kapat
22.12.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 NET YORUM
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Bu kadarı da ayıp oluyor

Bir kere şunu kabul edelim. D.Bakır'da çok kötü bir zemin vardı. Ama bu hava şartlarında daha iyisi de olmazdı. Kötü zeminde toplar ya sağa-sola sekti ya da havaya... Özellikle orta sahada kördöğüşü yaşandı. Ama kazanmak isteyen ve bunun için sahaya yüreğini koyan da D.Bakır'dı.

F.Bahçe rakibiyle iyi mücadele etti ama futbol tarzı yanlıştı. Topu kullanarak mücadele etmek başka, her ayağına gelen topu dan-dun ileri vurarak oynamak başka. Sen topun değerini bilmezsen, ileri vurulan her topu elde eden D.Bakır her geçen dakika moral kazanır.

Ayrıca ortadan hücuma destek vermesi planlanan Yusuf çok top kaybı yaptı. Bunlar da F.Bahçe'nin rakip kaleye gitme olanağını kısıtladı. D.Bakır, sanki R.Madrid gibi direksiyonu eline aldı.

Forvette kim oynadı?
F.Bahçe'nin Serhat ve Andersson'dan oluşan forveti olağanüstü etkisizdi. Serhat son dakikada bir gol attı ama bunun dışında sahada bile yoktu ve partneri Andersson ile ayrı dünyaların insanıydı. Sağ kulvarda görev yapan Ali Güneş aksadı. Hem hücumda etkisizdi, hem de defansta sürekli açık verdi. Orta sahada da Yusuf'un yokluğunda tüm yük Abdullah ile Hakan Bayraktar'ın sırtına bindi. Ve 1950 model futbol oynayan F.Bahçe mücadele etmesine rağmen, topu kullanamadığı için oyundan düştü.

F.Bahçe'nin taktiği de, rakibine üstünlük kuracak nitelikte değildi. Takım, 2-0 geriye düştükten sonra canlanıp gol buldu ama neye yarar? Oysa maça böyle başlasalar çok şey değişirdi.

Yusuf çok uyanık ya!
F.Bahçe defansı ise yine çok gedik verdi. Rakibin stoperi Murat Duman muazzam bir gol attı. Celalettin'in göstere göstere attığı gol de aynı güzellikteydi.

İlk yarının son maçında bu tip bir yenilgiyi futbolcular da istemezdi ama F.Bahçe kazanmak için bir şey yapmadı ki! Maçın en kritik anı Yusuf'un girdiği gol pozisyonuydu. Kaleci Şenol ile karşı karşıya kalmışken penaltı yaptırmak için bekledi ama 2 kişi birden bastırınca topu çarçur etti. Oysa kaleye 2-3 metre mesafe vardı. Topa vursa veya dibindeki Andersson'a pas verse, F.Bahçe belki 1-0 öne geçecekti. Zaten bu tür maçlarda da ilk golü atan kazanır.

F.Bahçe'nin + 92. dakikadaki gol dışında yukarda anlattığımız tek pozisyonu vardı. D.Bakır ise 2-3 net fırsatı yakaladı. Bu sezon çok az maçta F.Bahçe'nin forvetini böyle şahsiyetsiz gördüm. Öyle "ah" dedirtecek bir şut bile atmaz mı insan? Üstelik o tarla gibi zeminde...

Sıfıra sıfır, elde var sıfır
Şu tabloya bakın: F.Bahçe Şampiyon Ligi'nde 0 çekti, kupada Denizli'ye elendi. İlk 17 haftada 5. yenilgiyi D.Bakır'dan aldı. Nerden bakarsan bak, facia. Denizli'nin eksikleri gidermesi için önünde zaman var. Devre arası iyi çalışıp, takımdaki sorunları giderirse şampiyonluk şansı sürer. Bütün iş arayı iyi kullanmakta. Yoksa bu etkisiz forvetle, topu dan-dun ileri vuran defansla ve işlemeyen kanatlarınla ne yapsan hava!

D.Bakır'ı da yenemeyeceksen, ne yapacaksın? Bu kadarı da ayıp oluyor artık.



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır