kapat
24.12.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 NET YORUM
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Medyada savaş etkileri

Amerika'da medya çevresindeki en güncel tartışma, Time dergisinin "yılın adamı" adayları arasına Üsame bin Ladin'i koymasıydı. Time geleneksel olarak her yıl, okurlarının katılımıyla "yılın adamı"nı seçiyor ve onu kapak yapıyor.

Time, 2001 adayları arasına Bin Ladin'i de koyduğundan beri en sert tepkilerle karşılaştı. Dergi, yılın adamını seçmeye başladığından beri temel ilkenin "olumlu ya da olumsuz, yılın olayları üzerinde en büyük etkide bulunan kişinin belirlenmesi" olduğunu açıkladı, ama tepkiler durulmadı. Time'ın "yılın adamları" arasında 1939 ve 1942'de iki kez Stalin'in, 1938'de Hitler'in, 1979'da Humeyni'nin bulunduğunu hatırlatanlar Bin Ladin'in adaylığında sakınca olmadığını, bunun "objektif gazetecilik" ilkelerine uygun olduğunu savundular. Sonunda New York Belediye Başkanı Giuliani seçildi ama Bin Ladin'in adaylığı da, objektif gazetecilik tartışmasını bir kez daha gündeme taşımış oldu.

Savaş ortamında haber ihtiyacı
"Duygusal" ortamın en yüksek noktaya ulaştığı günlerdeki, objektif habercilik yapmaya çalışan gazete ve TV'lere yönelik tepkisel havanın dağılmaya yüz tuttuğu ve Amerikalılar'ın medyaya bakışlarında bir değişim başladığı da çeşitli araştırmalarda ortaya çıkıyor.

11 Eylül "şoku"nun en yüksek noktasında medyanın verdiği haberlere güvenenlerin oranı yüzde 35'e inmişken son araştırmalara göre yüzde 46'ya çıktı.

Pew adındaki bir basın ve kamuoyu araştırma kuruluşu, savaşın Amerikan medyası üzerindeki etkilerini araştıran kapsamlı bir çalışma yaptı. Buna göre, ülkenin üç büyük ulusal kanalı ABC, CBS ve NBC'nin; toplam izlenme oranı yüzde 45'e ulaşan sabah ve akşam ana haberlerinin içeriği de, savaşla birlikte değişen izleyici beklentilerine göre değişti.

Ana haberlerin yapısı daha önce şöyleydi: Yüzde 45,5 genel, yüzde 14,1 ekonomi ve iş dünyası, yüzde 4,2 bilim ve teknoloji, yüzde 11,7 adi polisiye, yüzde 19,7 tüketici, sağlık ve cinsellik, yüzde 4,7 şöhretlerle ilgili özel hayat haberleri.

Yeni dönemde haber dağılımında çok çarpıcı bir değişim oldu: Yüzde 80,2 dünya olaylarının daha fazla yer aldığı genel haberler ve yüzde 19,8 de geri kalan bütün haberler. İkinci bölümde ekonomi haberleri de günün gelişmelerine göre ağırlık taşıyor. Bu ulusal kanallarda da zaman zaman çok büyütülen adi polis olayları neredeyse yok olmuş gibi. Şöhretlerin özel hayatlarıyla ise, ana haber bültenleri hiç ilgilenmez oldu.

Amerikalı, gazetesine dönüyor
Amerikalılar'ın kablodan izledikleri CNN, MSNBC ve Fox News arasındaki haber rekabetinde, Fox News "savaşçılığı" ile, ilk günlerde öne geçmesine rağmen CNN'in çok gerisine düştü.

Pew'ün araştırmasında, gazetelerin çok ciddi okur artışı sağladıkları da ortaya çıkıyor. 11 Eylül öncesinde Amerikalılar'ın yüzde 11'i ana haber kaynağı olarak gazeteleri belirtiyordu, bugün bu oran yüzde 34'e çıkmış durumda.

1929 ekonomik bunalımı öncesinde Amerikan basını da toplumu gibi kendi içine kapanmış, daralmış ve yönünü çizememiş bir durumdaydı. 1929 sonrasında, toplumla birlikte medyanın da yapısı ve çehresi değişti, Amerikan gazetecilik gelenekleri güçlü bir şekilde oluşma yoluna girdi. 70 yıl öncesini hatırlatanlar, 11 Eylül sonrası Amerikan toplumunun dünyaya bakışıyla birlikte medyanın da yeni bir değişim ve güçlenme içine gireceğini savunuyorlar.

Amerikalılar kendi basınlarının gücünü ve anlamını 11 Eylül sayesinde tekrar keşfetmeye başladılar.



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır