Yavaş, yavaş "Tatlı Hayat"ın da tiryakisi oluyoruz. Haluk Bilginer şiir gibi oynuyor. Başlarda tutuktu Türkan Şoray, belki de Hanım'ın etkisindeydi, şimdi açıldı. Çolpan İlhan yılların sinemacısı, tiyatrocusuydu, elbette ki iyi oynayacaktı. Şaşmadım dersem yalan olur, Neco da Çolpan İlhan'a ayak uydurdu. Ve genç Emre Altuğ. Onca kurdun arasında yem olmadı.
"Tatlı Hayat"ta bu hafta bir sahne vardı ki, etkilendim.
Başar üniversiteyi bitirecek, mezuniyet töreninde kep giyecek. Babası, yani İhsan Bey, oğluna, öğrenim yıllarının son hediyesini alıyor. Harika bir bond çanta. Fiyatı el yakıyor. Üzerine de oğlunun adını yazdırmış.
Üniversiteyi bitiren bir delikanlıya bundan güzel hediye düşünemiyorum. O Bond çantayı iş yaşamının büyük bölümünde taşıyacak ve hep babasını anacak.
Aklınızın bir köşesinde bulunsun.
KAMERA ŞAKALARI: Sanırım ilk "Mavi Ay" dizisinde izledik. 13 bölümün sonunda, dizi boyunca çekimlerde yaşanan kamera şakaları toplu halde ekrana gelmişti. Zaman zaman bizde de yapıldı bu numara. Şimdi de "Bir Demet Tiyatro"nun sonlarında görüyoruz. Oyuncuların rollerini, söyleyecekleri kelimeleri şaşırmasını, çekim sırasında yaşanan aksilikleri kah tebessüm ederek, kah kahkaha atarak izliyoruz.
KUTLUYORUM: Son günlerde yeni ŞAMDAN'ın televizyon reklamlarını her ekranda gördük. Harika bir reklam. Bu reklamı seyreden, yarın bir ŞAMDAN alacaktır. Alınca da pişman olmayacaktır.