini sağlamaktır, hem de aynı zamanda vatandaşın mevduatını güvenceye almak, korumaktır. Kamudan sağlananacak kaynak herşeyden önce vatandaşa verilen bir kaynaktır, destektir'' dedi.
ANAP'la DSP birbirine girdi
Bankaclık sektörünün toplam aktiflerinin yüzde 1'inden daha fazla paya sahip olan bankalara sermaye desteği sağlanacağına ilişkin önerge onaylanırken ANAP ile DSP'liler birbirine girdi. Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş, yüzde 1 olan oranın yüzde 2-3 olarak tartışıldığını ancak bu oranda uzlaşma sağlandığını belirtince ANAP'lı Nesrin Nas ve Yaşar Topçu "Hayır uzlaşma sağlanmadı" diye itiraz ettiler.
OYLAMADA KAVGA
Karşılıklı görüşlerin iletilmesinden sonra sıra önergenin oylanmasına geldi. Milletvekilleri arasındaki tartışma şöyle oldu:
Nas: (Metin Şahin'i kastederek) Siz bana nasıl çekimser kalın diyebilirsiniz?
Şahin: Komisyonu ben yönetiyorum.
Nas: Siz komisyonu yönetiyorsunuz. Kimseyi yönetmiyorsunuz, milletvekillerini yönetmiyorsunuz.
Şahin: Ben saydım 12 oy etti. Oylama geçerli.
Nas: Ben DSP üyesi değilim. Siz bana fırça çekemezsiniz.
Yaşar Topçu: Sayın Şahin niye sinirleniyorsunuz? Yeminle söylüyorum, oylamada hata var.
Şahin: Hayır hata yok.
Topçu: Kabul etmediğim bir şeye niye çekimser kalayım. Ret oyu veririm.
Bu tartışmalara rağmen önerge kabul edildi.
Okan MÜDERRİSOĞLU
|