
Belgesiyle Ajan Vicdan
Casus olup olmadığı yönünde çelişkili ifadeler veren Vicdan Şanslı'nın ajanlığı sonunda belgelerle kanıtlandı
Rus Televizyonu Birinci Kanalı ORT'de hafta başında yayınlanan, "Doğudan Gelen Ajan" adlı belgeselin ardından Türk Medyası'nda yer alan haberlerde kimliği tartışma konusu olan ve Sabah Gazetesi'ne gerçeği tüm çıplaklığı ile anlatırken, diğer gazetelere Rusya'ya yalnızca turistik gezi yaptığını söyleyen Vicdan Şanslı'nın, "casus" olduğu, Dışişleri Bakanlığı'nın resmi yazıları ile belgelendi.
24 Mayıs 1996 tarihini taşıyan ve Dışişleri Bakanlığı'nca Şanslı'nın babası İbrahim Kaşmer'e gönderilen resmi yazıda, kızının casus suçlamasıyla Rusya'da tutuklu bulunduğu ve Rusya Federal Güvenlik Servisi'nce "tecritte" tutulduğu belirtildi.
Bu arada Vicdan Şanslı'yı almak üzere Rusya'ya giden uçakta MİT Müsteşarı Sönmez Köksal'ın yanı sıra, MİT görevlisi Mehmet Eymür'ün de bulunduğu iddia edildi. Kızının kaybolduğunu belirterek Başbakanlığa dilekçe ile başvuran İbrahim Kaşmer'e cevaben yazılan yazı, Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk, Hukuk ve Emlak Genel Müdürlüğü antetli bir kağıtla gönderildi.
BELGELERDE YAZILANLAR
KOGY-II/2589-1286 sayılı yazıda konu; "Kızınız Vicdan Şanslı" mahreci ile belirtildi:
"Sayın İbrahim Kaşmer
Kızınız Vidan Şanslı'nın 28 Aralık 1995 tarihinde tutuklandığının, adı geçenin işvereni durumundaki ....... firması sahibi ........ tarafından 18 Ocak 1996 tarihinde bakanlığımıza bildirilmesi üzerine durumun soruşturulduğu Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, kızınızın 'casusluk yaptığı' gerekçesiyle tutuklandığını, halen sorgulanmakta olduğunu ve bunu takiben hakkında yapılacak işlemin tespit edileceğini bildirmişlerdi. Son olarak Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanlığı'nın Moskova Büyükelçiliğimize gönderdiği 7 Mart 1996 tarihli Nota'da 28 Aralık 1995'te tutuklanan ve halen Federal Güvenlik Servisi'nce tecritte tutulan Şanslı'nın Rusya Federasyonu Kanunu'nun 65. Maddesi'ne göre yargılanacağı bildirilmektedir."
Bu belgenin yanı sıra, Rusça'dan Türkçe'ye çevrilen ve tutuklandığı sırada Vicdan Şanslı'nın üzerindeki mücevherleri yanında bulunan kişiye teslim ettiği bir belge daha bulundu.
ANLAŞMAYLA KURTULABİLDİ
Vicdan Şanslı 6 yıl önce Rusya'da arkadaşı S.A.'nın gözü önünde tutuklandı. Arkadaşı o tutuklandıktan sonra Türkiye'ye döndü. Olayı Vicdan'ın ailesine anlattı ama inandırmak zordu. Ailesi Şanslı'nın casus olmasının sözkonusu bile olamayacağını iddia ediyor, neredeyse kızlarının başına gelenlerden onu sorumlu tutuyorlardı. Ama sonunda S.A.'ya inandılar ve harekete geçtiler.
S.A. ve Şanlı'nın ailesi Cumhurbaşkanlığından Dışişleri Bakanlığı'na kadar tüm birimlere dilekçe yazıp genç kadının akıbetinin öğrenilmesini istedi. Bu arada S.A. dönemin ANAP Samsun Milletvekili Adem Yıldız'la da görüşüp olayı anlattı ve devreye girmesini istedi. Yıldız'ın konuyu bizzat Yılmaz'a anlatmasıyla, Vicdan için kurtuluş yolunda geri sayım başladı. Aradan tam beşbuçuk ay geçmişti. Ve ilk yanıt 15 Mayıs 1996'da Başbakanlıktan geldi. Vicdan birkaç hafta süren görüşmelerin ardından Rusya-Türkiye arasında yapılan centilmenlik anlaşması çerçevesinde Türkiye'ye iade edildi. Ve bu olayın ardından Şanslı ile teşkilatın yolları ayrıldı.
OĞLUNA VEDA EDİP KAYBOLDU
Şanslı'nın ailesi bugün geçmişe sünger çekmiş, her şeyi inkar ediyor. Annesi Habibe Kaşmer, "Kızım casus değil" diyor, ağabeyi Sevcan Kaşmer ise, " Evli 2 çocuk annesi dul bir kadına hayatı zehir ediyorlar. Onun Rusya'da kalmasını istemeyen tercümanlar komplo kurdu" iddiasını savunuyor.
Peki Şanslı ne diyor? Bir şey diyemiyor, çünkü genç kadın dün izini kaybettirdi. Şanslı'nın önceki gece boşandığı eşi Sabri Şanslı'nın evine giderek oğluyla vedalaştığı ve "Basında çıkan haberler yüzünden başıma bir şey gelmesinden endişe ediyorum. Bir süre Bursa'dan gideceğim" dediği öğrenildi.
ARKADAŞI S.A.'NIN İTİRAFI
Casus olduğunu KGB'den öğrendim
Vicdan Şanslı 29 Aralık 1995 tarihinde yolda yürürken yanına yaklaşan iki KGB Ajanı tarafından tutuklanmış ve doğruca KGB'nin Kafkasya Krasnodar'daki şubesine getirilmişti. Şanslı 6 ay boyunca sürecek çapraz sorguya alınıp çok zor günler geçireceği nezarethanesine atılırken, olay sırasında yanında bulunan arkadaşı S.A. şaşkındı. Adeta şoka girmişti. Daha önce de defalarca beraber seyahat ettiği arkadaşı Vicdan hiçbir neden gösterilmeden hapse atılmıştı. Uzun süren uğraşları sonucunda resmi olmayan kanallardan Vicdan'ın "casus" suçlamasıyla alındığını öğrendi. Bu hassas suçlama ile ilgili atacağı yanlış bir adım kendi başını da derde sokabilir, kendini Rus hapishanelerinde bulabilirdi. Korktu. Araştırıp, soruşturmayı bırakıp hemen Türkiye'ye döndü.
|