kapat
21.12.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 NET YORUM
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 

Küllük kahvesinin "orjinal" şairleri...

Refik Halit Karay, 1943 yılında yayımladığı "Üç Nesil Üç Hayat" kitabında, 1940 dönemi şairlerini sarakaya alarak anlatmaktadır:

"Küllük kahvesinde iskemlelere ters oturmuş, traşları uzun, saçları yağlı ve kepekli, ceketleri gayet uzun ve bol, pantolonları çekik, çorapları düşük, sırtları kabarmış, omuzları kalkık, kırkına yaklaşmış 'gençler'... Bir müddet, aralarında 'Eskileri yerlerinden atmalı! Gazetelerin baş köşeleri bizim hakkımızdır! Bunaklar ve cahiller defonsun!' diye haykırıştıktan sonra birbirlerine şiirler okamaya başlarlar.

Birincisi Size, şimdiye kadar yapılanlarla kıyas kabul etmeyecek derecede nefis, iki mısrada bütün yeni edebiyatı, vücuda getirdiğimiz san'at inkılâbının tam ruhunu meydana koyacak bir manzume okuyacağım. Bu, bir şaheserdir ve tabi”dir ki, benimdir. (Okur.)

Döner kebap!

Artık dönmiyeceksin.

Öbürleri (Bağırışlar) Hârika! Mucize!

İkincisi Bunu tek başına mı yazdın? Tek imza ile mi neşredeceksin?

Birincisi Hayır, o şeref bana fazladır; zaten ilham eden sensin. Çift imza ile, ikimizin imzalariyle basarız.

İkincisi Ne saadet! Sevincimden çıldıracağım.

Nargilelisi (Marpucu manalı manalı sallayarak) Hakkınız var. Siz bu

şiirle:

Ağaca bir taş attım

Taşımı ağaç yedi! ve Gözlerim

Gözlerim nerede?

Şeytan aldı, götürdü

Satamadan getirdi.

Şedövrlerini gölgede bıraktınız.

Öbürleri Fakat, senin şaheserine varamadık... Ah, o ne dâhiyane, mutlak ve edebi bir eserdir. Hep birden tekrar edelim!

(Yeni şairler ayağa kalkarlar, birbirlerinin elinden tutarak goygoycular gibi sıraya dizilirler. Evvela deste başı olan nargilelisi, kalın, mehabetli bir papaz sesiyle tek başına ağır ağır okur.)

Sidharta buddhâ!

Myagrodhâ!

Hepsi birden (Kiliselerdeki ilahici çocuklar gibi ince, tiz bir ahenkle ve gittikçe yükselterek üç kere haykırırlar.)

Om mani padme hum!

Om mani padme hum!

Om mani padme hum!"

Refik Halit'in yazısında söz ettiği şairlerden biri "Döner kebap"la Arif Dino'dur, öteki de "om mani padme hum" ile Asaf Hâlet Çelebi...

"Ağaca taş attım" şiiri de bilindiği gibi Orhan Veli'nin...

Asaf Halet, o yıllarda bir de Arif Dino için şiir yazmıştır: "Arif Dino'ya Kaside."

ARİF DİNO'YA KASİDE

Tarçın ve çivit renklerine hayretle bakarken önünde aselbendle kakule kokan dükkânların eli habersiz bir yerli gülü resmeden ve cebinde kımıldanan küçücük rimbaud satirini deliğinden düşmesin diye yoklayan bir dev dünyada biraz bir şey söyleyen eflatun ki bu bir renk değil açık gözleri taş dolmuş bir yunan heykelidir ki derisinde gizlenir başının alnında gözleri yoktur fakat görür içini orda unuttuğu gözlüklerle boş ve dolu kafaların ve her şeyi başıyla görüp gözüyle düşünmek için kandırır bizi gülmeyin gülün dudakları soldu

ASAF HåLET ÇELEBİ

BİR KİTAP: YAŞAMA KANAT ÇIRPMAK

Şahizer Nur Öztuna, "yeniden yaşam savaşı vermiş bir kadın, yıllarını eğitime adamış bir öğretmen, başarılı çocuklar yetiştirmiş bir anne, doğayı fırçasından tualine yansıtmaya çalışan bir ressam" olarak şiirlerini "Yaşama Kanat Çırpmak" başlığı altında bir kitapta topladı. Şöyle diyor "Yasak" başlıklı şiirinde Öztuna: "Yıldızlar bana yakın / Sen uzak / Sen bana yasak / Ben sana tutsak."

"Yaşama Kanat Çırpmak şu adresten edinilebilir: oztuna@attglobal.net

İKİ MISRA

Odamda hülyalı bir akşam üstü,
Gölgeler içinde renk ve dudak kal.

HAMİT MACİT SELEKLER



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır