Meclis tutanakları
Perşembe gecesi Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk'le konuşuyorduk... "Bugün Meclis'te kulağınız çok çınlatıldı" dedi.
Dün "Perşembe'nin TBMM tutanaklarına" baktık. Gerçekten de "yedi kez" adımızdan bahsedilmiş.
"Konu" ise...
"Medeni Kanun" ile ilgili yazılarımız. Ve bir de "bürokrasiye yönelik" eleştirilerimiz.
***
Medeni Kanun değişikliği konusunda "birkaç yazı" yazdık. Adalet Bakanı'nın "Hukuk Fakültesi'nden hocası olan Prof. Dr. Tuğrul Ansay'ın" bazı eleştiri ve önerilerine de yer verdik. Ayrıca "kadının statüsü" üzerinde durduk.
Trabzon Milletvekili Orhan Bıçakçıoğlu bu yazılanlardan "bazı bölümleri" TBMM kürsüsüne taşımış.
***
Adalet Bakanı'na "nasıl gidiyor" diye sorduk. Anlattı:
- Altı partili bir Meclis... Üç ortaklı bir koalisyon... Ama yine de iyi destek görüyorum... Medeni Kanun değişikliği çok önemli... Kadının statüsü yönünden ise, daha da önemli.
***
"Çevremizde" olup bitenlere...
"Afganistan'da yaşananlara" bakınca...
"Atatürk'ün büyüklüğü" daha da belirginleşiyor. Onun "kadına... Kadın haklarına... Kadının statüsüne verdiği önem" daha da anlam kazanıyor.
Biz "bunları" söyleyince...
Prof. Türk "doğru" dedi.
Ve ekledi:
- Biz de bugün büyük Atatürk'ün eserini, bugünün şartlarına çekmeye ve en iyi yere getirmeye çalışıyoruz.
***
Atatürk, kadına "seçme ve seçilme hakkını" verdiğinde... 1935'te, Meclis'e "18 kadın milletvekili" girdiğinde...
Bazı Batı ülkeleri "Türkiye'nin gerisindeydi." Ama daha sonra "biz geri geri gittik."
Bugün, Almanya parlamentosunun "yüzde 30'u kadın."
Bu bakımdan...
Prof. Dr. Hikmet Sami Türk'ün "Atatürk"ün emanetini bugün en iyi yere çekme... Kadının statüsünü yükseltme" konusundaki gayreti övgüye değer.
***
Dönelim yine Trabzon Milletvekili Orhan Bıçakçıoğlu'nun konuşmasına... Bıçakçıoğlu, konuşmasının bir yerinde, "aynen" şöyle diyor:
- Sayın Donat mutlaka benim bu konuşmamı dinleyecektir... Siz yıllardır Türkiye'nin bürokratik devlet yapısından yakınan yazılar yazdınız... Hatta, son zamanlarda, Romanya'daki teşvikleri örnek göstererek, Türkiye'deki yatırımcıların Romanya'ya kaçtığından bahsettiniz.
Doğru... Çok yazdık.
Çok şikâyet ettik.
Sonuç aldığımız ise söylenemez.
Ama... Bizler "yazmaya" devam ettikçe...
Bıçakçıoğlu ve diğer siyasetçiler "aynı işin üstüne gittikçe.."
Dileriz "değişime direnen yapı... Köhne bürokratik sistem" yıkılır.
***
Sahi...
Bürokrasinin "şiirlere bile" konu olduğunu bilir miydiniz?
Özdemir Asaf'ın "Çiçekleri Yemeyin" adlı kitabında "Bürokrasi" başlıklı bir şiiri vardır. (Bilgi Yayınevi - 1975 - Sayfa 146)
"Başta, Trabzon Milletvekili Orhan Bıçakçıoğlu olmak üzere" bu şiiri herkesin bilgisine sunmak isteriz.
KİM NE DERSE DESİN FREN BÜROKRASİDİR,
CÜCELERLE KOL KOLA GİREN BÜROKRASİDİR,
BİLENLER BİLMEYENE ANLATMALI BU YOLDA,
BENCE EN YAVAŞ GİDEN TREN BÜROKRASİDİR.
|