İpleri bırakınca
Beşiktaş, Türkiye'nin en iyi kontratak yapan, en çabuk atağa çıkan takımı. Bu özelliğini Antalya maçında bir kez daha en iyi şekilde ortaya koydu. Beşiktaş'ın Nihat, Serkan, Bayram gibi çok süratli, bire-birde çok etkili, rahat adam geçebilen oyuncuları var. Siyah-beyazlılar, üzerine gelen rakibin bıraktığı boş alanları çabuk çıktığı zaman, çok etkili bir şekilde kullanıyor.
Dün gece, özellikle ikinci yarının başında gol bulmak için üzerlerine gelen Antalyaspor'u 10 dakika gibi bir süre içinde sürklase ettiler.
Farkı çok rahat buldular
Tüm bunlarla birlikte Stavrum gibi gol yüzdesi çok yüksek, pozisyona girdiği zaman değerlendirme şansı fazla bir oyuncu olunca, Beşiktaş bu skoru çok rahatlıkla yakalayabildi. Elbette bazı gollerde Antalyaspor defansının şahsi hataları da vardı. Ama yapılan hatayı, golle kendi hanene çevirebilmek de ayrı bir başarı. Zaten sezon başından beri Beşiktaş'ın ofans bölgesinde hataları çok fazla değildi. Beşiktaş bu maçta da yine goller attı. Bu gollerde Sertan'ın, Nihat'ın ve Stavrum'un becerilerini alkışlamak gerekir.
Fakat Beşiktaş'ın problemleri genelde orta alan, defans ve kalede yaşanıyor. İlk yarıda yenilen gole yine defansta yapılan bir kademe hatası sebep olduysa da bu, sonuç üzerinde çok fazla etkili olmadı. Bu hatalar da maç içinde bir daha tekrarlanmadı. İkinci yarının başında yapılan değişikliklerin de bunda elbette katkısı var.
Bırak artık şu Baya'yı
Baya, geldiği günden beri isteneni bir türlü veremiyor. Daum'un bu oyuncu üzerinde daha fazla ısrar etmemesinde yarar var. O bölgede ondan daha iyi işler yapabilecek Tümer gibi daha kaliteli bir oyuncusu var. Kaleci Myhre, şans bulduğu ilk maçta oyunun başında bir gol yedi.
Fakat bu oyuncu hakkında karar verebilmek için henüz erken. Umuyoruz ki, onunla Fevzi arasında oluşan rekabet Beşiktaş'ın kalesindeki problemlerin çözümünde yararlı olabilir. Sonuç olarak, Beşiktaş hakimi olduğu, daha iyi olduğu bir maçı kendine yakışır bir şekilde bitirdi.