kapat
23.11.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 RAMAZAN
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 HYDEPARK
 ANKETLER
 SİNEMA
 SANAT
 KİTAP
 MÜZİK
 TARİH
 GURME
 GEZİ
 OTOMOBİL
 YAT&TEKNE
 HIGH-TECH
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 CANLI
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Saracak kefen bile bulunamadı

Nihayet Medine'ye dönerlerken Peygamber (a.s.) oradakilere İslâm'i öğretmesi için Mus'ab bin Umeyr'i de onlara gönderdi.
Böylece Medine halkının ilk davetçisi olmuştu Mus'ab bin Umeyr. Ömrü boyunca İslâm dinine hizmet etti. Müslüman olana kadar Mekke'de kendinden şık giyinen başka bir kimse yoktu. Ailesi çok zengindi. Fakat Müslüman olunca ailesi onu evlatlıktan reddederek işkence yapmaya başlamışlardı. Nihayet uzun süre Mekke'den ayrılmak zorunda kalmıştı. Geri döndüğünde ise üstündeki yırtık pırtık elbiselerden dolayı kimse tanıyamamıştı onu. İslâm uğruna her fedakârlığa katladı. Ve şehit olduğu zaman dahi üzerini örtecek bir örtü bulunamamıştı. Kafasını örtünce ayaklarını, ayaklarını örtünce de kafasını açıkta bırakan bir bezle toprağa verilmiş, ve bu durumu herkesi ağlatmıştı. Yüce Peygamber de dayanamamış ve onun cenazesi başında şöyle demişti:

- Ey Mus'ab” Mekke'de senden güzel giyineni YOKTU. Ama şimdi seni örtecek bir şey dahi bulamıyoruz.

Ve yanındaki mücâhidlere dönerek devam etmişti:

- Allah'a (c.c.) yemin ederim ki bunlar gerçek şehitlerdir.

***

Bir sene daha geçti. Hac günleri yaklaşırken Medine'den 72 kişilik bir grup, Peygamber ile buluşmayı kararlaştırdılar. İslâm Peygamberi'ni Medine'ye davet etmek istiyorlardı.

Mus'ab bin Umeyr, Peygamber'le görüşerek buluşma yerini ve gününü Medineniler'e haber verdi.

Buluşma gecesi önlerinde Ebâ Eyyõb el-Ensâr” olduğu halde 72 kişilik grup "Akabe" denilen yere gelerek beklemeye başladılar: Aralarında iki de kadın vardı. Gece yarısından sonra Peygamber geldi. Ona selâm verdikten sonra Abbas adında bir kişi kalabalığa dönerek konuşmaya başladı:

- Ey Hazrec oğulları! Şüphesiz bildiğiniz gibi Muhammed bizdendir. Biz onu kendi kavmimiz içinde bugüne kadar muhafaza ettik. Onun kendi kavmi içerisinde yüksek bir yeri vardır. Malı, mülkü ve akrabaları vardır. Fakat o hepsinden vazgeçip sizin aranıza gelmek istedi. Onu davet ettiğiniz gibi, yanınıza geldiğinde de muhafaza edecekseniz ve bunun için söz verirseniz, davetiniz kabul edilmiş olarak gidin... Yoksa onu size geldikten sonra yalnız bırakıp düşmana teslim edecekseniz şimdiden bırakın.

Bir İslam mücahidinin hayatı: EBA EYYóB EL ENSARİ - 8



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
HAFTANIN SOYLEŞİSİ
Nuriye Akman'ın bu haftaki söyleşisi için tıklayınız

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır