kapat
21.12.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 NET YORUM
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 

Türkiye ideal model

Afganistan'da yaşanan irtica sorununu Hıristiyan devletler değil Türkiye çözer.Rejim, ordu ve askeri açıdan çok etkin olmalıyız. Amerika'nın buna itirazı yok
Başbakan Bülent Ecevit, Türkiye'nin Afganistan için en ideal model olduğunu söyledi. Ecevit, bu nedenle rejim ve Afgan ordusunun oluşturulması konusunda Türkiye'nin etkin olması gerektiğini vurguladı. Ecevit, Türkiye-AB ilişkileri ve ekonomik kriz konusunda da önemli mesajlar verdi. Başbakan Bülent Ecevit'e yönelttiğimiz sorular ve yanıtları şöyle:

* Türkiye'nin Afganistan'da etkin olması gerektiğini sürekli söylüyorsunuz. Türkiye nasıl bir rol oynayabilir?

ORDUSUZ DEVLET OLMAZ
- Eğer engel çıkarılmaz ise Türkiye, Afganistan'ın kurtarılmasına büyük katkılarda bulunabilir. Bugün Afganistan, ordusu olmayan bir devlet. Türkiye ulusal Afgan ordusunun kurulmasına katkı yapabilir. Yani bugün modern bir devlet kurulsun isteniyor Afganistan'da, ama ordusu yok. Birbiriyle çatışan orduları olan bir devlet var. Bu şekilde devlet olunamaz. Bu şekilde bağımsızlık korunamaz. Zaten bu çatışmalar nedeniyledir ki Taliban gibi ciddiye alınamayacak bir örgüt, ki gördük işte hemen çöküverdi, ama o iç çatışmalar böyle bir örgütün devleti ele geçirmesine neden oldu. Onun için acil olarak ordu sorununun çözülmesi gerekiyor. Yani Afganistan'ı Afganlılar savunmalıdır iç ve dış tehditlere karşı. Ama bunun için ulusal ordunun kurulması gerekli. Buna en somut ve etkili katkıyı Türkiye yapabilir. Çünkü Türkiye'nin, halk çoğunluğu Müslüman olan bir ülke olarak ciddi ordu gelenekleri var. Ayrıca bir çok ülkenin ordusuna ve polisine eğitim veriyor. Türkiye bir şey beklemeden yani bir siyasal çıkar amacı gütmeden bu yardımı veriyor. Onun için zaten şimdi öyle büyük ölçüde çatışma falan olmayacak Afganistan'da artık. Taliban çöktü...

LAİK AFGANİSTAN İÇİN
Ayrıca Türkiye laik Afgan Cumhuriyeti için en ideal modeldir. Atatürk döneminde bunun adımları atılmıştı. Bir çok alanda Cumhuriyet döneminin teknokratları, subayları Afganistan'a gittiler 1930'larda Türkiye'nin katkısıyla bir konservatuvar dahi kuruldu. O zaman Atatürk'ü ve Türkiye'yi örnek alıyorlardı. Ama son yıllarda maalesef irtica kapısı çok açıldı Afganistan'da. Ama eğer yeniden yapılandırma döneminde Türkiye etkili bir durumda olursa sağlıklı bir gelişme olur. Şimdi irtica sorununu herhalde Hıristiyan devletleri çözemez çözse çözse Türkiye çözer. Onun için bizim rejim açısından, ordu açısından, askeri eğitim açısından çok etkin olmamız gerekiyor. Türkiye'nin o konularda yüklenebileceği işlevleri yapabilecek başka tek bir ülke yoktur. ABD'nin de buna itirazı olduğunu sanmıyorum. Başkalarının olabilir belki ama ABD'nin yok...

* Ekonomik gidişatı nasıl görüyorsunuz?

- Krizin aşıldığı yönünde kuvvetli belirtiler var. Enflasyonun düşüşü, faizlerin düşüşü, döviz kurlarının seyri bu yönde çok önemli, çok olumlu sinyaller. Bütün dünyada ticaret hacmi gerilerken Türkiye ihracatını artırmaya başladı. Bir de halka güven gelmeye başladı. Tabii ki işi sadece psikolojiye de bırakamayız. Bir kere dış yatırımları, yabancı sermayeyi teşvik etmemiz gerekiyor. "Endüstri Bölgeleri Yasası" çok önemli. Yatırımcıların karşısına çıkarılan engelleri tümüyle ortadan kaldıracak maddeleri bu yasa tasarısına koyduk. Yasa çıkınca bu tesisler de tabii ki sahiplerinin kabul etmesi koşuluyla dış sermayenin ilgisine sunulacak.

EKONOMİDE UMUT IŞIĞI
* Arjantin'de sosyal patlamalar yaşanıyor. Bizde de ekonomik kriz nedeniyle özellikle dargelirli kesimler ciddi sıkıntılar yaşıyor. Bu kesimlere mesajınız ne olacak?

- Bence artık umut ışığı görülüyor ve bazı gerekli yeni düzenlemeler de sağlandığı zaman Türkiye'de, ki kısa zamanda sağlanabilir, bu önlemleri gereği gibi uygulayabilirsek ve hesapta olmayan yeni engeller çıkmaz ise o zaman tabii dargelirli kesimi de rahatlatma olanağı bulacağız. Çiftçiyi, memuru, işçiyi, emekliyi ekonomik bakımdan rahatlatma yollarını öncelikli olarak göz önünde tutacağız. Ama en büyük rahatlık tabii ki ekonomik durumun düzelmesi ve sanayinin tam kapasite çalışabilir hale gelmesiyle sağlanacaktır.

SEÇİM LAFI EDİLMEMELİ
* Bu dediklerinizin olmasının temel koşulu da siyasi istikrarın sürmesi...

- Tabii o çok önemli. Onun için ben seçimin lafı bile edilmemeli diyorum.

* Koalisyon nasıl gidiyor? Ortaklar arasındaki ilişkiler?

- Koalisyonda hiçbir sıkıntımız yok. Uyum ilk günkü gibi, hatta daha da ileri düzeyde devam ediyor.

* ANAP ve Mesut Yılmaz'ın kamunun yeniden yapılandırılması projesi var.

- Bu gerekli tabii ki. Önemli olan bunun nasıl yapılacağı ve zamanlaması. Bugün atıl bir devlet yapısı olduğu gerçek. Çok ağır işleyen bir bürokrasi var. Özerk kuruluşları çok fazlasıyla özerk yapmışız. Şimdi halk her şeyi hükümetten bekliyor haklı olarak. Fakat hükümet yetkilerinin çoğunu özerk kuruluşlara devrettiği için talepleri gerçekleştiremiyor. Onun için bu özerk kuruluşların özerkliğinin ölçüsünün yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor...

Bakan sayısı için ortalık karışmasın
* Yeniden yapılandırma projesine hükümetten, bakanlık sayısını azaltarak başlayalım deniyor..

- Tabii bakanlık sayısının bu kadar artması biraz da koalisyonların bir sonucu. Yanlış hatırlamıyorsam biz tek başımıza azınlık hükümeti olduğumuzda bakanlık sayısı 25 idi. Şimdi 37. Bu durum koalisyon gerçeğinin bir sonucu. Onun için diyorum ki bu konuda zamanlama çok önemli. Bakanlık sayısı azaltılmasın demiyorum azaltılsın ama bunun zamanlaması önemli...

* Partiler bakanlık sayılarından feragat ederlerse hemen yapılamaz mı?

- Bu çok hassas bir konu. Belki de şimdi bu dönemde ortalığı karıştırmak yerine hazırlıkları tamamlayıp önümüzdeki dönemde hepsini uygulamaya koymak daha doğru olur diye düşünüyorum. Yani şimdi devleti hantallıktan kurtaralım derken koalisyon uyum ve istikrarını, siyasi istikrarı da bozmamamız gerekiyor...

KOPENHAG KRİTERLERİNE ULAŞACAĞIZ
* AB'ye hazırlık konusunda anayasa değişiklikleri yapıldı ama uyum yasaları hâlâ çıkarılamadı...

- Süratle çıkarmamız gerekiyor uyum yasalarını.

* Bu yasalar çıksa, Türkiye ev ödevini tamamlasa AB ile üyelik müzakereleri başlayabilecek mi? Katıldığınız son zirveden aldığınız izlenim nasıl?

RAHATSIZ OLANLAR VAR
- O konuda umut verici gelişmeler var. Fakat iş o aşamaya geldiği zaman AB nasıl davranır onu şimdiden kestirmek zor. Sonra her şey yasalar, hukuk ve uygulama eksikliği de değil. Birtakım toplumsal veya psikolojik etkenler de var. Türkiye'yi halkının büayük çoğunluğu Müslüman olan bir ülke olarak Avrupa kapılarının açılmasını içlerine sindiremeyenler var. Veya nüfus sorunu. Tabii nüfusumuzun çokluğu nedeniyle Avrupa Parlamentosu'nda ağırlıklı bir yerimiz olacak. Bunu açıkça söylemeseler de bundan rahatsızlık duydukları belli. Yani karşımıza pek çok engel çıkarılabilir ama bir de Türkiye'nin önemi var orta yerde.

TÜRKİYE DIŞLANAMAZ
Yani diyelim ki, bizden yetki almaksızın, bizi karar sürecine kabul etmeden AGSP yürürlüğe girdi. Bu olabilir mi? Örneğin Türkiye Balkanlar'la veya Orta Asya ile ilgili bir sorunda dışlanabilir mi? Böyle bir şey mümkün olamaz. Türkiye'nin üyeliğinden rahatsızlık duyan çevreler elbette vardır ama bunun yanısıra Türkiyesiz yapılamayacağını idrak edenler de var Avrupa'da. Ama bizim hazırlıklarımızı hiç bunlara bakmadan her halükarda bir an önce tamamlamamız gerekiyor.

AB'YE UMUT VERDİK
Şimdi ekonomiyi kısa sürede tam düzlüğe belki çıkaramayız ama demokrasiyi güçlendirme bakımından pek çok şeyi süratle gerçekleştirebiliriz. Kısa sürede Kopenhag kriterlerine ulaşabileceğimizi umuyorum ben. Bu arada yapılan son anayasa değişiklikleri o bakımdan çok umut verdi Avrupa Birliği çevrelerinde de. Liderlerle yaptığım son görüşmelerde bunu açıkça hissettim.

Bilal ÇETİN



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
PARLAMENTO
DSP   130
MHP   127
ANAP   79
DYP   84
AKP   53
SP   48
BAĞIMSIZ   19
BOŞ   10
TOPLAM   550

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır