kapat
17.11.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 HYDEPARK
 ANKETLER
 SİNEMA
 SANAT
 KİTAP
 MÜZİK
 TARİH
 GURME
 GEZİ
 OTOMOBİL
 YAT&TEKNE
 HIGH-TECH
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 CANLI
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 

Dünyada düşer, bizde düşmez

Uluslararası piyasalarda petrol fiyatları Eylül ayı ortasından beri yüzde 44 gibi inanılmaz bir oranda düşüş kaydetti.
11 Eylül saldırılarının ardından 30 doların üzerine fırlayan petrolün varil fiyatı, şimdi 17.30 dolar. OPEC'in fiyatı 25 dolar seviyesine yükseltmek için arz kısıntısı yapma kararına, örgüt dışındaki en büyük ihracatçı Rusya'dan 'olmaz' cevabı gelince, petrol fiyatı iki yıl öncesi sevesine indi. İç piyasadaki pompa fiyatlarında ise değişiklik yok.

Üstelik Eylül ortasında 1 milyon 500 bin lira sınırında olan doların aşağı yukarı yine aynı seviyede olmasına rağmen... Çünkü devlet petrol fiyatlarındaki düşüşü fırsat bilip vergi oranını artırıp, bütçedeki açığa yama yapıyor. Rafineri çıkış fiyatı ile pompa fiyatı arasında bir uçurum var. Satın aldığımız her damla benzinin yaklaşık yüzde 70'ini vergiler oluşturuyor.

DEVLET HAKKI
Devletin rafineri çıkış fiyatının yüzde 300'üne kadar Akaryakıt Tüketim Vergisi'ni artırma hakkı bulunuyor. Eğer satın alınan petrolün fiyatı inerse, ATV oranı artırılıyor. Böylece iç piyasadaki fiyat sabit tutuluyor. Vergi gelirleri artırılıyor. Eğer vergi oranı limitine gelmiş ve fiyat daha da düşmüşse, bu durumda çaresiz benzin fiyatı indiriliyor. Şu anda da durum farklı değil...



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
  Kasko sigortanıza en uygun  
 rakamı ödediğinizden emin  misiniz?
Evet
Hayır
Bilmiyorum
Kaskom yok
Arabam yok
   
HAFTANIN SOYLEŞİSİ
Nuriye Akman'ın bu haftaki söyleşisi için tıklayınız

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır