kapat
21.12.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 NET YORUM
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Arjantin dersleri

Çok uzaklardaki "kader" arkadaşımız Arjantin'in, bizden koparak tam dökülme aşamasına geçmesi gizli bir ferahlık yarattı. Bir yıl önce bütün dünyada Türkiye ile Arjantin'in adları birlikte anılıyor, ekonomik kriz ortamları ve borç sarmalı içindeki mali sistemleri birbirine fazlasıyla benzetiliyordu.

Sonra Arjantin "koptu". Nerelere kadar yuvarlanacağı bilinmiyor, ama şu anda yaşadıklarına bakılınca da, bu kadar zembereklerinden boşalmış bir toplumun tekrar sağlığına kavuşması açısından umut verici görünmüyor.

Arjantin'in yuvarlanmasına Türkiye'den bakıldığı zaman ve bir yıl önceye kadar tekrarlanan benzetmeler hatırlandığında, "şükredenler"e hak vermemek mümkün değil.

Türkiye, IMF ile 17 kez anlaşma yaptı, krediler aldı. Ama hiçbirinde taahhütlerini tamamlayamadı, her seferinde "düze" çıkamadan yeni bir kriz ortamına girdi. Şu anda 18'inci anlaşma yürürlüktedir ve Türkiye ara taahhütlerle IMF'in isteklerini yerine getirmeyi sürdürmektedir. Bu sayede de 2002 için 10 milyar dolar kredi alacaktır.

"İyiye giden durum" nedir?
Arjantin'e bakıp durumumuza şükrediyoruz. Ancak bu 10 milyar dolar kredinin alınması herşeyin bittiği anlamına gelmemektedir. Ekonomistler karışık formüllerle, "faiz dışı fazla" gibi kavramlarla durumun iyiye gitmekte olduğunu söylemektedirler.

İyiye giden durum, 2002 için Türkiye'nin tekrar borç ödeyebilir ve borç alabilir durumda olmasıdır. 2002'nin ortasından itibaren 2003 borçlanma hesapları ve pazarlıkları başlayacaktır. Ve 2002'de gerçek bir "düze çıkma" aşamasına geçilmediği takdirde 2003 için IMF'den istenmesi gereken kredi tutarı, örneğin 15 milyar dolara çıkacaktır. 2004 için ise bu miktar en az 20 milyar dolar olacaktır.

Bu krediler borçların ödenmesi ve yeniden borç alınabilmesini sağlayacaktır ve devletin "ucu ucuna" işleri döndürmesi için gerekli asgari miktarlardadır.

Türkiye, 2002'yi kurtarmak için gereken 10 milyar doları alabilmek için son taahhütlerini önümüzdeki günlerde yerine getirecektir. Bunlardan biri, siyasi yapının "ihaleler yoluyla iktidar imkânlarını dağıtma" silahını elinden alan ve bu nedenle Ankara'da hâlâ büyük direnişle karşılaşan İhale Yasasıdır. İkincisi Tütün Yasasıdır ve bu yasa ile siyasi iktidar üreticiyi ya da tüccarı istediği gibi destekleme imkânını kaybetmektedir. Üçüncü yasa Borçlanma Yasasıdır ve bununla da devletin iç borçlanma sistemi yeni bir düzene sokulmaktadır.

2002'de düze çıkılmazsa...
Bu üç yasanın ardından gündeme gelmek zorunda olan bir de Yetki Yasası söz konusudur. Bu yasa ile devlet kendi kendini yeniden organize edecek, küçültecektir.

Bu yasalar çıkacaktır, çünkü bu yasalar çıkmazsa IMF 10 milyar doları vermeyecektir. Bu yasalar çıkacak, Ankara 10 milyar doları alacak, bununla borç ödeyecek ve tekrar borçlanacaktır. Borçlanma sisteminin bu şekilde devam etmesiyle "kurtuluş"un mümkün olmadığını gösteren en yakın örnek Arjantin'dir.

Bu sarmaldan çıkmanın birinci koşulu, devletin hantal ve israfçı yapısının değişmesidir. Mali sistem de bu yapı yüzünden çökmüştür, ekonomik krizler de bu yapı yüzünden yaşanmaktadır.

2002 yılı bu değişim için kullanılmazsa Arjantin öyle uzaklarda kalmayacak, fena halde yakınlaşacaktır.



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır