Ankara gol attı" deyince akla "Kime gol attı" sorusu geliyor...
"Ankara hiç bir şey yapmıyor" diyen İstanbul'a "Gol attı" diyecek olsak...
Olmaz.
Ankara, İstanbul hepimiz aynı takımdayız!
Olsa olsa "Taraftar sevindi" diyebiliriz.
"Avrupa'ya gol attık" desek de olmaz...
Artık dünya, "Sen kazandın, ben kaybettim" hesaplarından çok, ortak kazançları ön plana çıkaran oyunlara puan veriyor.
12 Eylül sabahından başlayarak, "Dış politikada Türkiye, dünya çapında oyuncu rolünde değil" diyen basına gol atıldı diye yazsak...
Yani çuvaldızı kendimize saplasak da başka türlü...
Eleştirmeyen basın, basın olmaz!
Lakin bütün bunlar arasında dünyanın kaydettiği bir gol var...
Yüksek bir performansın sonucu!
Golü atan İsmail Cem!
İsmail Cem'in ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell'la yaptığı ortak basın toplantısını CNN International'dan izledim (nasıl yansıyacak merakı) ve her geçen dakikada İsmail Cem'in performansıyla "Büyük ülke" imajının o ekrandan dünyaya nasıl yayıldığının keyfini tattım.
Şimdi burada İsmail Cem'in şahsi karizmasına girecek değilim, bütün bu görüntüyü salt kendisine mal etmeye niyetim de yok.
Belli ki muhteşem bir takım oyunu hazırlanmış...
Başbakan Ecevit'in -belki ekranda belirmedi ama- Ortadoğu barış sürecine telefon konuşmalarıyla bir ağırlık koyduğu da ortada.
Yansıdığı kadarıyla...
Dış politika içine bu kez çok önemli ekonomik satranç taşları konmuş...
Tekstil kotalarına kadar gündeme gelmiş...
Amerikalı'nın anladığı lisanda konuşulmuş!
Ülkelerarası dostlukların kişisel dostluklarla beslendiği de apaçık ortadaydı.