Atatürk döneminde İstanbul köhnemişliği, Ankara ise değişimi temsil ediyordu. Mesut Yılmaz, şimdi rollerin değiştiğini söylüyor
Cumartesi günü Ankaragücü - Rizespor maçını Mesut Yılmaz'la birlikte izleyecektik.
Mesut Bey, sabah, ANAP'ın "Kadın Kurultayı"nda konuşacaktı.
Oradan "maça geçecektik."
Herşey "programlandığı gibi" başladı.
Ancak...
"Evdeki hesap çarşıya uymadı."
Önce Ediz Hun, sonra da Mesut Yılmaz, kurultay kürsüsünde, "kadınları övünce... Yüceltince..."
Kadınlar da kürsüye "bir çıktılar."
"Pir çıktılar."
Konuştukça konuştular.
Biz, kurultayın yapıldığı Esenboğa Havaalanı'nın bitişiğindeki Büyük Anadolu Oteli'nden ayrıldığımızda, maçın bitmesine "20 dakika" kalmıştı.
19 Mayıs stadında, otomobilden indiğimiz sırada ise...
Hakem "maçın bitiş düdüğünü" çaldı.
Ve çaresiz, döndük.
Zamanlama
"İzleyemediğimiz maçın" yolunda, Berna Hanım'ın Citroen marka "altı kişilik" otomobilinde, Mesut Bey'le siyaset konuştuk.
- Kadın Kurultayı'nda "yeniden yapılanma nihayet Türkiye'nin gündemine girdi" dediniz.
- Söyledim.
- Yeniden yapılanma siyaset sektörünün gündemine ne zaman girecek?
- Kaçınılmaz olarak gelecek.
- Ortaklarınız buna nasıl bakıyor?
- Sıcak bakıyorlar... Sadece... Zamanlama konusunda farklı düşünceleri var.
- Seçim zamanı gelince mi konuşulsun istiyorlar.
- Hayır.
- Öyleyse... Önce şu krizi atlatalım... Sonra yeniden yapılanma mı diyorlar.
- Evet.
Bakanlık sayısı
Otomobilde bir yandan radyodan maçları dinliyor, bir yandan da konuşuyorduk.
Radyoda "reklam arası" verilince...
Yine siyasete döndük:
- Bakanlık sayısını azaltmak çok mu zor?
- Hayır... Çok kolay da... Ortaklarımız önceliğin bu konu olmadığını düşünüyorlar.
Değişen roller
Atatürk'ün, Cumhuriyeti kurduğu dönemde İstanbul "köhnemişliği... Statükoyu... Çürümeyi... Bürokrasiyi" temsil ediyordu.
Ankara ise...
"Devrimi... Değişimi... Yeniliği..."
Biz "bunları" söylerken...
Mesut Bey güldü:
- Şimdi tersine döndü... Roller değişti.
- Neden Sayın Yılmaz?
- Değişime en çok direnen, siyasi kadrolar değil... Bürokrasi çok tutucu... Siyasetçi öyle veya böyle, toplumdan etkileniyor... Ama bürokrasi direniyor.
- Nasıl kırılır?
- Kırmak, siyasetin görevi.
- Kırın öyleyse.
- Siyaset maalesef güçlü konumda değil... Hem parçalanmış ve hem de güven yitirmiş... Aslında işe siyasi reformlardan başlansa, siyasetin güven kazanması da kolaylaşır.
- Yani demokrasi reformu.
- Evet... Siyasi Partiler ve Seçim Yasası'nın bir an önce değişmesi.
Demokratik federal Irak
- Mesut Bey... ABD, Irak'ı vuracak gibi.
- Öyle anlaşılıyor ki, Başbakan'ın ziyaretine kadar bir gelişme olmayacak... Belki orada tavırları biraz daha netleşir.
- Geçen defa, ABD Irak'ı vurunca... Türkiye'ye bir göç dalgası başlamıştı... Ya şimdi?
- Bu sefer bir göç olacağını sanmam.
- ABD, Irak'ı vurursa... Ortadoğu'da harita yeniden çizilebilir mi?
- Irak'ın toprak bütünlüğü konusunda ABD'nin bizden farklı bir düşüncesi yok... Onların tek derdi, Saddam... Öyle anlaşılıyor ki, demokratik, federal bir Irak istiyorlar.
Türkiye neden
Arjantin olmaz
Ekonomik kriz...
Patlayan dolar...
Geçim sıkıntısı...
Kapanan fabrikalar...
Tırmanan işsizlik...
Ama her şeye rağmen "Türkiye, Arjantin olmaz."
"Arjantin'de yaşanan olaylar" Türkiye'de yaşanmaz.
Konu "buradan" açılınca...
Mesut Yılmaz dedi ki:
- Arjantin'in bize göre önemli farklılıkları var.
-Hangi farklılıklar?
Yılmaz "dört farklılık" saydı:
1. Arjantin toplumu, bizim toplumumuz kadar fedakârlığa katlanabilen bir toplum değil.
2. Arjantin, bizim gibi her bakımdan stratejik bir ülke değil.
3. Bizde tehlikeli bir düzeye gelen dolarizasyon olayı, orada Arjantin parasını tamamen devreden çıkardı.
4. Arjantin'de muhalefet çok sorumsuz davrandı.
Mustafa Denizli Fenerbahçe'de kalmalı
- Sayın Yılmaz, Fenerbahçe nereye gidiyor?
- Bu sene bir türlü belli bir tempoyu yakalayamadı.
- Denizli'ye çok yükleniyorlar.
- Mustafa Denizli iyi hoca... Ama... Oyunculardan yana çok şanssızlık oldu.
- Fenerbahçe, Denizli'yi gözden çıkarır mı?
- Gözden çıkarırlarsa, çok yanlış yaparlar.