Nasıl gazeteci diye bir millet varsa, politikacı diye de bir millet var..
Bu politikacı milletiyle bizim düşünce biçimimiz uyuşmaz..
Sanki beyin yapılarımız farklıdır..
Kalp atışlarımız ayrıdır..
Bizim heyecan duyduğumuz olaylar karşısında onlar son derece ilgisiz kalabilirler..
Bizim kalbimiz küt küt atarken, onlar hayatlarının en sakin saatlerini yaşayabilirler..
Siyasetçiyi anlamak için iki yol vardır..
Ya onlar gibi olmak.. Ya da onlar gibi düşünmek..
Onlar gibi olmak imkânsızdır.. Bu doğuştan gelen bir ayrıcalıktır..
Çünkü onlar politikacı olarak doğar, büyür ve ölürler..
Onlar gibi düşünmek için de uzun süre beyin egzersizi yapmanız gerekir..
Şimdi bakın..
Şubat krizinin nedeni neydi?.
Politikacıların har vurup harman savurması..
Kamu bankalarını cüzdanları gibi kullanmaları..
Devasa devletin hantallaşıp iş yapamaz hale gelmesi..
Yapılacak tek şey vardı.. Eski alışkanlıklara son vermek.. Siyasetin elini ayağını ekonominin üzerinden çekmesini sağlamak..
Bir ölçüde yapıldı..
Çoğumuz.. Çok çektik ama, bu kriz bir yerde iyi oldu dedik..
Siyasetin kendine çeki düzen vereceği yoktu.. Devleti değiştireceği yoktu..
Bunları bizim söylememiz normal değil mi?
Ya politikacının söylemesi?.
Bir politikacının çıkıp da "kriz bir yerde iyi oldu, başka türlü Türkiye yapısal reformların üstesinden gelemezdi. Kamuoyuna anlatma olanağı bulduk" demesi normal mi?..
Sanki.. Siyasetçi istiyordu da kamuoyu direniyordu..
Sanki.. Siyasetçi hazineden elimi çekeyim diyordu da kamuoyu aman yapma, benim param senin paran, dilediğin gibi kullan diyordu..
Gerçek tam tersiydi.
Toplum istiyordu, siyasetçi direniyordu..
Direndi, direndi, sonunda kriz patladı..
Şimdi ise tam tersini söylüyorlar..
Gel de anla..
Ama siyasetçi bu.. Baştan söyledik.. Farklı düşünür..
Ne yapar ne eder, kendine pay çıkarır..
Daha ilk haftadan belliydi..
Beşiktaş'ın ligin zirvesine oturacağı, rakip tanımayacağı belliydi.. Çünkü sahada gezinmiyordu.. Bilinçsizce atak yapmıyordu..
Şimdi Galatasaray'ın bir maçı eksik, bu ne acelecilik diye itiraz etmeyin..
Beşiktaş'ın nereden nereye geldiğini düşünün..
İlk hafta yenildi diye.. Talihsiz bir yol kazasına uğradı diye..
İdam fermanı yazanları, linç ayini düzenleyenleri hatırlayın..
Daha ilk hafta, takımın kazanma hırsını, kazanma gücünü torpillediler..
İnancını yitiren Beşiktaş bir sağa bir sola yalpalandı..
İddia ediyorum..
Daum inancını yitirmeseydi.. Daum 'iyi futbol oynadığımız sürece eninde sonunda kazanacağız' diye takımını motive etseydi..
Aynı şeyi yönetim de yapsaydı, fark çok daha fazla olurdu..
İlk hafta.. Beşiktaş'ın yenildiği ilk hafta iddia ettim..
Bu takım böyle oynasın, şampiyon olur dedim..
Kabul.. Yolun daha yarısındayız..
Seviniyorum.. Ligin ilk yarısı bitti.. Beşiktaş yüzümü kara çıkarmadı..