kapat
21.05.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

ciceknet

Dünyadan
Spor

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Nokia
 

Ferdi Baba, Bach çalacak


Arabeskçi Ferdi Tayfur her gün saatlerce klasik gitar çalıyor. Kendini 'süper' hissettiği gün bir Bach yorumuyla sahnede olacak. Ve o gün, kendisine burun kıvıran entellerden intikamını alacak. "Bunu yaptığımda çok şaşıracaklar, belki de asarlar beni" diyor
Arabeskin babası, 40 yılın Ferdi Tayfur'unu piyano başında ya da klasik gitar çalarken düşünebiliyor musunuz? Ben de düşünemezdim... Öyle bir gitar çaldı ki şaşırdım. Üstelik, "Ferdi Tayfur size bir gösteri yaptı ama parmaklarını açmadan bir gösteri yaptı. Asıl olay Ferdi Tayfur parmaklarını açtığı zaman olur" diyerek iddiasını da konuşturdu.

10 yıl önce almış klasik gitarı eline. Son dört yıldır iyi çaldığını söylüyor. Günde 14 saat çalıştığı oluyormuş. Omuzu bile kireçlenmiş bu yüzden... Belki bir gün, sanatın sonsuzluğunu göstermek adına elinde gitarıyla ya da piyano başında bir resital verebilir. Ama bazı kesimlerin 'arabeskçi kimliğine' nasıl burun kıvırdıklarını çok iyi bildiği için, şaka yollu yorumunu da yapıyor: Johann Sebastian Bach... Carolli, Mozart... 45 dakikalık bir resital olabilir. İnşallah bir gün böyle bir konser vereceğim. Şaşırırlar, olay olur. Belki de beni asarlar...

MALIMI-MÜLKÜMÜ SATTIM
*Ayağınızdan rahatsız olduğunuz günlerde acılar mı daha dayanılmazdı yoksa içinizdeki korku mu?

Yaşadığım duygu ölüm korkusu, sürünmek korkusu, unutulmak korkusu değildi. Ayağımdaki acılar çok kötüydü. Utanmadan bağırdım. Evde bağırdım, Amerika'da sokaklarda çok bağırdım. Sonra kader beni, doktorum Necati Özdemir ile karşılaştırdı. "Senin derdinin dermanı benim, bana gel" dedi. Ayağımın kesileceğini kabullenemedim.

* Bu sizin için dünyanın sonu olmazdı, değil mi?

Tabii ki.. İki gözü, iki bacağı olmayan var. Allah'ın garibanları çok.. İnsan bir şekilde yaşamak durumunda. Üç- dört gün yoğun bakımda yattım.

*Ölümü mü düşündünüz?

Belki de... Avukatıma 'Adaleti elden bırakma' dedim. Çünkü insanların miras kavgası içinde ne hale geldiklerini görüyorum. Bu yüzden bütün malımı mülkümü satmaya karar verdim. Ortada mal olmayınca kavga da olmaz. Çocuklar da 'Bize mal mülk bırakacaksın diye kendi zevklerinden vazgeçme' diyor.

*Onun için mi malı mülkü satıp sinema filmi çekmeye karar verdiniz?

Evet, sinema benim en büyük tutkum. Adana'dan kaçıp buraya gelirken şarkıcı olmak için değil, filmlerde oynamak için gelmiştim. Sonunda da amacıma ulaştım. Adana'da bir dükkan, bir daire, İstanbul'da bir dükkan ve Köyceğiz'de bir dinlenme tesisi sattım.

FİLMİM SES GETİRECEK
*Bu filmi yapmayı niçin bu kadar çok istiyorsunuz?

Çocukluğumdan beri içimde kalan bir şey. 40'tan fazla film çevirdim ama kendi filmimi yapamadım. Şimdi senaryo benim, yönetmen benim, yapımcı benim. 1.5-2 milyon dolarlık bir proje.

*Hikaye nedir?

Anlatamam, çalarlar... Adı Suçlu Melek. Bakın, bir ressama filmin ilk sahnelerini çizdirdim. (Sisler arasında elinde baston, başında fötr şapka, gözünde gözlükleri ile kuralcı çıkar...)

* Kim bu 'Kuralcı'?

Gitar çalan bir adam... Emrah Bilal Habeşi'yi, Serdar Ortaç Cengiz Han'ı, Fatih Kısaparmak Kanuni Sultan Süleyman'ı oynayacak. Filmdeki yaşlı adam için Müjdat Gezen'e teklif götürdüm. Kadın olarak Esra Ceyhan'ı düşünüyorum. 'Suçlu Melek' rolünde ben olacağım. Bu film büyük ses getirecek.

* 'O oturup şarkılarını söylesin. Sinemada ne işi var' diyebilirler... Buna hazır mısınız?

Diyemezler. Kendim için ve halk için yapacağım bu filmi. 40'a yakın filmim var. İnsanlar bilet almak için kuyruklarda beklerdi. İzdihamdan dolayı camların kapıların kırılması Ferdi Tayfur filmlerinde olmuştur.

'Canım istedi, kitap yazmaya başladım'
* Bir de kitap yazıyorsunuz?

Canım istedi yazmaya başladım. Bu bir birikimdir. Eskiden setlere, stüdyolara koştururduk. Zamansızlık problemimiz vardı. Rahatsızlandığım zaman kendi kendime 'Bu hayat böyle gitmez. Kendine zaman ayıracaksın' dedim. Şimdi hayat daha çok benim. Neden? Çünkü sabahları erken kalkıyorum. Benim için hayat uzadı... Mutluluğun sırlarından biri de burada yatıyor.

* Kaleminizin kuvvetli olduğuna inanıyor musunuz?

Kalemin gücünün ne olduğunu bilmiyorum. İçimden geleni ve yaşamış olduğum hayatı yazıyorum.

*Çok okuyor musunuz?

Işıksız bir odada asla yatmam. Elime ne geçerse okurum. Kitap en büyük dosttur, eğlencedir, aydınlıktır. Eğer canım çok sıkılırsa, birini düşünmek istemiyorsam hemen kitap okurum. Okurken o öykünün içinde kendime bir dost bulurum. Ya da bağlama, gitar çalarım...

SEVGİNİN TADINI ÇIKARIYORUM
HAYATIMDA hiçbir şeyi abartmadım. Müzik yaparken de abartmadım. Bugün insanlar çıkıp, 'kasetim 2 milyon sattı' diyorlar. Ben bir 'Emmoğlu' yaptım, ortalık kasıp kavrulmadı mı? 1.5 milyon satmıştır. Bunun için '3.5 milyon sattı' desem herkes de inanır. Gece kulüplerinde bu şarkı ile çilingir sofraları kuruldu. Ben abartamaz mıydım? Hayır. Ben böyle geldim, böyle gideceğim. İnsanlar beni seviyorsa bunun için seviyor. Oscar Wilde ne demiş: Ne kadar çok sevilmek istiyorsan o kadar mütevazı ol...

'SEVGİYE AÇ BÜYÜDÜM'
Sevgiye aç büyüdüğünü anlatıyor Ferdi Tayfur: Hayatım boyunca oyuncak görmedim. Köyden ayrılıp amcamla Adana'ya gittim. Terzinin yanında çalıştım. Üç tekerlekli bir bisiklet vardı. Hayatım boyunca o bisikleti unutmam. Ona sahip olamadım. Çocukluğumu yaşamadım. Karnımızı doyurma telaşındaydık. Şimdi seviliyorum ve bunun tadını çıkarıyorum.

Şengül BALIKSIRTI

 
'Biri Bizi Gözetliyor' yarışma programını hangi yarışmacı kazanacak?

Eray
Melih
Zeki
Berra

 

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır