kapat
04.12.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 RAMAZAN
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 CANLI
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 

İşçi liderleri istifa etsin

53 yaşında Türk-İş Başkanlığı'ndan istifa eden Halil Tunç, 'Her kesimin silkinmeye ihtiyacı var' diyor ve ekliyor: Uzun süreden beri yerlerinde oturan herkes istifa etmeli. Aksi takdirde Türkiye'de hiçbir yenilik yapılamaz
Halil Tunç... Türk-İş'in efsanevi başkanı. Tariş eyleminde İzmir'in elektriklerini kesen, şalteri indiren sendikacı... Demirel'in başbakanlığı döneminde binlerce işçiyi sokaklara döken, senatonun açılmasını sağlayan işçi önderi. Ecevit 'çile çiçekleri' sözünü ilk onun Kazan'daki evinde dile getirdi. Özal henüz danışmanken ona 'Sağda bir parti kuracağım, tüm oyları toplayacağım' dedi. Türk-İş'te 15 yıl genel sekreterlik, 5 yıl da genel başkanlık yapan Tunç, 1979 yılında 53 yaşındayken kendi isteğiyle görevini bıraktı. Cevdet Sunay'ın özel kontenjanıyla senatör olan işçi önderi şimdi 74 yaşında. Artık, çiçeklerle uğraşıyor. Türkiye'nin gidişatına bakıp, 'Bütün başkanlar istifa etmeli, yerlerini gençlere açmalılar' diyor.

* Bira işçisi miydiniz?

- 1950 yılında bira fabrikasında çalışıyordum.

* Ne iş yapardınız?

- Küfelerin içinde bira taşırdım. Hepimizin sırtı nasır tutardı.

* Sizin işçi önderliğine yürüyüşünüzün bir hikayesi var...

- Evet. Bira fabrikasına bir bakan ziyarete gelmişti. O zaman semerler vardı, zor koşullarda çalışıyorduk. Bir işçi arkadaşımın sırtını açtım ve toplu iğneyi bakanın önünde batırdım. Acı hissetmemişti. Bu olaydan sonra dikkat çektik.

* Bira işçiliğinden Türk-İş Genel Sekreterliği'ne nasıl yürüdünüz?

- Bira işçilerinin başına geçince sendikacılığı öğrendim. 1960'da Türk-İş Genel Kurulu'nda arkadaşlarımın desteğini aldım. Genel Sekreter seçildim. 27 Mayıs İhtilali oldu. Anayasa yenilenmesinde görev aldık. Halk oyuna sunulmasında çok çalıştık. O dönemde Ecevit'le çok görüşürdük.

* Tarihe geçen mitinginiz var...

- 1969'da işçi emeklilerinin emeklilik haklarıyla ilgili büyük miting düzenledik. Demirel başbakandı. Yasa Meclis'ten geçti, senato görüşmeden senato kapanmıştı. Protesto ettik ve senato açıldı. Bunun gibi eylemler çok oldu.

* Bir işçi önderinin gözünde Özal ve Erbakan nasıldı?

- Milli Prodüktivite Merkezi'nde Özal başkan vekiliydi, yönetim kurulu üyesi de Erbakan'dı. Ben de oradaydım. Erbakan'la uyuşmamız mümkün değildi. Özal'la da yıldızım hiç barışmadı. Özal bana "Bir gün bir sağ parti kuracağım, oyları toplayacağım" dedi, bu sözü sık sık söylerdi. Alay ederdik. Bir gün söylediklerinin hepsini yaptığını gördük.

* Uzun zamandan beri işçi liderleri değişmiyor. Yerlerine yapışan işçi liderlerinin mevcut siyasi yapıyı eleştirmeye hakları var mı?

- İşçi kesiminin hükümet üzerindeki gücü kalmadı. İçim kırılıyor. Ömrünü verdiğim teşkilatın başındakiler teslimiyetçi politikayla Başbakanlığın önünde bir iki demeçle işi geçiştiriyor.

* İşçi liderleri yerlerini bıraksalar nasıl bir değişim olur?

- Yeni kan gelir. Bakın hükümetin başında Ecevit oldukça, Erbakan ve Demirel hâlâ hükümet olmak için uğraştıkça, Bayram Meral de yerinden kopmadıkça bu ülkede hiçbir şey değişmez. Tamamen bir silkinme lazım. İşçi kesimi, hükümet, işveren sendikaları hepsi silkinmeli. Aksi halde Türkiye'de bir heyecan olamaz, yenilikler yapılamaz. Ben 53 yaşında görevimin zirvesindeyken başkanlığı bıraktım. Bir koltukta bu kadar oturulmaz.

* Kriz var, siyasi değişim talepleri gündemde, işçiler ayaklandı ama bu sizce yeterli mi?

- İşçi teşkilatları büyük çapta eylem yapıp, hükümet değişikliğine zorlamalı.

* Ecevit başbakan olarak kalarak ne düşünüyor olabilir? Alternatifleri mi göremiyor?

- Ecevit başbakan olarak ölmek istiyor. İrtibatımız hiç kesilmedi. Ecevit'i tanımak zordur. Kurnazdır. Planlı, düşünen biridir. Güzel sloganlar üretir, tepki görürse Rahşan Hanım'a havale eder.

Dayanamayıp, ayrıldım...
* Ecevit'in DSP'sinin kurulmasında aktif olarak görev alıp sonra niye bırakıp gittiniz?

- DSP kurulurken Ecevit'in yanındaydım. Ben 1979 yılında Türk-İş Genel Başkanlığı'ndan ayrılmıştım. Senatodaki görevim de 2 yıl sürdü. İhtilalden sonra dinleniyordum. Ecevit ve Rahşan Hanım ziyarete geldiler. Ziyaretlerine gazetecileri de çağırmışlardı. Ecevit demeç verdi ve "Halil Tunç'un bahçesini gezdim, çile çiçekleri gibi yetiştirilen çiçekler daha sağlıklı daha uzun ömürlü oluyor, otel lobilerinde yetiştirilen çiçekler daha kısa ömürlü oluyor" dedi. Bu söz yeni kurulacak partileriydi ve basında büyük yankı uyandırdı. Çile çiçekleri sonradan değişti!

* Size 'Uzaktan kumandalı' demişler...

- Biz bildiri yayınladık, partileşme çalışmalarını ben takip ettim. Ancak Ecevit kimseyle görüşmek istemiyordu, kimseyi kabul etmeyince herkesi ben idare etmek durumunda kalmıştım. O dönemde benim için gazetelerde "Uzaktan kumandalı" diye yazdılar. Çok sıkıldım. Benim zaten lider olmak gibi bir arzum yoktu, solun doğal lideri belliydi. Dayanamadım ve kendisinden özür dileyerek ayrıldım.

Elif ERGU



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
HAFTANIN SOYLEŞİSİ
Nuriye Akman'ın bu haftaki söyleşisi için tıklayınız

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır