kapat
21.12.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 NET YORUM
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 

Siyasileri Bekleyen Mart Ayı Kıyameti.

HASAN YAŞAR ÖZFİDAN

Siyasiler batırdıkları gemide kendilerininde batacaklarını bilmiyorlarmı? Ekonominin durma noktasına geldiğine dair yazılarımı 1999 Yılından beri ilgili yerlere bildirdim, halada bildiriyorum.

Siyasiler günlük yaşıyor, bunun üzerine Halkımızda Günlük yaşamak zorunda kalıyor. Düşünün bir kere, milletin açlık sınırında yaşamasına ve alım gücünün tamamiyle yok olmasına rağmen enflasyonun yüksek seyrine devam etmesi, durumun ciddiyetini açıkça ortaya koymaktadır. Birde, halkın alım gücünün biraz yükseldiği durumda Enflasyonun ne kadar fırlayacağını siz düşünün. Siyasiler, ne daha önce nede şimdi, günlük çözüm yollarının dışında hiçbir ciddi Ekonomik önlem almamışlardır. Onları, halkın arasına ve emeklilik kuyruklarına girerek konuşulanları dinlemeye davet ediyorum.

Piyasalar sıkıntı içinde, bütün çekler karşılıksız çıkıyor. Enflasyonun sağlıklı bir şekilde düşmesi ancak, üretilen mal ve hizmetlerin halka arzının çoğalmasıyla yani, üretimin artmasıyla sağlanabilir. Halbuki, siyasiler zam yaparak talebi azaltmak suretiyle piyasadaki mal ve hizme lerin çoğaltılması yolunu daima seçmişlerdir. Bu ise, sonderece sağlıksız bir yöntemdir. Piyasalardaki bu çokluk, global kriz sonucunda Firmaların üretimlerini kısmalarına ve talep azlığından dolayı çok fazla zam yapılmamasına rağmen oluşmuş durumdadır. Sonuç olarak, üretici üretim yapamaz hale gelmiş, tüketici ise fiyatı ucuz olsa dahi alamaz hale gelmiş, böylece Piyasada mal çokluğu oluşmuştur. Bu ise, ekonominin çöktüğünün en açık göstergesidir.

Üretici üretemez hale gelmiş, tüketici ise alamaz hale gelmişse sonuçları ne olur? Kısaca bunlara değinilecek olunursa,

Ticaret hacmindeki daralma sonucu, piyasadaki dolaşan likit para buna bağlı olarak azalmış durumdadır. Hükümet ise, paraya ihtiyacı olduğu bu dönemde piyasadan para çekebilmek için faizleri fazla düşürememektedir. Hatta, basında da yer aldığı gibi Hükümet karşılıksız para dahi basmıştır. Zaten Halkın alım gücünün tamamen yok olduğu günümüzde, enflasyonun yüksek seyretmesinin ardında Piyasaya gereğinden fazla Para sürülmesi yani, para basılması yatmaktadır.

Siyasiler, olaylara dar açıdan bakıyorlar yada görmek istemiyorlar. Mesele, enflasyonun düşürülmesi veya düşürülmemesi değildir. Daha önce 1980 öncesinde Türkiye 70 Cente Muhtaç idi şimdi ise Döviz Rezervlerimiz 20 Milyar Doların üstünde demek doğru değildir. Geçmişte çoğu mal karaborsa idi. Yani, üretici mal yetiştiremiyordu. Tüketicinin ise zam yapılmasına rağmen alım gücü vardı. Durum şimdi öylemi ya? Şimdi ise Halkımız temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale gelmiştir.

Yöneticilerimiz, her defasında Devletin Kasasının neden boş olduğuna bakmaksızın doldurmaya kalmışlardır. Testinin altındaki deliği kapatmadan ne kadar su doldurulursa doldurulsun testi dolmayacağına göre, gerek IMF den gerekse zamlarla Devletin Kasasına girecek olan paralarda, tıpkı altı delik olan su testisinde olduğu gibi Devletin Kasasının altından akıp gidecektir. Daha önce, gelen Paralar nasıl Devletin Kasasının altından akıp gittiyse, bundan sonra gelecek olan Paralarda aynı şekilde Devletin Kasasının altından akıp gidecektir. Yani, değişen bir şey olmayacaktır.

Siyasiler, maliyede "Kazanca uygulanan vergi çoğaldıkça, vergi gelirleri azalır. Kazancın tamamı vergilendirilince ise vergi Gelirleri Sıfıra düşer." kuralını hep gözardı etmişlerdir. Yani, üretici az ürettiği halde satamaz hale, tüketici ise fiyatı ucuz kalmasına rağmen alamaz hale gelmesine rağmen, herzaman vergileri arttırtma yolunu seçmişlerdir.

Gelir Arttırmada bu çare olmayınca, siyasiler para ihtiyaçlarını karşılamak için bu seferde, akaryakıt ürünlerine ve tiryakilerin vazgeçemeyecekleri Tekel Ürünlerine zam yapmayı son çare olarak bulmuşlardır. Ancak, buda tükenmiştir. Bundan sonra, devletin aynı mantıkla yapacak başka gelir arttırıcı yöntemi kalmamıştır. Milletimiz, şimdiye kadar yeterince fedakarlık yapmıştır. Fedakarlık sırası, şimdi Siyasilerdedir.

Siyasiler Devletin Kasasının altındaki deliği kapatmak için Resmi Dairelerde Kırtasiye giderlerine uygulanan göstermelik tasarruf önlemleri alacakları yerine, asıl nedeni olan Kamu Bankalarının tamamını özelleştirsinler de görelim.

Yunanlı Siyasetçiler, nasıl başarısızlıklarını gizlemek için Türkler saldıracak diye Savaş çığırtkanlığı yaparak Kamuoyunun dikkatini başka yöne çekiyorlarsa, bizdede aynı şekilde Siyasiler kendi başarısızlıklarını gizlemek için Kamuoyunun dikkatini başka şeylere çekmektedirler.

Yakın bir gelecekte, ticaret hacmindeki azalma ve kapanmak zorunda kalan iş yerlerinin Devlete sağlayacağı gelirlerde azalma artarak devam edecektir. Yani, devletin en önemli gelir kalemlerinden biri olan vergi gelirleride tamamiyle tükenecektir. Daha önce de para sıkışıklığı çeken Hükümet, ileride temel harcamalarını dahi karşılayamaz hale gelecektir.

Bütçesi % 0Borç olan bir ülkede, gelecek yeni Borçlara bel bağlamak ve gelecek yeni borçları bir kahraman nidası içinde açıklamak, son derece yanlıştır. Zaten, halkımız bu açıklamalara itibar etmemektedir.

Kötü kehanette bulunmak istemiyorum, inşallah ben yanılırım. Eğer, yukarıda değindiğim konular gerçekleşirse, sonrasında olacakları buyrun siz düşünün!

Milletimiz, siyasilerin senelerdir bir türlü çözüm bulamadığı bu durum karşısında kendilerine göre bir çözüm yolu bularak ya işlerini küçültmüşler, yada işyerlerini kapatma yoluna gitmişlerdir. Böylece, ekonomimiz bugünkü durma noktasına görüldüğü gibi gelmiş bulunmaktadır. Devletin gelir kaynaklarının süratle azalacağı, bu Ekonomik durgunluk sonucu Millet, siyasilere büyük bir ceza vermiş olacaktır. Siyasileri, önümüzdeki Mart Ayında tahmin ettiklerinden çok daha az Vergi geliri elde edecekleri Mart Ayı kıyameti bekliyor, bakalım ne yapacaklar...

Bu kadar eleştiriden sonra yapılması gerekenler nelerdir, sorusuna cevabı www.ekonomikcozum.com Sitesinde bulabilirsiniz.

SAYGILARIMLA.

Hasan Yaşar Özfidan.

Ekonomist - Bilgisayar Programcısı.



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır