kapat
22.12.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 NET YORUM
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Hayat sürüyor

Arjantin çöktü diye zil takıp oynayacağız... "Yaşasın Arjantin yıkıldı, biz ise dimdik ayaktayız!"

Neredeyse, Müslüm Baba'nın hayranları gibi sevinçten göğsümüzü jiletleyeceğiz...

Türkiye öyle sihirli bir ülke ki, daha çok Arjantin devirir bu özelliği ile...

Türkiye gerçeği
Türkiye, durup dururken kendi başını belaya sokar; tıkır tıkır yürüyen bir işi bozar; sonra o buzulmanın oturur bir güzel kavgasını yapar; sonra yürüyen işi kimin bozduğunu ve neyin tartışıldığını unutup, elele verip ağlamaya başlar; o sırada birisi bir kılçık atar orta yere, başlarız bütün dünyaya dayılanmaya...

"Gelin lan erkekseniz" diye...

Baksanıza, bizim üstad haline gelmiş bürokrasinin bir cebinde kriz formülleri var, öteki cebinde krizi önleme formülleri...

IMF'ciler bile kafayı çatlattı Türkiye'de...

Batar mı hiç böyle bir ülke?

Ne biçim ajan!
Rusya ile aramızda patlayan casus krizi, ekonomik kriz muhabbetine ara verecek gibi görünmüyor.

Hayli zayıf kaldı, matbuata geniş biçimde yansımadı...

Rusya'ya ajan olarak gönderildiği ve orada yakalanıp işkeceye alındığı öne sürülen iki çocuk annesi Vicdan Şanslı (bu isim takma kokuyor) hem Sabah'a hem de Hürriyet'e demeç vermiş...

Sabah'a "Ben casusum, Ruslar'a sorguda kök söktürdüm" diyor...

Hürriyet'e ise "Ben casus değilim, ev kadınıyım, Rusya'ya turist olarak gittim" diyor.

Galiba kadın gerçekten ajan, ikili oynamaya devam ediyor, her iki tarafı da işletiyor..

Fakat benim ilgimi çeken konu farklı...

Ben MİT'imizden, Rusya'ya yakışıklı, koç gibi bir delikanlıyı göndermesini beklerdim...

Vicdan Hanım bu haliyle Rusya'da kimi etkileyip de bilgi toplayacak Allahaşkına...

Bir paragraf aldım
Yakup Kepenek beyfendi, bir e-mail açıklaması göndermiş, "yazıma haksızlık yapmışsınız" diyor...

Türk solu'nun vaziyetini eleştirdiğim yazımda, Kepenek'in Cumhuriyet'teki yazısından bir paragraf almıştım, "Türk solu önce yanlışlarını sorgulamalıdır" diyordu özetle...

Çok yaygın "sorgulama" rahatsızlığını tekrardan dile getirdiği için bana "ibretlik" gelmişti, hepsi bu...

Yoksa Kepenek'in ne sol hakkındaki görüşleriyle tartıştım, ne de değerlendirmelerine genel bir eleştiri getirdim.

Eğer, yazısında "sorgulama" türünden bitmeyen tartışmalar sola sürekli zarar veriyor, demiş olsaydı, o paragrafı da almazdım.

Yine de kırıp incitmeyi aklımdan bile geçirmediğimi söylemeliyim.

İki gazete birden
Bir yıldır önemli sıkıntılar geçiren Sabah Gazetesi, yarından itibaren çok seveceğiniz bir çalışmayı başlatıyor.

Yıllardır buna benzer çalışmaların hep içinde olduğum için, bu defa aynı heyecanı ve hazzı duymaktan mutlu oldum.

Okuyucuya yeni bir şeyler sunmanın heyecanı ve mutluluğu...

Artık pazar günleri bir tek değil, iki gazeteniz olacak...

İki ayrı gazete...
Birisi bildiğiniz Sabah...

Diğeri ise, yine Sabah ruhuyla hazırlanmış ama çok farklı bir Pazar gazetesi...

Tıpkı gelişmiş ülkelerde, hafta için başka, hafta sonu da bambaşka şekilde hazırlanan "çift gazeteler" gibi...

Bizim SABAH'ın ruhunu çok iyi tanıyan arkadaşlar kaptanlık ediyorlar ikinci gazeteye...

Emre İskeçeli, Orhan Vural ve Levent Erten, çok geniş bir gazeteci ve yazar kadrosunu ikinci gazetede sizler için bir "kimya formülünde" birleştirdiler...

Beğeneceğinizi umuyorum.

Sabah yaparsa, her zaman olduğu gibi iyisini yapar!..



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır