kapat
24.12.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 NET YORUM
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 

Kod adı: C.A

Eskiler "Hafıza-i beşer, nisyan ile malüldür" derlerdi

Yani, insan hafızasının en büyük özelliğinin, unutması olduğunu söylerlerdi

Cumhurbaşkanlığı eski Basın Danışmanı Cüneyt Arcayürek ile 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel arasında yaşanan polemik bağlamında zaman tünelinden birkaç flu kare Arcayürek, son çıkan "Sessiz Darbe" isimli kitabında, Çankaya'da görevliyken ve Demirel'le arasındaki özel dostluğa binaen dinlediği çok özel sözlere yer vermiş

Demirel, Arcayürek'i yazdığı bu kitaplardan dolayı "İspiyoncu, müzevir, köstebek" olarak nitelendirip, ahde vefaya uymamakla suçluyor

Arcayürek ise "Ben gazetecilik yaptım. Kitap yazmaya beni teşvik eden oydu. Kimi devlet belgelerini bana verirken güveni tamdı" diye, belden aşağı vurmaya devam ediyor

METHİYE DÜZMEK

Oysa

Arcayürek'in kaleme aldığı ve içinde, Demirel'in çok özel anılarının bulunduğu bu kitaplar serisi için Demirel fobisi yaşayanların hoşuna gitse de

Gerçekten bir gazetecilik çalışması denilebilir mi?

Cevabım, kesinlikle hayır

Neden mi?

Anlatayım:

Cüneyt Arcayürek, 1990'ların öncesinde azılı bir Özal düşmanıydı

Rahmetli Turgut Özal'ın adını, kendi gazetecilik dehası ile "T.Ö." diye kısaltmayı bir marifet saymış, aklınca böyle bir yolla O'nun manevi şahsını yaralamaya çalışmıştır

Ki

1990'lı yıllarla ilgili olarak hatırladığım, Arcayürek'in o dönemde, içinde Süleyman Demirel'e methiye düzmediği tek bir yazısının olmadığıdır

İnanmayanlar için, Cumhuriyet Gazetesi'nin siyasi yasakların kalktığı tarihten sonraki nüshalarına bir göz atmalarını tavsiye edebilirim

Ve

O nüshaları inceleyenler, Cüneyt Arcayürek imzalı o yazıların hepsinde, Demirel'i övmediği tek bir yazısının dahi olmadığını göreceklerdir

O dönemde Özal düşmanlığı revaçta olduğu için, bu tür ayrıntılar pek göze batmaz, sadece Özal'a destek veren yazarlar aşağılanır, sütunlarda tekmelenirdi

Bugün Demirel'i aşağılamak ve de sütunlarda tekmelemek moda olduğu için, bu ayrıntı malesef ki kasıtlı olarak gözlerden kaçırılmak isteniyor

DANIŞMANLIK ÖDÜLÜ

Nitekim

Demirel, o dönemde başbakan olduktan sonra, kendisine destekte bulunanları ödüllendirmeyi de ihmal etmedi

Basında kendisini destekleyenlerden Rahmetli Muammer Yaşar Bostancı'ya TRT Genel Müdürlüğü'nü teklif etti

Ama

Rahmetli Bostancı daha sonra, özel sebeplerle bu teklifi kabul etmedi

Gazeteci olarak kalmayı uygun gördü

İyi ki de öyle yaptı

Sabah'a transfer olduktan sonra, O'nun imzasından birçok önemli haberi manşetten okuma imkanı bulduk

Yalnız, Demirel'e destek olan gazeteci-yazarlar içinde bir tek Cüneyt Arcayürek, o da kendisinin de isteği üzerine, Cumhurbaşkanlığı Basın

Danışmanlığı görevine getirildi

Yani, Demirel'e destek veren satırlarından dolayı ödüllendirildi

İltifat-ı şahaneye mazhar oldu

EN HAFİF TABİRLE

Arcayürek'in gazeteciliği bırakıp, bürokratlığa, yani devlet memurluğuna geçmesi, o dönem basın camiasında çok konuşulmuştu

Her nedense 1990'lı yılların başında, Özal'la ilgili en küçük bir yazıyı bile, en hafif tabirle "yalakalık" olarak nitelendirenler, kalemini Demirel'e adamış bu isme böylesi bir sıfatı her nedense hiç kullanmadılar

Terbiyelerinden olsa gerek

Sonrasında, Arcayürek, Çankaya'daki o çok önemli görevinden, "her nedense" ayrıldı

Aradan bir süre geçti

Yine Cumhuriyet Gazetesi'ndeki köşesinde, Demirel hakkındaki en ağır yazıları o yazmaya başladıÉ Bunun gerekçesi olarak da "O dönemde doğru şeyler söylüyordu, destekliyordum, şimdi yanlış işler yaptı onun için eleştiriyorum" demeyi uygun gördü

Halbuki Arcayürek bu açıklamayı, Demirel'in başbakan olduğu dönemde

Halka vaad ettiği 500 günü, 5000 güne çıkarmasının ardından yapmış olsa anlardım

MESLEKTEKİ SÜRÜNGENLER

Ama, O her nedense bu açıklamayı, Demirel'in mesleki yaşamının en verimli ve de en başarılı olduğu bir dönemde yapıyordu

Arada bizim bilmediğimiz bir başka "kopuş" vardı

Yazdığı kitaplarda yer alan ifadelere gelince

Şimdiye dek çıkan kitaplar içinde, tarihe ışık tutan tek özel bir satıra rastlamadım

Kitapta yer alan bazı "özel ifadeler" hariç, hemen hepsi o dönemin gazete sayfalarında var

Onun için Arcayürek'in yazdığı bu kitaplar buram buram intikam kokuyor

Dost kılığına girmiş sürüngenlerden kim hoşlanır ki

Ne yazık ki bizim meslekte, bunlardan çok var



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır