kapat
24.12.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 NET YORUM
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 

Örümcek Ağı Emniyeti kuşattı

"Örümcek Ağı Operasyonu"nda alınan ifadeler, İstanbul Emniyeti'nde şok yarattı. Polis şefleri bugün DGM'de ifade verecek "Çok şey bilen" polis şeflerinin, savcı yerine müfettişlerle muhatap edilmesi, ya da tayin edilmesi girişimleri sonuçsuz kaldı
Ankara DGM Başsavcısı Hamza Keleş'in Ankara Emniyet Müdürlüğü ile birlikte sürdürdüğü "Örümcek Ağı Operasyonu" ilginç gelişmeler ışığında sona yaklaşıyor. Hayali ihracat, kara para aklamak, dolandırıcılık ve çete oluşturmak suçları ile ilgili olarak yürütülen soruşturmada ipuçları net bir şekilde İstanbul Emniyeti'nde bazı üst düzey isimleri işaret ediyor.

Bazı polis müdürlerinin telefon paralarının ödendiği, lüks ev ve otomobil hediye edildiği, uçak biletlerinin karşılandığı, Güney sahillerindeki lüks tatil köylerinde ağırlandığı yolundaki bulgularla büyük tartışma yaratacak olan "çok gizli" soruşturma, operasyon öncesi dinlenen telefonlara "takılan" görüşmelerin kayıt altına alınmasıyla sağlam temellere oturtuldu. Balina Operasyonu'nun hemen ardından başlatılan operasyonda önce Erol Kohen'e ulaşıldı. "Örümcek Ağı" adı verilen operasyon çerçevesinde bir süre telefonları dinlenen Kohen, yeterli bilgiye ulaşıldığında gözaltına alındı. Bu arada Kohen'in işyerlerinde trilyonlarca liralık naylon faturanın yanı sıra 37 adet polis hücum yeleği bulundu. Kohen'in ortağı ve mali işler koordinatörü olan Nail Tahsildaroğlu ise ilk sorgusunda şirketin tüm bağlantılarını anlattı: "Kohen'in devletin her tarafından dostları vardı. Bildiğim kadarıyla 20-30 cep telefonu bu dostlara hediye edildi. 100 tanesinin faturasını ödüyordu."

İfadelerin alınmasının ardından Kohen ve diğerleri cezaevine gönderilirken, devletten hayali ihracatla toplam 20 milyon 831 bin 544 dolar haksız vergi iadesi alındığını ortaya koyan Maliye Başmüfettişleri Ali Altay ile Bahadır Yıldız'ın raporuyla operasyonun ikinci ve en önemli ayağı başladı. Sıra İstanbul Emniyeti'ndeki işbirlikçilere gelmişti. İlk tebligat, "üzerine gittiği" yolsuzluk dosyalarıyla "başarılı polis" imajı çizen İstanbul Mali Polis Şube Müdürü Ayhan Mimaroğlu'na gitti. Polis Müdürü'nün "mevcutlu" olarak Ankara'ya getirilip Savcı Keleş'e ifade vermesinin sağlanması talimatının yer aldığı tebligatın İstanbul Valiliği'ne ulaşmasının hemen ardından "nüfuzlu" dostlar devreye girdi. Mimaroğlu'nun müfettişe ifade vermesi gerektiğini öne süren "dostlar" polis şefinin il dışına, hatta yurt dışına gönderilmesine çalıştılar ancak, sonuç alamadılar.

AĞA TAKILANLAR
Mimaroğlu'nun yanı sıra Organize Suçlar Şube Müdürü Adil Serdar Saçan, Müdür Yardımcısı Ahmet İhtiyaroğlu, Malatya Emniyet Müdürü Orhan Savaş, Ardahan Emniyet Müdürü Önder Karaman, İstanbul eski Emniyet Müdür Yardımcısı Recep Cin, İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Orhan Yaman ve İstanbul Mali Şube Amiri Hikmet Oran'ın bugün Başsavcı Keleş'in talimatı gereği Ankara'da ifade vermeleri bekleniyor.

ÜNLÜLER DE DGM YOLCUSU
Ayrıca TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan, İktisat Bankası'nın eski sahibi Erol Aksoy, İhlas Holding adına Osman Vuran, EGS Holding'ten Hasan Turhan, Oftaş şirketinden Mustafa Gürkan, Tursan Tekstil'in sahibi Ömer Kemal Tursan, Toprak Holding'in sahibi Halis Toprak ile İskender Can'ın da hayali ihracat olaylarıyla ilgili ifadelerine başvurulacağı öğrenildi.

İstanbul'un yıldız polisi!
Çeşitli isimlerde onlarca operasyona imza atan Ayhan Mimaroğlu, banka soruşturmalarının da kilit ismi olmuştu. Egebank, Yurtbank, Bank Kapital soruşturmalarında hazırladığı raporlarla savcıları yönlendirme olanağı elde etmiş, "operasyon zamanlarını" belirlemişti. İstanbul Emniyeti'nin mali polise ayrılan bölümde geceler boyu sönmeyen ışıklara, çapraz sorgularla geçen uykusuz gecelere rağmen yargıya intikal ettirilen dosyaların çoğu, "yetersiz delil" gerekçesiyle rafa kaldırılmıştı. Elleri kelepçeli savcılığa çıkarılan bir çok zanlı da haklarında dava bile açılmadan serbest kalmıştı. Yine de bu operasyonların her biri Mimaroğlu'nun gücüne güç katmıştı. Sonuçta serbest kalsalar bile işadamlarının tarihe fotoğraflarla geçen kelepçeli görüntüleri mali polisle başı derde girme ihtimali olan "diğerlerini" korkuttu. Geçen Haziran'da yaşanan skandal da bu gücün tescili oldu. Dönemin Emniyet Müdürü Halim Abanoz'un Mimaroğlu'nun Kocaeli Emniyet Müdürlüğü emrine verildiği yazısı İstanbul Emniyeti'ne ulaştı, ancak devreye giren güçler atamayı durdurdu. Müdürlere zarfla para gönderirdi.Kohen'in adamlarının ifadeleri örümcek ağının Gümrük, Maliye ve Emniyet'i sardığını ortaya çıkardı. İşte müdürleri yakan ifadeler:

POLİS VE GÜMRÜK ŞEFLERİNE UÇAK BİLETİ HEDİYE EDERDİ
EKREM DENİZ: (Kohen'in eşinin şöförüydü, daha sonra hayali ihracatın yapıldığı Surteks tekstil şirketinin ortağı oldu) "Gümrük görevlileri ve emniyet müdürlerinin çeşitli seyahatlerinde uçak bileti ve benzeri masraflarını karşılardı. Yurdaer Koç isimli bir Albay'a Vizon Tekstil adlı İzmir'de firma kurduruldu. Organize Suçlar Şube Müdürü Adil Serdar Saçan ve Mali Şube Müdürü Ayhan Mimaroğlu ile de samimi ilişki içindeydi. Zaten Erol Kohen'in şirketleri hakkında herhangi bir soruşturmadan en kısa zamanda bilgi sahibi oluyordu. Bu nedenle 3 defa fabrikanın, 3-4 defa da şirketin merkezini değiştirdik. Bir çok kere şirketin adını değiştirdik. Saçan ve Mimaroğlu, belirli aralıklarla Kohen'in iş yerine gelip ona çeşitli konularda fikir verirlerdi. Ayrıca Bayrampaşa, Merter, Davutpaşa, Mecidiyeköy vergi dairesi müdürleri, 1996'da görevli Kağıthane Vergi Dairesi Müdürü Mustafa Bey ile yakın ilişkileri olduğunu biliyorum."

SORU SORDUM TEHDİT ETTİ
ERSİN KORKMAZ: (Kohen'in hayali ihracat yaptığı firmalarda önce şoförlük sonra ihracat müdürlüğü yaptı) "Surteks firmasıyla ilgili Kohen'e sorular sorduğumda beni tehdit etti. Emniyetteki müdürlerle irtibatlıdır. 'Bana kimse bir şey yapamaz" şeklinde baskı ve tehdit altına almıştır. Sürekli polis yelekleriyle dolaşmaktadır. Ayrıca arabasında polis arabası şeklinde lambası sireni vardı."

HER İŞTEN SONRA KİME PARA VERİLECEKSE LİSTESİ GELİRDİ
YUSUF SADİ ULUDAĞ: (Kohen'in firmasında şoför) "Yapılan işlerden sonra maliyeci ve gümrükçüye zarflarla para dağıtılıyordu. 1997 veya 1998 yılıydı, Karaköy Gümrük Başmüdürü Turan Yıldız ile Erenköy Gümrük Başmüdürü soy ismini hatırlamadığım Yahya isimli şahıslara 30-40 bin dolar para götürülüyor. Bir gün İhracat Müdürü Yücel Atabay ile Yıldız'a gittik. Arabadayken Atabay çantayı açarak "Bak bu paralar şimdi gidiyor" dedi. Yıldız'ın yanına çıktı. Paranın bir kısmını verip döndü. Oradan Erenköy'e müdüre çıktı ve diğer kısmını da ona verdi."

MÜDÜRLERE AKŞAM HİZMETİ
MÜNİR BERBEROĞLU: (Kohen'e bağlı Nilsay Triko'da 5 yıl çalıştıktan sonra hissedar oldu) "Kohen'in İstanbul Emniyeti'nde üst düzeyde irtibatları vardır. Müdürler Kohen'in villasına akşamları gelir, biz de hizmet ederdik. Mimaroğlu, Orhan Savaş, Recep Cin ve Orhan Yaman adlı görevlileri tanıyorum. Villada haftada 3-4 gün böyle yemekler olurdu. Bu şahısların özel masraflarını da Kohen karşılardı. İş bitince gümrük ve vergi müdürlerinin listesini yapar Atabay'a verirdi, Atabay dağıtırdı. Ben de Vatan Caddesi'ndeki ile Sirkeci ve Eminönü vergi müdürlerine zarfla para götürüp verdim."

Hatun'un seyahat masrafı da şirketten
Operasyon soruşturulurken şaşırtıcı isimlere de ulaşıldı. Ünlü manken Ayşe Hatun Önal'ın yurtdışı gidiş geliş uçak biletleri, aracının benzin faturaları ve yurtdışında yaptığı harcamaların da Erol Maks Kohen'e ait Süntur ve Sürteks firmaları tarafından ödendiği saptandı.

Göksel ÇAĞLAV



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
PARLAMENTO
DSP   130
MHP   127
ANAP   79
DYP   84
AKP   53
SP   48
BAĞIMSIZ   19
BOŞ   10
TOPLAM   550

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır