
Sezer: Varsayımla parti kapatılamaz
Sezer, DKP'nin kapatılması davasında, "Kürt sorununun şiddetle çözülemeyeceği" görüşünün, eyleme dönüşmediği sürece kapatma gerekçesi olamayacağını savunmuş
Anayasa Mahkemesi'nin kamuoyunda "liberal Kürt partisi" olarak adlandırılan Demokratik Kitle Partisi'ni bölücülük gerekçesiyle kapatma kararının gerekçesi, 2 yıl 9 ay sonra dün Resmi Gazete'de yayımlandı. Gerekçenin açıklanmasıyla, dönemin Anayasa Mahkemesi Başkanı olan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in DKP'nin kapatılmasına neden itiraz ettiği ortaya çıktı. Yüksek Mahkeme, DKP programındaki "Türkler ve Kürtler" ayrım yapıldığı, ulus bütünlüğü içinde etnik kimliği olan, baskı altında bulunan ve asimilasyona bağlı tutulan bir Kürt ulusu bulunduğu ifadelerini "devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü ve siyasi partilerin ırk esasına dayandırılamayacağı" ilkelerine aykırı buldu. Karara Sezer ile Haşim Kılıç, Yalçın Acargün, Sacit Adalı ve Fulya Kantarcıoğlu karşı çıktı. Sezer karşı oy yazısında, DKP programında açık aykırılık olmadığını, savunulan görüşlerin eyleme dönüşmediğini, bu nedenle varsayımlar üzerine partinin kapatılmasının da hukuka uymadığını savundu.
İKİ ÖNEMLİ İÇTİHAT
Yüksek Mahkeme, DKP programında yer alan "ademi merkeziyetçi öneriler" nedeniyle kapatma istemini de uygun bulmadı ve "merkezi idareye ait bazı yetkilerin yerel idarelere devredilmesinin, kamu hizmetinin daha etkin yürütülebilmesi" amacı taşıdığı sonucuna vardı. Mahkeme, "din işleri, ibadet yerleri ve din adamlarına ilişkin işlerin cemaatlere devri" isteğinin de kapatma nedeni olmasına karşı çıktı ve Diyanet'in görev ve yetkilerinin yasa koyucunun takdirinde olduğu gerekçesiyle Diyanet'te revizyona ışık yaktı.
|