
'Çağdışı' sözüne cevap: Masa başı entelektüeli
Ecevit, köykentler nedeniyle kendisine "Çağdışı" diyen ANAP'lı Mumcu'ya yanıt verdi: Atatürk toprak ağaları engelini aşamadı, ama biz masa başı entelektüellerini aşıyoruz
Başbakan Bülent Ecevit, "Kalkınma köylerden başlar" sözü nedeniyle kendisini "çağdışı" olmakla suçlayan ANAP'lı Erkan Mumcu'ya dün yanıt verdi. Atatürk'ün "Köylü milletin efendisidir" sözünü hatırlatan Ecevit, geçmişte Atatürk'ün önüne çıkan toprak ağalarının aşılamadığını, ancak bugün "masa başı entelektüelleri" engelinin aşıldığını söyledi.
Ecevit, dün partisinin Meclis Grubu'nda yaptığı konuşmayı, ANAP'lı Mumcu'nun sert eleştirilerine hedef olan Köykent projesine ayırdı. Sözlerine "Atatürk'ün bir sözüyle başlamak istiyorum: Köylü milletin efendisi olmalıdır. Bu sözü hemen herkes bilir ama, esin kaynağını bilenler çok azdır sanırım" diyerek başlayan Ecevit, şöyle devam etti: "Türkiye'de Atatürk'ü anlamadan Atatürkçü olan pek çok kimse vardır. Onlar Atatürk'ün bu sözünü sanırım ciddiye almamışlardır. Atatürk bu sözünün gereğini yerine getirmek için elinden geleni yapmış, toprak reformu ve köy kooperatifçiliği üzerinde durmuştur. Maalesef ömrü yetmemiş, toprak ağası engeli aşılamamıştır."
AĞA, GERİLLA VE BURJUVALAR
Atatürk'ün tüm çabalarına rağmen toprak ağaları engelinin aşılamadığını vurgulayan Ecevit, 1940'lı yıllarda da köy enstitülerine tepkiler olduğunu hatırlatarak, "Amaç, köylü gençlerin öncülüğünde köylüyü kalkındırmaktı. Ancak bir yandan toprak ağaları, bir yandan da kent burjuvaları amansız bir savaş açarak bu projeyi engelledi" dedi.
Başbakan Bülent Ecevit, kendisinin hazırladığı köy-kent projesiyle ilgili olarak da, Ordu-Mesudiye'de dokuz köy birleştirilerek oluşturulan köy-kenti anlattı ve sözlerini şöyle sürdürdü: "Mesudiye'de gerçek anlamda bir köy-kent kuruldu. Bunu içine sindiremeyenler var. Çünkü köylüye karşı daima birtakım engeller çıkmıştır. Toprak ağaları onu sömürmek için, şehirlerde gerilla heveslileri, varoşlarda köy çocuklarını istismar etmek için engellemeler çıkardılar. Şimdi bazı masa başı entelektüelleri, masa başı köşe yazarları, birtakım itirazlar ileri sürüyorlar. Bu çağda köy-kent olur mu; Çağımız bilgi çağıdır, internet çağıdır, bunlar olmadan köylü kalkınmaz diyorlar. Kısa bir süre içinde bütün bu söyledikleri köy-kentlerde gerçekleşti. Köy-kentte internet bağlantısının bulunduğu bir okul hizmete girdi. Futbol, basketbol, voleybol kulübü kuruldu. Kısacası arkadaşlarım, bu uzun uğraşlardan sonra nihayet bu engelleri aşma yoluna girdik. Atatürk'ün sözünün gereğini gerçekleştireceğiz: köylü milletin efendisi olacak."
Atatürk'ün sözünün öyküsü
Ecevit, Atatürk'ün köylüye verdiği önemi gösteren "Köylü milletin efendisidir" sözünün öyküsünü şöyle anlattı: Atatürk, gençliğinde ataşe-militer olarak bulunduğu Sofya'da ekabirlerin gittiği kahvehanede kahvesini içerken, yanındaki masaya bir Bulgar köylüsü gelip oturdu. Bulgar köylü kahve istedi ama bir türlü gelmedi.. Garsonu çağırıp "Niye kahvemi getirmiyorsun?" diye sordu. Oranın sahibi "Kusura bakma, buraya gelenlerin ne kadar ekabir olduğunu görüyorsunuz. Size kahve veremeyiz" dedi. Bulgar köylüsü dedi ki, "Ben bu toprakları savaşta kılıcımla ve silahımla, barışta sabanımla korurum. Benden bir kahveyi esirgeyemezsin" Bunun üzerine, çok mahçup oldu kahvenin sahibi ve köylüye ikramda bulundu. Cumhuriyet kurulduktan sonra Atatük, Çankaya'da arkadaşlarıyla sohbeti sırasında bu olayı anlattı. Bu olaydan çok etkilendiğini belirtti ve dedi ki, "Ben Türk köylüsünü milletin efendisi olarak görmek istiyorum."
|