
Hazine gözüyle ekonomi
Hazine Müsteşarı'na göre Türk ekonomisinin gösterdiği mali uyum çok önemli. İç ve dış piyasaya güven veren de bu uyum
Her alanda yeniden yapılanma arayışındaki Türkiye'nin artık "Ekonomi Sözcülüğü" kurumunu da düşünmesinin zamanı geldi de geçiyor bile. Ekonominin kritik kurumlarının başında bulunan yöneticilerin, ayak üstü konuşmak yerine düzenli bilgi akışını sağlamaları, giderek artan bir ihtiyaç. Ancak, kamuoyunun aydınlatılması kişilere ve koşullara göre değişiyor. Ya çok konuşuluyor ya da tuhaf bir suskunluk başlıyor. Oysa herkes biliyor ki krizler şeffaflıktan çıkmadı. Tersine, çarpık bilgilerin, eksik ya da yanıltıcı bilgilerin bedelini ödediğimiz olaylar çok oldu...
Bu değerlendirmeyi niçin yapıyoruz? Çünkü TÜSİAD'ın kokteylinde, Hazine Müsteşarı Faik Öztrak'ın güncel konulara ilişkin görüşlerini öğrenme fırsatı bulduk. Peki, sessiz ve derinden gitmeyi tercih eden Hazine Müsteşarı, yeni bir ekonomik programın öncesinde neler düşünüyor? İşte özeti: Bu sıralar sıkça Arjantin anlatılıyor. Türkiye ile Arjantin arasında neden ısrarla bağlantı kurulmaya çalışılıyor ki? Her fırsatta bu ayrımı anlatmaya çalıştık. Programın kararlılıkla uygulanması halinde Arjantin'in durumuna düşmeyiz.
* Ayrıca, illa Arjantin'deki gibi dip noktaya vurmak gerekmiyor. Türkiye de bir dip noktadan döndü. Aslında 11 Eylül Olayı öncesinde ekonomide olumlu gelişmelerin işaretleri vardı. 11 Eylül sonrasında bir duraklama görüldü. Alınan tedbirlerle ekonomi yeniden çıkışa geçti.
* Arjantin örneği, Türkiye'nin uyguladığı kur politikasının haklılığını gösterdi. Ama mesele sadece kur politikası değil. Mali disiplinin ve yapısal reformların katkısını gözardı etmemek gerek. Türk ekonomisinin gösterdiği mali uyum son derece önemli. İç ve dış piyasalara güven veren boyut da bu mali uyumla yakından ilgili.
* Yapısal anlamda sağlanan dönüşüm, ekonominin gerçek anlamda büyüme potansiyelini ortaya çıkarıyor. Bu potansiyele, yabancı yatırımcı da kayıtsız kalamaz. Kalmayacağı da görülecek.
* Devletin küçültülme yerine bizim söz konusu ettiğimiz devletin etkinleştirilmesi. Etkin ve asli görev alanlarında verimli çalışan devlet yapısı yeni programın bir parçası.
* Programın toplumsal destek tabanına gelince... Uygulamaların gerekliliği ve sağladığı sonuçlar görüldükçe bu taban giderek daha güçlenecek. Türk halkı geçmişte neyin yapılmadığını, şimdi ne yapılmak istendiğini gayet net görüyor.
23 sektör kan ağlıyor
Maliye, ekonomik krizin hasar tespitine başladı. Ekonomiyi, 23 ayrı sektöre ayıran Maliye uzmanları, KDV beyanlarındaki büyüme ve daralma eğilimini dikkate alarak şu tabloyu ortaya çıkardılar:
* Bilgisayar, toptan ticaret, basın, mobilya, metal eşya, makine, gıda, içki, tütün ve tekstil şirketleri ile holdinglerde küçülme yaşandı.
* Demir çelik-döküm, ulaştırma, inşaat ve toprağa dayalı şirketler, finansal kiralama, iletişim-teknoloji, kauçuk-petrol, enerji, perakende, faktoring, kağıt ve kağıt ürünleri şirketleri büyüdü ama bu oran TEFE artışının gerisinde kaldı.
* Gayrimenkul yatırım ortaklığı, sağlık kuruluşları ile turizm ve otel şirketleri ise cirolarını yüzde 96 ile 196 oranında arttırdılar.
Bunları biliyormusunuz
* TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun, Arjantin, Brezilya, Kore gibi IMF reçetesi uygulayan ülkelerin Oda Başkanları'nı Ankara'da toplamak üzere temaslara başladığını,
* Hasta Beşiktaşlı olan Eximbank Genel Müdürü Ahmet Kılıçoğlu'nun, çocukluk yıllarında takımın uğuru olduğunu ve futbolcularla birlikte sahaya çıktığını,
* DİE'nin, Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli'nin seçim bölgesi Osmaniye'de 80 bin fazla nüfusu iptal ettiğini, MHP liderinin "bilginin namusu önemlidir" diyerek ses çıkarmadığını, biliyormusununuz
Okan MÜDERRİSOĞLU
|