2002'ye olumlu bir rüzgarın yakalanarak girildiğini ve bu rüzgardan en iyi şekilde yararlanılması gerektiğini söyleyen Tuncay Özilhan, hükümete çözüm önerileri sundu: Kurlarda ve faizlerde yıl sonuna doğru sağlanmaya başlanmış görünen istikrara rağmen hükümet hâlâ iddialı bir programı gerçekleştirme yönünde yeterli güveni oluşturamadı.
* Kritik önem taşıyan konularda, eksik kalan reformlar olarak İhale Yasası, Telekom'un özelleştirilmesini kolaylaştıracak yasa ve kamu bankalarının yeniden yapılandırılmasının tamamlanması gösterilebilir.
* Yeni Stand By için Niyet Mektubu verilirken makro hedefler aşırı iddialı seçilmemeli. Enflasyonu hızla düşürmeye çalışmak yerine inandırıcılığı olan ve orta vadeye yayılmış bir dezenflasyon politikası daha anlamlı olacak.
* Faiz dışı fazla politikası bu biçimde sürdürülecekse yüzde 4 büyüme için maliye politikalarını ekonominin arz cephesinden şekillendirmek gerekecek. Vergi politikalarını faaliyete göre şekillendiren ince bir yaklaşıma ihtiyaç duyuluyor.
* Yatırıma en çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde yabancı sermayenin önüne engeller koyduk. Bürokrasiyi azaltmamız, vergi sistemini basitleştirmemiz, yabancı sermaye izinleri için İrlanda'dakine benzer müstakil bir kurum oluşturmamız şart.
* Bankacılık sektörü yeniden yapılandırılırken krizlerin yarattığı zaafiyet gözden kaçırılmamalı ve uluslararası standartların uygulama takvimi bu hassas yapı göz önüne alınarak belirlenmeli.
* İstanbul Yaklaşımı ve Aktif Yönetim şirketi gibi reel sektöre nefes aldıracak önlemler sözden fiiliyata geçirilmelidir.
* Başarılı olabilmek için ekonomi yönetiminin tüm kurumları ile tek elde toplanması tartışılmaz bir zorunluluktur.