|
|
 |
Walt Disney'in parmağı!
7 Ağustos 2001'de bu köşeden uyarmışız; yani bundan tam 4 ay önce: "İkinci geceyarısı ekspresi geliyor!" Tabii ki Ermeni lobisinin Hollywood'a yaptırdığı filmden sözediyoruz... Kendi gazetem Sabah dahil birçok gazetenin yeni uyanıp "Bu film başımızı çok ağrıtacak" başlıkları attığı Ararat adlı filmden..
O tarihte Kanada'da bir ailenin yanında kalan Erdem Kıyak adlı bir genç, National Post adlı gazetenin Pazar ekinde bu filmle ilgili tam bir sayfalık tanıtıcı yazıyı okuyor... Van'dan "Ermeni şehri" diye söz eden, Türkleri soykırımı yapmakla mahkum eden gazetenin filmle ilgili tanıcı yazısı, Ermeni asıllı yönetmen Atom Egoyan'ın Van şehrini andıran sete bakıp, "Van da gitti" sözleriyle bitiyor...
Erdem bu yazıyı okur okumaz tehlikeyi seziyor ve bana olayı özetleyen bir e-mail gönderiyor...
Bir gencin sezdiği tehlikeyi ne yazık ki bizim Dışişleri'nin Kanada'da keyif çatan Büyükelçilik görevlileri göremiyor... Ankara da bu köşedeki uyarıdan yola çıkıp gerekli girişimlerde bulunmadığı için Türkler'e nefret kusan bu film bitiyor...
Dışişleri yeni uyanıyor, iş işten geçtikten sonra Ottowa Büyükelçiliği'ne "Bu ne filmidir, bir bak" talimatı yollanıyor...
*
Şimdi gelelim Amerika'da üniversite eğitimi gören Osman adlı bir gencimizin dün e-mail ile bana ulaştırdığı bilgilerle uyarılara:
"Bu filmi yapan şirket Columbia değil Miramax'tır... Ve Miramax Walt Disney Corporation'a bağlıdır, onun politik kanadı gibi çalışır... Önümüzdeki haftalarda Türkiye'de hem Miramax'ın, hem de Walt Disney'in filmleri gösterime girecek... Bu filmler boykot edilmeli... Çünkü bu şirketlerin en büşük korkusu para kaybetmektir...
Filmin yönetmeni olan Atom Egoyan halen Kanada'da yaşamaktadır ve doğuştan Türk düşmanıdır..."
*
SON SÖZ: 4 ay önce Erdem'in Kanada'dan yaptığı uyarıyı ciddiye almayan Dışişleri'nin bu kez Amerika'dan uyarıda bulunan Osman'a kulak vermesini diliyorum... Ve 65 milyon Türk'e misilleme olarak Walt Disney filmlerini boykot etmeye davet ediyorum...
DOĞRU SÖZ
Anlamak beğenmenin başlangıcıdır...
Şey'ini çıkardılar!
Milenyum buluşu olarak açıklanan "Şey"i beğenmedik... Gazete, kitap okumayan, bilimsel makale yazamayan, dünya kurulalı beri bir tek buluşa imza atmayan, bir tek Nobel alamayan, genel tahsil düzeyi ilkokul 3 olan ulusun fertleri olarak "Şey" için daha ilk gün "Bir şeye yaramaz" dedik...
Dikkat edin; köylüsünün hâlâ karasaban kullandığı, nüfusunun yüzde 95'inin bisiklete binmeyi bilmediği, taşımanın yer yer at arabasıyla gerçekleştiği Türkiye'de birileri kalkıp "Hoş ama boş icat" diyor...
Olayın asıl traji komik yanı; kazaları önlemeyi amaç edinen İstanbul Trafik Vakfı'nın Genel Müdürü Ergün Öztaner, hız yüzünden her yıl ölen binlerce kişiyi görmezden gelip, "Hız yapmıyor" mazeretini ileri sürebiliyor...
Sanki sabah akşam spor yapan milletmişiz gibi; ortopedist İsmail Yılmaz kalkıp, "Hareket kabiliyetini azaltır, kalp damar ve kaslarda sorunlar yaratır" diyor.. Yapmayın beyler! Bir zamanlar matbaanın karşısına dikilen Osmanlı'nın hortlamışı olmayın...
Hay ağzını öpeyim!
Türkiye'de solculuk sermaye düşmanlığı boyutunu bir türlü aşamadı... (Prof. Dr. Şener Üşümezsoy)
Kornalı enflasyon!
Etiketlerdeki enflasyonla, Devlet İstatistik Enistitüsü'nün (DİE) açıkladığı enflasyon neden birbirini tutmuyor biliyor musunuz? DİE tencerenin, halk ise tencerede pişenin fiyatına bakıyor...
Şaka değil gerçek!
Enflasyon oranını belirlemek için fiyatı esas alınan ürünler arasında çalı süpürgesi, patinaj zinciri, oto pastası, pinpon topu, ahtapot, zımpara, barut, dinamit, fişek, korna bulunuyor...
Sanki millet hergün dinamit patlatıyor, pinpon topu alıyor, korna taktırıyor...
Sonuç mu?
Kılavuzu korna olan Devlet İstatistik Enstitüsü'nün burnu ayıptan kurtulmuyor..
Fıkra
Geliyorum!
Usame Bin Ladin, Bush'a telefon edip soruyor:
- Size iki haberim var.. Biri iyi, biri kötü... Hangisini önce söylememi istersiniz?
- Önce iyisini söyle
- Teslim olmaya karar verdim...
- Peki kötü haber ne?
- Uçakla geliyorum...
Kalemine sağlık
... Biz de seyreder tartışırdık neyin tarihi gerçeklerle örtüşüp, neyin örtüşmediğini. Varlık Vergisi'ni, Aşkale'yi, Ermeniler'i, Rumlar'ı, Yahudiler'i. (...) Oysa filmde akılda kalanlar bunlar değil... Ne Leon, ne Nora, ne Varlık Vergisi, ne de Aşkale.. Akılda kalan filmin bütün karekterlerinin bir arada söyledikleri yüreğe dokunan o türkü (...) Sarı Gelin türküsü... (Kenan IŞIK)
Kırmızı kart
Evlilikte eşit mal paylaşımı ile ilgili yasanın oylamasına katılmayan kadın milletvekillerine.
Kime ne kadar vergi iadesi
| Ücret | Vergi İadesi |
| Asgari ücret | 66 milyon |
| 200 milyon | 132 milyon |
| 300 milyon | 272 milyon |
| 400 milyon | 386 milyon |
| 500 milyon | 495 milyon |
| 600 milyon | 687 milyon |
| 700 milyon | 880 milyon |
| 1 milyar | 1.4 milyar |
Şükrü Saracoğlu Stadı güzel.. Ancak bu stat sadece terör kültürü üzerine kurulmuş. (Lucescu)
|
|
|
|