kapat
28.08.2001
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Editör
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

www.limasollu.com
Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
LEYLA UMAR(lumar@sabah.com.tr )

Bodrum'a beklerken 'ölüm haberi' geldi

Daha birkaç gün önce karşılaştığım Üzeyir Garih'in bıkmadan usanmadan hatırını her sorana "Ben her zaman iyiyim" ezeli yanıtı kulaklarımda yankılanıyor. "Dünya batarken de 'Ben her zaman iyiyim' mi diyeceksin?" diye çıkıştım son görüşmemizde. Cebinden çıkardığı minik naylon torbadan bir nazarlık boncuğunu çantamın içine attı: "Bunu sakla, sana uğur getirir" dedi.

Dün Lili Garih'le acısını paylaşmaya çalışırken eşinin verdiği nazarlığı ona vermek istedim. "Kat'iyen olmaz. O sana uğur getirir; sakla" dedi.

KENDİNE GÖRE BENİ DE SEVERDİ
Lili Garih iyi kalpli, her dostuna istenmediği zaman bile sevgiyle elini uzatan, daima gülen, çocukları, torunlarına sınırsız sevgi ve vaktini veren bir insandır.

Her zamanki nezaketi içinde gelenlere tek tek teşekkür ediyor, başının şiddetle ağrımasına rağmen gülümsemeye çalışıyor; bir taraftan da acısını dile getiriyordu: "47 yıldır evliydik... O her zaman işini deli gibi sevdi ama beni de kendine göre sevdiğini biliyorum. Bugün kalp krizinden öldüğü haberi gelseydi yine kahrolurdum. Ama kocamı parçaladılar. Kimbilir her bıçak darbesinde ne acı çekti. İşte bu benim alışabileceğim bir ölüm değil."

Aynı sözleri biraz önce Üzeyir Garih'in bürosunda kızı Dalya'dan da duymuştum. Başını oturduğu koltuktan yere kadar uzatan Dalya hıçkırıklarla "Babama bunu nasıl, niçin, kim yaptı; anlamıyorum..." derken Cem Boyner düşmemesi için onu tutuyordu. Yakın dostları Ali Üstay ağlıyor; Üzeyir Garih'in bitkiler ve fotoğraflarıyla çevrili mütevazı odasında herkes Dalya'nın içler acısı durumu karşısında ne yapacağını bilemiyordu.

Bu acıyı kırk yıl önce normal kalp krizinden kaybettiğim babam için duymuştum. Halâ vücudumu ikiye bölen o şiddetli acıyı sık sık hissederim. Dalya'nın, ömrünün sonuna kadar bu acıyı, belki şekil değiştirerek, hissedeceğini biliyorum. Babasının bürosundan kalkıp annesinin evine geldiği zaman onu bekleyen okul arkadaşı Berna Yılmaz saatlerce teselli etmeye çalıştı ama yalnız kalınca neler hissedeceğini tahmin etmek zor değil.

İKİ GÜN İÇİN GELİYORUM
Askerden bir hafta izin alarak İsrail'den gelen torununa sarılıp sarılıp ağlayan Lili Garih, "Biliyor musun" dedi, "Üzeyir kaç senedir Bodrum'daki evime tek bir kere gelmedi. Hergün saatte bir telefonda konuşurduk. Ona geçen gün gelmediği için kırıldığımı söyledim. Söz verdi; 3 günlük Rusya gezisinden sonra Bodrum'a gelecekti. Ama onu beklerken ölüm haberini aldım. Her bıçak darbesinde ne kadar acı çektiğini düşündükçe çıldıracağım."

Lili Garih'i teselli etmek için uğraşırken yanına sessizce bir bey oturdu. Lili ona sarıldı; "Biliyorum, sizin yanınızda acımdan bahsetmek belki ayıp ama ateş düştüğü yeri yakıyor." Sonra bana döndü: "Amiral Özbek Gürgün 2 yıl önceki Gölcük depreminde 17 yaşındaki kızı ile 40 yaşındaki eşini kaybetti" dedi.

Her zamanki gibi misafirlere ikramda bulunulması için gözlerinden hiç yaş eksilmeyen gelini Roksi'ye ikram talimatları veriyordu.

Tüm komşular ve dostlar geleneklerimize uygun olarak masaları her türlü yiyecek içecekle donatmışlardı.

Kocasının kötü yazgısının asıl nedeninin açıklanmadığını televizyondan izledikçe "Yarabbi, bu canileri kim, ne zaman bulacak? Niçin, niçin onu böyle; hakketmediği şekilde öldürdüler?" diye ağlıyordu.

Sabah 8.30'da başlayan taziye ziyaretlerinden yorulduğu belli olan Lili'yi komşuları zorla yatak odasına çıkardılar. Onu asıl bugün daha zor saatler bekliyor. Tanrı ona ve çocuklarına güç versin.

www.superbahis.com


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır