Sevdiğim bir arkadaşım. Zekası, görüntüsü, bilgisi hoşuma gidiyor. Çok da tatlı dilli. Yasak aşk söylentisinin 6 trilyonluk boşanma tazminatını tehlikeye sokacağına da inanmıyor Hamira Hanım: 2 bin kişinin katıldığı yemekte çekilmiş bir fotoğraf neyin delili olabilir ki...
Hamira Baran. Namı- diğer İranlı gelin. Türkiye onu işadamı kocası Sinan Baran'a açtığı bol skandallı, 6 trilyonluk boşanma davasıyla tanıdı. Eski Sağlık Bakanı Yıldırm Aktuna ile samimi bir pozu gazetelere yansıyınca da 'yasak aşk ilişkisi' gündeme oturdu. Hamira Hanım esmer güzeli, fıkır fıkır bir kadın. 'Şen dul' desek yalan olmaz. Güzelliği, şıklığı ve Türkçe'yi kullanmaktaki ustalığıyla gündemi daha çok meşgul edeceğe benziyor.
* Kaç yaşındasınız?
Aaa yapma, evleneceğim bak. 25'te kaldım. Hem hayat 30'undan sonra başlar.
* Bu davalar sizi hayli meşhur etti...
Tam öyle oldu. Gazete sayfalarında bir Bill Clinton ve sevgilileri, Usame Bin Ladin ve bir de ben varım. Sevgilim olursa kesinlikle birinci sayfada yer alacak, manşet bile olabilir! Zaten bir meşhur çapkın Clinton var bir de Yıldırım Bey!
* Sevgiliniz yok mu?
Adliye koridorlarında sevgili bulunmuyor.
* Kolay aşık olur musunuz?
1.5 yıldır olmadığıma göre.. İnsanına bağlı. Bazen biri karşınıza çıkıyor ve hemen aşık oluyorsunuz. Eşime zamanında çok çabuk aşık olmuştum.
* Ne ararsınız birlikte olacağınız erkekte?
Üstünü aramam! Elektrik meselesi. Ben bir adamda sarı saç ararım, cüzdanı dolu ararım gibi düşüncem hiç olmadı. Elektrik alırsam o insanla birlikte olabilirim. Dikkat ederseniz samimi bir insanım. Biriyle çıkmış olmak için çıkamam ben.
* 6 trilyonu alırsanız ne yapacaksınız?
Bilmiyorum, hiç öyle hesaplar yapmadım.
* Yıldırım Bey'le fotoğrafınız yayınlandıktan sonra dava bundan olumsuz etkilenir mi?
Avukatım Serdar Pehlivan böyle olmayacağını söylüyor. 2 bin kişinin katıldığı bir yemek. Hem ben eşimden bir buçuk yıldır ayrıyım.
* 6 trilyon biraz fazla değil mi?
Neye göre fazla? Eşimin varlığına göre hesaplandı. Bu hesabı da avukatım yaptı.
* Yeni Medeni Kanun'a göre aslında daha fazlasını alabilirdiniz...
Evet. Aslında 60 trilyon bile alabilirdim. Çünkü eşim bu söz ettiğimiz mal varlığına benimle evliyken sahip oldu ve benim de ortaklıklarım var. Yalnız ben buna takılmış değilim. Bir an önce dava sonuçlansın ve kendi yolumu çizeyim istiyorum.
* Nasıl bir yol bu?
Yeni bir iş ve dediğim gibi evleneceğim. Artık bu haberlerden sonra iyi birini bulurum!
* Boşanma davanız geldi Yıldırım Bey'le arkadaşlığınıza dayandı. Nasıl tanışmıştınız?
Kulüplerden tanışıyorduk.
* Hangi kulüplerden?
Moda Deniz Kulübü var örneğin. Bu tarz yerlerde herkesle selamlaşılır. Ancak asıl arkadaşlığımız okul nedeniyle oldu. Yıldırım Bey kızımın okulunda vakıf danışma kurulu üyesi. Ben de okul aile birliği başkanıyım. Böyle olunca ister istemez daha çok görüşüyorsunuz.
* Özel hayatlarınızla ilgili konuşur musunuz Yıldırım Bey'le?
Zaman zaman konuşuruz. Benim durumum belli. Boşanma ile ilgili çok konuştuk. Özel hayatımı anlatırım. Kızımın bazı sorunları oldu kendisine danıştım. Biliyorsunuz psikiyatrist kendisi.
* O fotoğraf nasıl çekilmişti?
Bir buçuk ay evvel, 2 bin kişinin katıldığı bir toplantıydı. Masada çocuklarım, kardeşim filan da vardı. Okulun aile birliği üyelerinin birçoğu oradaydı. Gizli bir şey yapsam fotoğraf çekilmesinden çekinirdim. Ama yok öyle bir şey. Kalabalık bir ortamdı. Sohbet ettik, güldük. O kadar.
* Yıldırım Bey'in evine neden gitmiştiniz?
Evine gitmedim, komşusu Hüseyin Bey'in villasına gittim. Televizyon programı konusu vardı onu konuştuk. Yıldırım Bey'in danışmanlık yaptığı bir prodüksiyon şirketi var. Onların bir teklifleri vardı. Değerlendirdik.
* Bir yakınlaşma yok mu?
Arkadaşız. Olsa öyle bir durum 2 yıldır tanışıyoruz, olurdu. Yıldırım Bey sevdiğim bir dostum. Çok tatlı dilli, iyi bir insan.
* Yıldırım Bey için "şeytan tüyü var" diyebilir miyiz?
O bakanken de severdim kendisini. Aklı, konuşma tarzı, verdiği görüntü, bilgisi hoşuma gidiyor. Kafası dolu olan, zeki insanları severim ben.
* Gazeteciler orada olduğunuzu nasıl haber aldı peki?
O gün beni çok tehdit etmişti. Kocam haber vermiş olabilir.
* Sizi izletiyor muydu?
Kızıma "anneni takip ettiriyorum" demiş. Kızım da bana söyledi. Tam bilemiyorum ama böyle bir şey var. Günahı boynuna.
Kardeşime tecavüz etti, 'oldu bir kere' dedi!
* Nasıl tanışmıştınız kocanız Sinan Baran'la?
Gezmek için Türkiye'ye gelmiştim. Sonra Türkiye'de tatil yaptım ve okumaya karar verdim. O sırada bir iş nedeniyle Sinan'la tanıştık. Şimdi siz Yıldırım Bey'le de iş diyorsunuz diyebilirsiniz ama inanın öyle değil.
* Aşık mı oldunuz?
Evet. Bizimkisi tam bir aşk evliliğiydi. 2 ay içinde evlendik.
* Kocanız da size aşık mıydı?
Öyleydi. Bazı insanlar hayatlarda iz bıkarırlar ben kocamın hayatında iz bıraktığımı düşünüyorum.
* Eşinizin neyini sevmiştiniz?
Beni en çok etkileyen zekadır. Kendisi zekidır.
* Neden aşkınızın büyüsü bozuldu?
Başlarda eşim evliliğe ayak uydurmakta zorlandı. Çünkü o 36 yaşına kadar bekar kalmış biri. Ben zaman içinde alışacağını düşündüm. Zaten hemen hamile kalmıştım. Kızım Asena evliliğimizin ilk yılında doğdu.
* Evliliğe ayak uydurmakta zorlandı derken neyi anlatmak istiyorsunuz?
Bir çok şeyi. Son zamanlarda alkol problemi vardı.
* Size aldatıyor muydu?
Evet. Aldatma hep vardı.
* Nasıl katlandınız ve neden katlandınız?
Değişeceğini umuyordum. Bir de çocuklar için.
* Evlendiğinizde eşiniz zengin miydi?
Böyle değildi. Mecidiyeköy'de bir bürosu vardı o kadar.
Sonra işleri birlikte büyüttük. Ben işlerde ortaktım ya da payım vardı. İran'da da yatırımlarımız oldu, onları benim sayemde yaptık.
* Siz eşinizle evlenmeden önce Güngören'de bir gecekonduda mı oturuyordunuz?
Hayır. Bunu eşimin avukatı söyledi. Bu konuda dava açacağım. Yalan. Benim ailemin durumu her zaman iyiydi. Bir de benim için "sonu inşallah pavyon olmaz" demişler. Çok ayıp. Bu kadar seviyeyi düşürmeye gerek yoktu.
* Eşinizin kız kardeşinize tecavüz ettiğini iddia ediyorsunuz...
Evet.
* Siz Amerika'dayken çocuklarınıza kız kardeşiniz bakıyormuş ve eşiniz kardeşinize saldırmış. Bunu nasıl öğrendiniz?
Olayın olduğu gün kız kardeşim Fatemeh beni aradı ve ağlayarak anlattı. Ben Amerika'daki diğer kardeşimin evindeydim. Zaten kızım da babasının teyzesini peşinden koştuğunu görmüş.
* Ne hissettiniz?
Sabaha kadar olduğum yerde sallanmışım. Çok zordu.
* Türkiye'ye döndünüz ve bir buçuk ay eşinizle ayrı yaşadınız, ancak sonra barıştınız. Nasıl barıştınız kardeşinize tecavüz eden biriyle?
Eşim her gün çikolata, çiçek gönderdi, aracılarla haber yolladı. Çocuklarımı düşündüm. Onların baba sevgisine ihtiyaçları vardı. Bana 'alkolu bırakacağım'diye söz verdi. Çok ısrar etti. Affetmedim onu ama affetmiş gibi yaptım.
* Eşiniz tecavüzü nasıl açıkladı?
'Alkollüydüm ne yaptığımı bilmiyordum. Oldu bir kere' dedi.
* Bunu kaldırmak zor değil mi?
Öyle. Zaten 3 ay sonra yine anlaşmazlıklar başladı. Bana 'sen ne biçim kadınsın, kardeşine tecavüz eden biriyle yaşıyorsun' dedi. Beni kovdu. Sonra da boşanma davası açınca tehdit etmeye başladı.
Elif ERGU