kapat
22.12.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 NET YORUM
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 

Üç aynalı çirkef oda (*)

Kitabın adı: Üç Aynalı Kırk Oda

Kitabın yazarı: Murathan Mungan

Kitap haftalarca Türkiye'nin en çok satan kitapları arasında yer aldı Listenin üst sıralarını, en çok satan başlığı altında işgal etti.

Gazetelerin kitap eklerinde tanıtım yazıları çıktı.

Kimi kitap eleştirmenleri ise bu kitapla ilgili övgü dolu satırlar yazdılar

Oysa

Kitabı, "Aynalı Pastane'nin aynasına dikkat et, dedi yazar. En güvenilmez hikayeler, aynalara fazla bakanların başından geçer. Ama, hesabın kuvvetli senin, rakamlarla aran iyi. Hayallerin seni fazla kışkırttığında, hemen toplama çıkarma yap, iyi gelir, dünyaya dönersin"

Ya da "Herkes seni gördüğünü sanır, sen de rahat edersin. Kasada oturan kız gibi! Herkes kasadaki kızı görür, ama kimse tanımaz" gibi satırlarına bakıp, benim gibi satın alıp okuyanlar için netice tam anlamıyla bir hayalkırıklığıydı

Çünkü kitapta "müstehcen"lik bir yana "müstekreh", yani "iğrenç ötesi" satırlar vardı

MÜSTEKREH SATIRLAR

Ortaya konulan iğrençliği birebir aktarmam mümkün değil. Ben o bölümleri bu yazıda nokta nokta diye geçiştirmeye çalışacağım Bu anlamda kitapta "Gece Elbisesi" başlığı ile yer alan bölümden, 298'nci sayfadan müstekreh birkaç satır

"GöÉ siÉ ulan!" diye bağırdığında duyduğu şaşkınlık, şimdi babasından ve Oya'dan ne kadar iğrenirse iğrensin, Oya'nın göÉ siÉ olmasına ilişkin cümlelerinin yaratacağı olası etkiyi hafifletmişti. Bu artık çözülmüş gizdi onun için ama, Oya'nın dinlediği telefonlar, bütün bir hayata yayılan çok daha yıpratıcı meraklar ve gizler barındırıyordu."

Aynı hikayeden iğrenç birkaç satır daha "Gördüğü ilk cinsel ilişki resimleriydi bunlar. Bir yetişkin erkeğe ait siÉ kalkmış halini ilk kez o fotoğraflarda görmüştü. Kendi önünde cansız, ölü, küçük bir et parçası gibi duran, büyüklerin kimi tatsız şakalarında 'bamya' diye takıldıkları o sevimsiz şeyi kopartırcasına çekiştirip durdu. Kendi önündeki bu ölü et parçasını istemiyordu.

Ali, kendi siÉni değil, başkalarının siÉni istiyordu.

SÖZDE EDEBİYAT

Kitabın 314'üncü sayfasında yazar "Cinsellik herkesin cinnetiydi" derken, 324'üncü sayfada "Hem yabancıydık, hem kim olduğumuzu çok iyi biliyorduk dedi. Fısıldaşır gibi siÉ, dedi. Hiçbir şeyden değil, kalbimizin çarpıntısından sarsılıyordu yatak, yatak dedi" diye yazıyor.

Üç Aynalı Kırık Oda'dan birkaç pasaj daha

329'uncu sayfadan..

"Geceleri yatağa girdiğinde, kıçını sıkmayı öğreniyor. Deliğini sımsıkı sıkarsa, böyle bir şey hiç olmayacak. Hiç kimse üzülmeyecek diye yorgun düşene kadar kıçını sıkarak fısıldaya fısıldaya uyuyor."

Sayfa 365

"Sabaha kadar kendini defalarca siÉtirdi. Hiçbir şey değil, ancak aÉnın acısı, onu gerçekliğine inandırmıştı. Sabah uyandığında, kendini bütünüyle Aliye Suzan olarak bulmuş ve hakkında bütün kuşkuları dinmişti"

Kitapta bu ve benzeri pasajlar en iğrenç şekliyle yer alıyor.

Charles Bukowski'nin kitaplarına özenti pasajlar bunlar Bu satırlar her şeyin en çıplak, en iğrenç haliyle okuyucuya yansıtılmasını amaç edinen, sözde bir edebiyat akımının uzantısı olarak yer almış kitapta

Olabilir Bu tarz kitapları yazmaktan ve yazılanları satın alıp okumaktan hoşlananlar olabilir.

Buna diyecek bir şeyim yok!

Benim asıl merak ettiğim marjinalliğin sınırları içinde kalması gereken bir kitabın adı, nasıl oluyor da Türkiye'nin en çok satan kitapları listesinde haftalarca yer alabiliyor?

En üst sıraları işgal edebiliyor?

Kim ya da kimler bu müstekreh satırları, okuyucunun gözünden kaçırıp, Mungan'ın bi kitabını satın almasına yol açabiliyor?

Bana göre üzerinde ciddi olarak düşünülmesi ve cevabının mutlaka verilmesi gereken bir soru bu!

POPÜLER & VÜLGER

Merak ediyorum, gerçekten bu kitabı para verip satın alanlar, kitabın içinde yukarıya aldığım satırların yer aldığını biliyor olsalardı, bu kitabı satın alıp okumak isterler miydi?

Sanmıyorum

İhtimal vermiyorum

Yusuf Ziya Ortaç'ın genç mizah yazarlarına verdiği "Müstehcenlikle müstekrehlik farklı şeylerdir. Müstehcenliğin hoşa giden bir yanı vardır, ama müstekrehlik ise iğrençliktir" öğüdünde olduğu gibi düşünüyorum.

Bu anlamda Mungan'ın "Üç Aynalı Kırk Oda"da ortaya koyduğu ve "Popüler" kültüre ait olduğu sanılan söylemini "Popüler"likten uzak "Vülger"liğe yakın bulduğumu söyleyebilirim...

Çünkü "Popüler"lik ve "Vülger"lik farklı kavramlardır.

Popülerlik ciddi anlamda bir emeği, belli kalitede bir çizgiyi, bir tavrı, bir tarzı yakalamayı gerektirir.

Vülgerlik ise aynı noktaya, adiliği, bayağılığı savunarak, dibe vurmuş bir ahlaki çizgiyi devam ettirerek gelmeyi amaçlar. Mungan'ın kitabı da, o kitapta yeralan satırları da, edebi bir eserden ziyade, dibe vurmuş bir adamın ruh halini ve okuyucusuna olan saygısını yitirmiş bir kalemin hezeyanlarını yansıtıyor

Hepsi bu!..

(*) Bu yılın başlarında ALFA yayınları arasında çıkan "ŞİMDİ DOMUZLUK ZAMANI" kitabımdan alınmıştır...



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır