Hangi Kıbrıs!
Mehmet Ali Birand'ın Kıbrıslı üniversite öğrencileri ile Kıbrıs'ta düzenlediği toplantıyı CNNTürk'ten izledikçe hayret ettim... "Mehmetçik'in kan dökerek kurtardığı, Türkiye'nin 26 yıldır milyarlarca dolar akıttığı Kıbrıs ve Kıbrıslı bu mu?" dedim?
Çünkü Kıbrıslı gençler Türkiye'den "T.C." diye söz ediyorlardı... Dikkat edin; bizlerin "Yavru vatan" diye yere göğe koyamadığımız Kıbrıs'ın gençleri "Anavatan" sözcüğünü çoktan silip atmış; bölücü ağzı ile "T.C." diyorlardı... Sözleriyle, tavırlarlarıyla Türkiye'yi istemediklerini belli ediyorlardı...
Sanki "İşgalci" bile diyeceklerdi ama çekiniyorlardı...
***
Oysa Türkiye Kıbrıs Türkü'nün egemenliğinden taviz vermeye yanaşmadığı için Batı'dan ambargo yedi... Yıllarca bunun sıkıntısını çekti ama direndi...
Avrupa ile masaya her oturduğunda önüne konulan Kıbrıs şartını eliyle itti... Bu yüzden Avrupa Birliği'ne bir türlü kabul edilmedi... Bunun faturasını üstlendi...
Kendi ekonomik sıkıntılarını yok sayıp Kuzey Kıbrıs'a her yıl milyonlarca dolar gönderdi... Bu yardımlar sayesinde 30 yaşında Kıbrıslılar vali maaşı ile emekli olup keyif sürdü...
Yazıklar olsun!
Bu milletin akıttığı kanı, yıllardır yaptığı yardımı, koruyup kollamasını yok sayan nankör zihniyet yerin dibine batsın!
Kriz yok, çünkü...
Prof. Dr. Celal Ertuğ'a göre Türkiye'de kriz falan yok... Krizi medya körüklüyor... Ve kaldı ki; kayıtdışı para sistemi çeviriyor... Bir dönem Sağlık Bakanlığı yapan, Yeşiller Partisi'nin kurucusu olan Ertuğ kriz olmadığını şu 3 tespitiyle belirtiyor:
* Ana arterlerden 1 dakikada 50-55 araç geçiyor... Bu sayı 5 yıl önce de aynıydı. Bu arabalarda genelde bir kişi bulunuyor... Medyanın "Araçlar kullanılmıyor, yakıt kullanımı azaldı" yaygarası yalan..
* 30 yaşın üstündeki insanlarımızın büyük kısmı normal kilosundan fazla... Yani medyanın "Açlık" iddiası da yalan...
* Marketlerde ve pazarlardaki gerçek tüketim değişmedi... Sadece "Marka giyme" şeklindeki savurganlık bırakıldı...
Ne dersiniz; Celal Hoca sizce doğruları mı söylüyor?
Tekelciler'in gaspı!
Depremzedeler için Sarıyer Çayırbaşı'na 54 dairelik 4 blok inşa ediliyor... Amaç, evini kaybetmiş 54 aileyi birer sıcak yuvaya kavuşturmak... Yani amaç alkış tutulacak... Ama sonuç yuhalanacak cinsten!
Neden mi? 54 dairenin sadece 1'inde depremzede aile oturuyor... Geri kalanlarında ise Tekel Genel Müdürlüğü'nün üst düzey bürokratları... Beyzadeler bu binaları lojman olarak kullanıyor... Bu dairelerde oturması gereken depremzede aileler ise sağda solda çile dolduruyor...
Hadi diyelim ki; bal tutan parmağını yalar... Ama deprem konutlarının Tekel ile bir ilgisi olmadığı için olay "Bal tutan parmağını yalar" deyişine de uymuyor... Daha çok "Balı peteği ile ayılar çalar" lafına cuk oturuyor...
Soruyorum; Tekel Genel Müdürü bu kanunsuzluğu ve en önemlisi vicdansızlığı neden durdurmuyor... Yoksa kendileri de mi bu konutların birinde oturuyor?
Dikkat edin, dolarzede olmayın!
Ankara, yurtdışına çıkacaklardan 50 dolar haraç almaktan vazgeçmemekle kalmadı, vatandaşının kazıklanmasına da göz yummaya başladı...
Nasıl mı?
Yurtdışına uçmak için Atatürk Havalimanı Dış Hatlar'a geldiniz... Ama önce 50 dolar tutarındaki haraç gibi harcı yatırmak zorundasınız... 50 doları çıkarıp uzatıyorsunuz... Görevli "Döviz alamayız... Yanda bozdurun" diyor...
Size gösterdiği döviz bürosuna girip 50 doları bozduruyorsunuz ve elinize tutuşturulan Türk Lirası'nı tekrar gişenin önüne gelip görevliye uzatıyorsunuz...
"5 milyon lira daha vereceksiniz" diyor? Sebep?
"Döviz bürosu düşük kurdan bozuyor!"
Tamam da vatandaşın ne suçu var? Döviz bürosunu harç yatırma gişesinin yanına kurduruyorsunuz.. Elinde dolar olanı o büroya yolluyorsunuz... Sonra da kalkıp fark istiyorsunuz?
Bence Havalimanı'ndan sorumlu Vali Yardımcısı olan dostum Saim Eskioğlu bu meseleye el atmalı... Ya döviz bürosunu harç yatırma gişesinin yanından kaldırmalı, ya da döviz bozduracakların uyarılmasını sağlamalı...
Unutmayın; yarın komşular günü... Yarın akşam iftardan sonra karşı dairenizdeki veya üst katınızdaki komşunuza kahveye gitmeye ne dersiniz? Ama gündüz önce çocuğunuzla kapısını çaldırıp "Eğer bir maniniz yoksa" diye sorma şartıyla.
Evlilik hali!
6'ncı hafta: Sevgilim! Ayşe telefonda..
6'ncı ay: Seni arıyorlar.
6'ncı yıl: Telefoooon!
Hay ağzını öpeyim
Soğan sarmısak yiyen camiye gelmesin... Çünkü teravih namazına katılanların temiz kokması gerekir... Camiye gelen İslam'ın nezaket ve temizlik kurallarına uymak durumundadır...
(Denizli Müftüsü Halil Elitok)
Fıkra
İngilizce
Temel, kafasına takılan bir konuyu arkadaşına anlatıyormuş:
- Yahu İdris, şu İngilizleri hiç anlamayrum.
- Ula neyini anlamaysun da?
- "Come" yaziyler, "kam" diye okiyler...
- Eee?...
- Peçi bunun "gel" demek olduğuni nerden anliyler?
Serbest kürsü
Arap boruları
İSKİ, Kadıköy Çiftehavuzlar Yeşilbahar Sokak'ta su borusu döşüyor. Boruların üzerinde "Made in Saudi Arabia" yazısını görünce sokağın halinden çok bu duruma üzüldüm.
Özlem Özdemir
DOĞRU SÖZ
Gülmesini bilmeyen dükkan açmamalıdır
|