Gürültü istemeyen bakırcı dükkanına gitmesin..
Türkiye'nin kalbi Ankara ise Bodrum da nabzıdır.. Bazıları burası için Türkiye'nin edep yeridir, derler ama kulak asmayın.. İstanbul bu işleri Bodrum'a filan bırakmaz.. Konuyu o bakımdan şey edersek, hemen şey olmaz..
Kar bastırmış.. Ben de "B Planını" uygulamaya koymuşum.. Şehri terketmek üzere havaalanına geldiğimde hafiften bir yağmur çiseliyor, birikmiş karları yumuşatıyordu..
Karla kaplı yollar vıcık vıcık olmuştu ama ben bunu hayra alamet saydım.. Ne bileyim ondört yılın en berbat kışını yaşadığımızı..
Uçuş kartımı aldım.. 45 dakikalık bir rötar var.. Eh, ben de kafede oturur sıcak birşeyler içerim..
***
Kahvemi içerken baktım Rasim Hoca geliyor.. Beşiktaş'ın ve milli takımın büyük kalecilerinden Rasim Kara.. Şimdi Yozgat'ın hocası.. Birlikte oturduk.. Hafta sonunda Galatasaray ile maçları var onun için şehre dönüyor..
Ankara'ya uçacak, oradan da kara yolu ile Yozgat'a gidecek.. İşi benimkinden zor yani..
Laf kaçınılmaz olarak futbola geldi.. Ben sıkı bir Galatasaraylıyımdır.. Lakin iş futbol oldu mu bende bir karakter zaafı ortaya çıkıyor..
Hocaya taktik..
Temsil herkes takım tutar, ben kişileri tutarım.. Bizim takım Antep ile oynasa ben hemen Antep'in tarafına geçerim.. Celal Doğan ile Samet Aybaba arkadaşım olduklarından onların yüzü gülsün isterim..
Kendimi bildim bileli bu hep böyle oldu.. Bir türlü bireysel ilişkilerden çıkıp, kurumlaşamadım..
Yozgat'ın Galatasaray ile oynayacağını duyunca hemen Yozgatsporlu oluverdim.. Başladım Rasim Hoca'ya Galatasaray'ı yenmeleri için neler yapması lazım geldiğini anlatmaya..
Rasim Hoca'nın benden gelecek taksitli akıllara ihtiyacı yok, hayatı futbolun vitrininde geçmiş ama kibar adam.. Nezaketinden ciddiye alırmış gibi yapıyor, benim de kör egom tatmin oluyor..
Bereket uçuş saatinin geldiğini anons ettiler de Rasim Hoca saçma sapan tattiklerimi dinlemekten kurtuldu..
Uçağa aldılar.. Elimdeki karta göre koltuk numaram 7C.. Ama bu uçakta 7 numaralı koltuk yok.. Üç numaradan direk sekize atlıyor.. Aradaki bölümde oturulacak yer olarak kapının yanındaki hostes koltukları ile tuvaletin klozeti var..
Hostesler yerinde.. Tuvalet klozetini de bana layık görmüş olamazlar.. Aval aval bakınırken hosteslerden biri yanıma geldi.. "İstediğiniz yere oturabilirsiniz, uçak boş.." dedi..
Dalaman ve Bodrum yolcusunu aynı uçağa almışlar.. Toplam otuz iki kelle.. Hem de bayram günü, inanılacak gibi değil..
Cuma gününe talep olur diye üç ekstra uçak koymuşlar, dönüşü tek uçağa indirmişler.. İşler o hale gelmiş yani..
***
Biz de şehirlere lakap takma merakı vardır.. Lakap yetmez, bir de tarif yaparlar.. Temsil başkentten söz edilecek olsa kalıp hazırdır:
- "Türkiye'nin kalbi Ankara.."
Edirne "Serhat şehri" diye anılır.. İzmirliler kendilerini "Yiğidin harman olduğu yer.." diye tarif ederler.. Doğrudur, vurduğu çok ölüsü yok yiğitler hep buradan çıkar..
İstanbul'un tarifi çeşit çeşittir.. Kimi "ekonominin kalbi" der.. Kimi midesi.. Ahlak zabıtası raporlarına göre de İstanbul Türkiye'nin edep yeridir..
Bu bakımdan Bodrum'a da "Türkiye'nin nabzı" diyebiliriz.. Bodrum mutluysa bilin ki memleket mutludur..
Bayram vesile oldu, o sayede gördük ki Türkiye'nin nabzı durmuş.. Atmıyor.. Esnaf kendini bayrama hazırlamış.. İstanbul'un para azgınları gelecek, yiyip içecek.. Restoran sahipleri, barlar, meyhaneler de gülecek..
Onlar gülerken çarşı esnafı da sebeplenecek..
Maria hamile mi?
Bu bayram hepsinin eli böğründe kaldı..
Günde topu topu iki uçak iniyor.. İçinde onbeş yirmi kişi.. Onların da yazlıklarından çıkıp dolaştıkları falan yok.. Evlerinde oturup Maria Mercedes'i seyrediyorlar..
Laf aramızda Maria Mercedes hamile galiba.. Dizinin replikleri çok manalı olduğundan kesin bir sonuç çıkarmak mümkün değil.. Ancak lafın gidişatı öyle gösteriyor..
Dizide iki kadının arasındaki konuşmaya tanık oldum.. Maria Mercedes'in başı döndü, odasına çekildi.. Fabiola "Hamile galiba.." dedi.. Maria Mercedes'in kaynanası Marvina ona "Anlamadım ne diyorsun.." karşılığını verdi ve muamma diyaloglar böyle başladı:
- "Maria Mercedes bebek bekliyor.."
- "Yani hamile mi?"
- "Hamile olduğunu sanıyorum.."
- "O halde hamile olmalı.."
- "Hamile olduğuna göre anne olacak.."
- "Demek hamile.."
- "Evet evet hamile olduğuna eminim.."
- "Eğer bu doğruysa hamile olmalı.."
- "O zaman bir bebeği olacak demektir.."
Yukarıdaki repliklerin geçtiği sahneyi çok dikkatle izledim.. Bana göre de Maria Mercedes yüzde elli hamile.. Ancak konuşmalara bakıp emin olamıyoruz..
O yüzden bu tesbiti kendim yapıp, dizinin meraklılarına müjdeji bizzat vermek istedim..
***
Dönelim Bodrum'a..
Bayram'da hevesi kursağında kalanların son umudu yılbaşı.. Buranın yerlisi ikiye böyünmüş.. Birinciler;
- "İstanbullular bu bayram azamadı.. Bunlar iki tatili birden azmadan geçiremezler.. Yılbaşında azmaya gelmeleri kaçınılmaz.. Tedarikimizi görelim.." fikrindeler..
İkinciler ise "Biz niye battık bre sersemler.. İstanbul battığı için battık.. İstanbullu da yiyecek para olsaydı bayramı boş geçirir miydi?" diye itiraz ediyorlar..
Ben de ikincilerin fikrindeyim..
İstanbul kadınına "gökyüzünde düğün var, çengi gelmiş.." deseler bulutlara merdiven dayamaya kalkışırlardı.. Cümlesinin dünya işlerinden hevesi kaçmış gibi..
Yılbaşının da bayramdan farkı olmayacak..
Zaten meteoroloji tahmenleri de gözünü karartacak olanlara cesaret vermiyor.. Bayramdaki yağmur aynen yılbaşında da var..
Buranın yağmurunu görmeyen, nasıl birşey olduğunu bilemez ki onu da yarın anlatırım..
Kıssadan hisse: Mangal kenarı kış gününün lalezarıdır..
|