kapat
28.08.2001
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Editör
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner
Dünyadan
Spor

www.limasollu.com
Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
ZÜLFÜ LİVANELİ(livaneli@sabah.com.tr )

Onlar ve biz

Öyle çok gerilere gitmeye ve firaklı tarih tezlerine sarılmaya gerek yok.

70'lerin başını düşünün.

Türk Lirası Yunan Drahmisi'nden çok daha değerliydi.

İspanya ile eşit ekonomik göstergelere sahiptik. Portekiz ise çok gerimizden geliyordu.

Bu ülkeler, 70'lerin değerli yıllarını demokrasiye geçme çabalarına ayırdı.

Biz ise sol-sağ kavgasının kan banyolarına sürüklendik.

Onlar, hukuki üst yapılarını güçlendirmekle uğraştılar.

Biz Süleyman Demirel - Bülent Ecevit ölümcül kavgalarını izlemekle vakit kaybettik.

Onlar, Avrupa demokrasisine uygun bir kültür reformuna kafa yordular.

Biz ise bilmem hangi mahalle, bilmem hangi gruba mezar olacak sloganlarına sarıldık.

Onlar yasalarını, yabancı sermaye çekecek biçimde değiştirdiler.

Biz Sünni - Alevi gerginliğini kaşıyarak, katliamlar düzenledik.

Onlar liberal ekonomiye geçerken, üst yapı reformlarını da hazırladılar.

Biz şeriatçı - laik kavgalarından nefes alamaz hale geldik.

Onlar "çok kültürlü" bir toplum oluşmasının yollarını açtılar.

Biz Kürtçeyi yasakladık, 30 bin insanımızı "düşük yoğunluklu çatışma"da kaybettik.

Onlar kentlerini daha bakımlı, daha çağdaş ve daha uygar kıldılar.

Biz iç göçü körükleyerek büyük kentlerimizi yaşanmaz cehennemlere çevirdik.

Onlar kaynaklarını, uluslarının refahı için harcadılar.

Biz yüz milyarlarca doları savaşa ayırdık.

Onlar dışarıdan aldıkları borçları ülkelerinin kalkınması için kullandılar.

Biz otoyolları dünya ülkelerinin yüzde 40 daha fazlasına malederek, enerji santrallerine fahiş ücretler ödeyerek, partizan devlet ihaleleri yaparak yüz milyarlarca dolarlık bir yolsuzluk ekonomisine battık.

Bütün bunlara rağmen 1970'lerde Yunanistan'la birlikte Avrupa'ya girme şansı tanındı.

Ve bunu da zamanın başbakanı, dünya durdukça durası liderimiz Bülent Ecevit'in eliyle reddettik.

Sonuçta onlar Avrupalı oldu; biz hiçbiryerli!

Voltaire "Cehenneme giden yollar iyi niyet taşlarıyla döşelidir!" der.

Bizi bu cehenneme getiren otobüsün şoförlüğünü de, iyi niyetli politikacılarımız yaptı.

Ya bir de kötü niyetli olsalardı; kimbilir başımıza neler gelirdi.

***
70'ler, 80'ler, 90'lar denilen çok değerli yılları iç hesaplaşmalarla, kavgalarla, cinayetlerle, hırsızlıklarla, fanatik parti kapışmalarıyla, ideolojik önyargılarla ziyan ettik.

Acaba ders aldık mı?

Yoksa otuz yıl sonra benim yerimde yazacak olan bir arkadaş "2000'li, 2010'lu yılları da heba etmiş bu sersemler!" mi diyecek?

Bu sorunun cevabını doğru olarak verebilmek için halkın bilinçlenme düzeyini ölçmek gerekiyor.

Ne kadar akıllandık, ne kadar "duyarlı yurttaş" olabildik, ne kadar ders aldık bilemiyorum.

Siz ne dersiniz?

www.superbahis.com


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır